Orhan Kemal CENGİZ
Başbakan Erdoğan, Ergenekon davasının savcısı olduğunu söyledikten sonra, bugün de Ergenekon davasını açanları suçluyor. Erdoğan ve hükümet bugün yeniden savcılık rolü oynuyor.
Eğer başbakan Erdoğan eski Roma’da yaşıyor olsaydı, muhtemelen alnının ortasında bir “K” harfiyle dolaşıyor olacaktı.
Resmi bir savcılık makamının bulunmadığı Roma’da, dileyen herkes dilediğine karşı suç ithamında bulunabiliyordu. Hatta öyle sadece bulunmakla da kalmayıp mahkemede “iddia makamı” olarak temsil ediliyordu. Fakat, yalan yanlış veya ciddiyetsiz şekilde ithamda bulunmanın çok ağır bir bedeli vardı. Sanık aklandıktan sonra, suçlama getirenin alnına kor haline gelmiş demirle “Kalumnia” kelimesinin ilk harfi olan “K” harfi kazınıyordu. Kalumnia, yanlış suçlama getiren, müfteri anlamına geliyor.
Başbakan Erdoğan, Ergenekon davasının savcısı olduğunu söyledikten sonra, bugün de Ergenekon davasını açanları suçluyor. Ben Ergenekon davasının, özü itibariyle yanlış olmadığını, sonradan belli noktalarda çeşitli sapmalar yaşadığını düşünenlerdenim. Bu sapmaların benim düşünceme göre neler olduğunu bu köşede daha önce çeşitli defalar açıklamaya çalıştım.
Ancak başbakan ve bazı hükümet taraftarları, öyle bir noktaya geldiler ki, onlara göre, öyle sapma falan yoktu, düpedüz bir “kumpas” söz konusuydu, bütün davalar “paralel örgütün” işiydi, tıpkı bakanları ve hükümeti işaret eden yolsuzluk iddialarında olduğu gibi.
Halbuki, Ahmet Şık’ın tutuklanmasının ardından “Kitaplar da bomba kadar etkilidir” diyerek, en kritik “sapma” anlarında davada tutulan yanlış yolu sonuna kadar destekleyen Erdoğan’ın kendisi idi. Eğer hükümet isteseydi, o davalardaki pek çok sapma ve hak ihlalinin önüne kolaylıkla geçilebilirdi. Ama o dönem, bugün bütün davaları uyduruk ilan edenler, yanlışların düzeltilmesine olanak verecek eleştirileri kendi kuru gürültüleriyle boğuveriyorlardı.
Erdoğan ve hükümet bugün yeniden savcılık rolü oynuyor. Hükümet destekçisi medya, polislere yönelik operasyonun, “paralelle” mücadelenin ilk halkası olduğunu söylüyorlar. Arkadan, yargıç ve savcıların, medya mensuplarının da tutuklanacağını yazıyorlar.
Polislere yönelik suçlamaları alt alta dizerken “illegal dinleme” gibi somut suç iddialarından bahsettikleri gibi, “17 ve 24 Aralık darbelerini” hazırlamak gibi hukuken hiç bir anlam ifade etmeyen “suçlamalar” da getiriyorlar.
“Şu gün, şu kadar para, şu kuryeyle, şu bakana gitti” somutluğundaki suçlamalar, nasıl oluyor da, hükümete karşı bir darbe olarak nitelenebiliyor? Herhangi olağan bir mahkemenin “rüşvet ve yolsuzluğu” soruşturmayı, “darbe yapmak” olarak nitelemesi mümkün olabilir mi?
Polislerin gözaltına alınması ve muhtemelen verilecek tutuklama kararları, yolsuzluk soruşturmasındaki sanıkları tahliye eden Sulh Ceza hakimlerinden çıkıyor. Polislerin gözaltına alınması Erdoğan’ın “paralelle mücadelenin Sulh ceza hakimleri” eliyle yürütüleceğini söylemesinin hemen ardından gerçekleşiyor.
Bir kere daha Erdoğan savcı rolüne soyunuyor. Suçluyor. İtham ediyor. Sadece onun ve taraftarlarının hesap vermediği, onların dışında herkesin herşeyle suçlanabileceği bir ülke kuruluyor. Erdoğan, her türlü suçlamayı getirebileceği ama asla “Kalumnia” ilan edilemeyeceği bir ülke yaratmak istiyor. Sonsuz yetkileri olan ama sıfır sorumluluğu olan bir lider olarak çıkıyor karşımıza. Bazıları da buna “Yeni Türkiye” adını veriyor...
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.05.2023
17.04.2023
28.05.2022
13.10.2021
9.09.2021
30.12.2020
23.12.2020
21.12.2020
15.12.2020
3.02.2020