Şahin ALPAY
Geçen yazın Gezi Parkı kitle protestolarından, özellikle de 17 Aralık büyük rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasından bu yana yazılarımda neredeyse tamamen iç siyasete kapandığımın farkındayım.
Ne var ki şimdilerde dünyada, hele çevremizde olup bitenler Türkiye’yi çok yakından ilgilendiriyor. Bunların başında, artık iyice bir iç sorun haline gelmiş olan Suriye krizi var.
Hatırlayalım: Üç yıl önce Suriye halkı 1970’ten beri devam eden Esad ailesi diktatörlüğüne karşı barışçı gösterilerle ayaklandı. Beşar Esad gösterileri kanla bastırdı, ama muhalefetin silaha sarılması üzerine birinci yılın sonunda iktidarı kaybetmeye yakınlaştı. Ne var ki Esad, Rusya’nın verdiği silahların, İran’ın ve Lübnan’daki Hizbullah’ın sağladığı savaşçıların desteğiyle ayakta kalmayı başardı. Batı’nın, muhalifleri hemen tamamen yalnız bırakması sonucunda muhalefet saflarında radikal Sünni İslamcılar ağır basmaya başladı. İslamcıların yükselişi içeride ve dışarıda muhalefete verilen desteği zayıflatınca Esad inisiyatifi ele geçirdi.
Ne var ki, Tahran’ın rehinesi durumunda olan Beşar Esad yarın oynayacağı seçim komedisinden (tıpkı Mısır’daki darbeci general Sisi gibi) büyük zaferle çıkıp kendini bir yedi yıl daha başkan ilan etse de sonunda kaybetmeye mahkum. Muhalefet yenilmiş değil, 100 bin militanla savaşmaya devam ediyor. Batı ile İran arasında ikincinin nükleer programı ile ilgili bir uzlaşmaya varılmasının sonucu Tahran’ın Esad’ı yalnız başına bırakması artan bir olasılık.
Bu arada, iktidarda kalma ısrarıyla Esad ülkesini perişan etti. İç savaşta bugüne kadar tahminen 160 bin kişi çatışmalarda, 200 bin kişi de sağlık hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle can verdi. 25 milyonun 10 milyonu evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bunlardan 2,5 milyonu, başta Türkiye, Lübnan ve Ürdün olmak üzere komşu ülkelere sığındı. Ülkenin yeniden inşasının en az 250 milyar dolar gerektireceği tahmin ediliyor. (Financial Times, 1 Haziran)
Türkiye’de AKP hükümeti, diktatörlüğün öteki Arap baharı ülkelerinde olduğu gibi halk ayaklanması karşısında dayanamayacağı; olmazsa başını ABD’nin çektiği bir uluslararası koalisyon tarafından devrileceği hesabını yaptı. Rejimi gayri – meşru ilan edip, vicdanî ve ahlakî bir kararla Suriyeli sığınmacılara kapılarını giderek ardına kadar açtı. Ne var ki iki hesap da yanlış çıkınca radikal İslamcı militanların Türkiye üzerinden Suriye’ye girişine göz yumdu. Sonra kendisi için bir tehdit haline geldiklerini görünce, bunlara kapıları kapattı. Ankara, Suriye’de normalleşme umudunu artık İran’ın Beşar’a desteğini kesmesine bağlamış görünüyor.
Uluslararası Kriz Grubu ICG, yakınlarda “Türkiye’nin Suriye bataklığının artan maliyetleri” başlıklı raporunda (30 Nisan 2014) Suriye’de iç savaşın Türkiye için sonuçlarını mercek altına aldı. Bugüne kadar, resmî rakamlara göre Türkiye’ye 720 bin Suriyeli sığındı. Bunların sadece 220 bini kamplarda barınıyor. 500 bin olarak verilen diğerlerinin sayısının gerçekte iki katı olabileceğinden ve artabileceğinden söz ediliyor. Bugüne kadar Suriye kaynaklı terör eylemleri 75 yurttaşın canını aldı. Suriyeli sığınmacılar için 3 milyar dolara yakın para harcandı. Sığınmacı akını, toplumsal gerilimler doğurmakta. Büyük şehirlerde dilenmek zorunda kalan Suriyelilerin hali içler acısı. ICG, haklı olarak, Ankara’nın Suriyelilere yönelik kapsamlı bir yerleşim stratejisine ihtiyacı olduğunun altını çiziyor. Beşar yarın devrilse de, Suriyelilerin önemli bir kısmının kalıcı olduğu muhakkak. ICG’nin tavsiyelerine kulak vermek lazım.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Fark, karizma olabilir mi?
14.06.2023 - Harikalar diyarında
21.12.2020 - Kaçık Radyo'ya uzun ömürler
6.02.2020 - Kemalizmin amaçlanmayan sonuçları
18.11.2020 - Darbecilikle boğuşurken popülizme yakalanmak
30.09.2020 - Assar Lindbeck ve liberal sosyal demokrasi
24.09.2020 - Yeni dünya görüşüm
20.07.2020 - Kadri bilinmemiş bir şah-eser
8.05.2020 - Trump'ın dünyaya verdiği dersler
29.04.2020 - Ne umduk, ne bulduk
21.04.2020
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Ad Soyad Giriniz...
Its always a relief when someone with obvious exieptrse answers. Thanks!