Perihan MAĞDEN
Oya Baydar ve Gülseren Onanç çağrıcı oldular.
Bir grup ”Batılı” kadın kalktık Cizre’ye gittik, 16 Eylül Çarşamba günü.
Hani güzel şehirlerimizde, denize nazır evlerimizde, sürekli sabun operası kahkahaları atarak ve viski içerek, bir elimiz havyarda, bir elimiz pilates topunun üstünde yaşıyoruz ya!
Yahu, bu ülkede kimseye rahat yok, huzur yok.
Her Allahın günü deliklerimizde (malikane ya da hücre fark etmiyor) vidalar gibi sıkıştırılıyoruz.
Ama Doğu’da savaşın, katliamın ortasında olmak apayrı.
Ekranlarımızdan görüntüler, geçi geçiveriyorlar.
Tam birine kahrolur gibi olmamıza kalmıyor, yeni bir havadisle sarsılmamız, daha doğrusu artık
sarsılmamamız, kanıksamamız isteniyor.
Yaratılan, yaratılmaya çalışılan tam da bu: katliam enflasyonu.
Acının kartpostallaşması.
Öyle donuk kareler halinde, ekranlarımızdan salonlarımıza postalanması.
Bizim de ”Aaa, çok oldu bizde bu kartpostallardan. İçimiz karardı. İstemiyoruz artık bunlardan.
Almayalım, çok mersi!” dememiz.
”Hadi, başka şey seyredelim.”
Evet, istenen tam bu!
Ve de ne kadar inkar edersek edelim, bizim de yapmak zorunda kaldığımız, tam da bu.
Hiç kimse, açık bir yara gibi dolaşmak, yaşamak istemez hayatta.
İçimizden biri habire, su satarken öldürülen çocuğu sordu Cizre’de.
Cizreliler, bilmiyorlar.
Ya da bizim sorduklarımız bilmiyorlar.
Ama Ayşe okuduğu hikayeyi anlatıp sorarken gözleri doluydu.
Ben de kötü oldum: bir türlü ulaşamadığımız bir hikaye, tüyden bir bıçağa döndü.
Cizre’de su satarken öldürülmüş bir çocuk.
Cizre’de sokaktan çöp toplayarak satan yaşlı bir amca, öldürüldü.
Cizre’de keskin nişancıların kurşunlarıyla yaralanan kardeşler hastaneye yetiştirilemedi, öldürüldü.
Cizre’de 22 sivil, güvenlik güçlerinin kurşunlarıyla öldürüldü.
Cenazeler günlerce kaldırılamadı.
Hastanelere ulaşılamadı.
Aç ve susuz kalındı.
Cizre’de bunlar yaşandı.
Gidip Cizreliler’e dokunalım, dedik.
Çektiğiniz acılardan hayal meyal haberimiz var. Şimdi yeni acılar yığılmadan, bi elinizi
tutalım, bi harabeye dönen evlerinizi görelim, dedik.
Böyle çıktık yola.
Katliam enflasyonu yaratılarak, insan canının değersizleştirildiği bu ülkede, canlarının nasıl
yandığından haberdar olduğumuzu göstermek istedik.
Cizre’ye tabii girerken durduruluyorsun.
Polis aracı değil, tanklar duruyor girişte. Kimliklerimize bakıyorlar.
Yıllar yıllar önce, Pınar Selek’le yine bir grup kadın gazeteci, Diyarbakır’a gidişimizin hatıraları, hiç yakamdan düşmüyor.
Kocaman bir daire çizip başa döndük.
İnanmak istemiyorum; ama öyle.
Sokakların girişine hendekler kazılmış. Ve de çarşaflar gerilmiş, keskin nişancılar konuşlanıp halka da ateş ettiği için.
Çarşaflar gerilmiş! Nişancılar sokaktakileri görüp de vuramasın diye.
Cudi Taziye Salonundayız.
Apo’nun resmi var girişte. Çenesini eline dayamış gülümsüyor.
Salonun tam karşısında sokağa asılmış kırmızı bezde SARAYIN SAVAŞI DEĞİL, HALKIN DİRENİŞİ KAZANACAK yazıyor.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
5.02.2016
28.06.2016
21.06.2016
14.06.2016
6.02.2016
31.05.2016
24.05.2016
17.05.2016
26.04.2016