Osman CAN
Adaletin muhatabı sadece yargı sistemi değildir. Bir bütün olarak devletin adil olması, yurttaşlara adaletli, hakkaniyetli ve eşitçe davranması gerekir. Yani yasama organının kanun çıkarırken adalet ilkesine uygun davranması beklenir. Yürütme organı, kamusal politikalar yürütürken, ülkenin iç ve dış siyasetini belirlerken, kamu hizmetlerini yürütürken ve toplumsal taleplere cevaplar verirken adil davranması zorunlu. Bu yüzden adalet deyince akla sadece yargının, bu bağlamda savcı, hakim ve avukatın gelmesi doğru değil.
Adaletin muhatabı sadece adliye değil, sistemdir. Bu da nasıl bir anayasal düzende yaşadığımızla ilgili...
Anayasal düzen adil değilse, mükemmel bir yargı sisteminin adaleti sağlayabilme şansı yoktur. Bu hem imkânsızdır. Hem de anayasal düzeni adil bir şekilde kurmayan egemenlerden, aslında “mükemmel” bir yargı sistemini kurmalarının beklenmemesi nedeniyle de böyledir. Sistemin adil olması temel esasları itibarıyla “adaletin muhatabı olma” ile çok ilgili değil. Adaletin sağlanmadığı bir siyasal sistemde, sistemin adının ne olduğunun da çok bir önemi yok.
Etiketler gerçekliği ikame edemez. Bazen öyle görmek isteyenler etiketlerde gerçekliği gördüğünü iddia edebilirler.
Bir anayasal düzende hükümet modelinin “meclis hükümeti”, “başkanlık”, “yarı başkanlık” veya “parlamenter” sistem olarak öngörülmüş olmasının da temel adalet idesi bakımından önemi yok.
TÜSİAD Başkan Yardımcısı Ünlütürk’ün aşağıdaki ifadeleri, bu satırları kaleme almama vesile oldu.
“Biz siyasi parti değiliz. İşi yöneten insanlarla öncelikle konuşmalıyız. Onlarla kavga içinde olmak istemeyiz. Israrla ve dikkatli bir üslupla bunları söylüyoruz. Hükümet ise genel olarak farklı bir görüşte değil. Ama dışarıya karşı veya kendi öncelikleri konusunda seslerini fazla çıkaramıyorlar. Biz 2 senedir başkanlık sistemini tartışıyoruz. Onun için kimsenin gözü bu konuları görmüyor. TÜSİAD'ın başkanlık veya parlamenter sistem konusunda bir tercihi yok. Herhangi bir sistem benim haklarımı koruyamıyorsa, adil yargılanamıyorsam o zaman sistemin isminin ne önemi var? Tartışma isim ve kişi üzerinden gidiyor. Yanlış olan bu. Hukuk devleti, demokrasi gibi konular ağırlıklı olduktan sonra sistemin ismi önemli değil.”
Önemli ve dikkate alınması gereken bir yaklaşım. TÜSİAD’ın uzun süredir sistem tartışmalarına dikkat kesildiği biliniyor. Ondan beklenen de bu. İş dünyasından rasyonel beklentilere uygun olarak sistem tercihini ideolojik bir tutum içinde ortaya koyması da çok mümkün değil. İş dünyasının pragmatizmine de uygun olmaz. Sistem tartışmalarının kişiler üzerinden yürütülüyor olmasının yanlışlığı da tartışmasız.
Sistem tercihlerinin gerek pragmatik yaklaşım, gerekse adaletin gerçekleştirilmesi bakımından biri diğerine göre daha avantajlı olabildiklerini söylemek yanlış değil. Ama sistemin demokratik bir şekilde ve adalet talebine uygun olarak kurgulanması durumunda gerçekten de temel sorun ortadan kalkmış olur.
Tersinden düşünelim. Sistem demokratik bir şekilde ve adalet talebine uygun olarak kurgulanmamışsa, yurttaşlar bakımından tehdit olmaktan çıkarılmamışsa, yurttaşların güvenliği eksiksiz ve kararlı bir şekilde korunamıyorsa, kısacası toplumsal varoluş gerekçelerine göre yapılandırılmamışsa, gerçekten adının hiçbir önemi yok. Başkanlık sistemi de olsa, parlamenter sistem de olsa durum değişmez.
Önemli olan adaletin muhatabı olan anayasal düzenin, bu talep doğrultusunda oluşturulması. Bu konuda Türkiye’nin kaybedecek zamanı yok. Bu gerçeği tüm siyasi partilerin dikkate almasında yarar var.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2021
9.01.2021
20.07.2020
12.07.2020
23.06.2020
20.06.2020
20.06.2020
24.04.2019
18.01.2017
1.02.2015