Osman CAN
1923'te Almanya'da Hitler ünlü Birahaneler Darbesi'nin ardından birkaç general, birkaç yüksek yargıç ve bürokrat ile tutuklanmış, ardından Münih Halk Mahkemesi'nde yargılanmaya başlanmıştı.
Bu yargılama Hitler'in şovuna imkan sağlayacak şekilde yürütülmüş, sonuçta Hitler'in Festungshaft denilen yüksek statülü "şerefli" sanıkların tutulduğu bir hapishanede çekmek üzere beş yıl hapis cezasına çarptırılmasıyla sonuçlanmış, dokuz ay sonra da serbest bırakılmıştı. Hitler bu şovun ardından hapishaneden çıkarken bir kahraman olarak karşılanmıştı.
-
Anayasa Mahkemesi'nin Ağustos 2013'te verdiği karar ile tutukluluk süresinin beş yıl ile sınırlandırılması zorunluluğu, nihayet yasal bir temele kavuşturuldu. Bu da yetmedi. Meclis, Cumhuriyetin kuruluşundan beri siyasal muhalifleri sindirme pratiğinin bir uzantısı olan Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri'ni (ÖYM) bütünüyle ortadan kaldırdı. Böylece Türkiye yargı düzeninde "doğal hakim" ilkesine aykırı bir mahkeme türü neredeyse kalmadı diyebiliriz.
Önemli bir saptama da, ÖYM'leri kaldıran ve uzun tutukluluk sorununa çare üreten siyasal irade, bu mahkemelerden ve uzun tutukluluktan en az etkilenen, dolayısıyla çıkarı en az olan irade. Bu iradenin Cumhuriyet tarihinde demokratikleşme ve adil yargılanma konusunda en ileri reformlara imza attığı tartışılmaz.
Toz duman ve gürültüden görülmese de öyle. Tutukluluk meselesini öncelikli siyasal hedefi gören muhalefet ise, bu gelişmeleri borçlu olduğu hükümete karşı kendi tarihinin amansız ve hukuksuz savaşlarından birini açmış durumda.
Üstelik en fazla şikayet ettiği ve tüm olumsuzlukların müsebbibi olarak gördüğü bir derin yapılanma ile ittifak kurmaktan çekinmeden...
Felaketlerden "demokrasi talebi" gibi ders çıkarma kaygısı gözükmüyor, şimdilik.
Diğer bir nokta, kanun ile kaldırılan İstanbul 13. ÖYM'nin kanuna meydan okuyarak parlamento iradesini tanımaması, ayrıca söz konusu yasayı Anayasa Mahkemesi'ne taşıma iradesini ortaya koyması.
Bu mahkemeler ezelden beri var olan kurumlar değil. Kanunla kuruldular, kanunla da kaldırılırlar. ÖYM'leri kaldıran kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte "13. Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi" diye bir mahkeme yok artık. Yoksa o kanun ile ilgili bir yorum ve değerlendirme yapma imkanı yok. Tahliye kararı verme yetkisi de, kanunu Anayasa Mahkemesi'ne taşıma imkanı yok.
Zira Cumhurbaşkanı, Meclis ve ana muhalefet meclis grubu dışında mahkemeler de bir kanunu Anayasa Mahkemesi'ne taşıyabilir. Ancak bunun için görevli ve yetkili bir mahkemenin var olması, elde bir davanın görülüyor olması ve tartışma konusu kanunun o davada uygulanıyor olması gerekir.
Hal böyle olunca böyle bir iddiayı gündeme almak ve tartışmak dahi abes.
Ama yargıda bazı unsurların hangi motiflerle hareket ettiğini göstermesi bakımından oldukça ilginç.
-
En son nokta ise tutukluların tahliyesi meselesinden kahramanlık hikayesi çıkarma çabaları. Bir kere Anayasa Mahkemesi'nin Balyoz ve Ergenekon davaları çerçevesindeki kararlarının hiçbiri davanın esasıyla ilgili değil. Bu kişilerin suçsuzluklarını ve verilen mahkumiyet kararlarının hatalı olduğuna ilişkin hiçbir ifade içermiyor. Meclis'in kabul ettiği ve 6 Mart'ta yürürlüğe giren kanun uyarınca tutukluluğun beş yılla sınırlandırılması ve buna dayalı olarak verilen tahliye kararları da bir "beraat" kararı değildir. Yargılamalar aynen devam ediyor. Tahliye edilenler hakkında mahkumiyet kararı verildiğinde, bunların hapse gireceğinden kuşku bulunmamaktadır.
Meclis çıkardığı kanun ile darbeyi suç olmaktan çıkarmadığı gibi, tahliye kararları da yargılanan kişilerin darbe suçunu işlemedikleri anlamına gelmiyor. Her şeyi yerli yerine oturuyor, yargılamalarda AB ve AİHM standartlarına uygunluk sağlanıyor.
Gürültüye bakıp endişelenmeye lüzum yok.
Yeni hayallerin peşinde tehlikeli kahramanlık hikayeleri üretmeye de...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2021
9.01.2021
20.07.2020
12.07.2020
23.06.2020
20.06.2020
20.06.2020
24.04.2019
18.01.2017
1.02.2015