Şahin ALPAY
Diyarbakır/Amed’de o kadar yoğun temaslarımız oldu ki, iki günün sonunda, bölgeye değil ama Diyarbakır’a ilk kez gelen dostum Seyfettin Gürsel “On yılda öğrenebileceğimi 2 günde öğrendim…” demekten kendini alamadı.
Onda bu izlenimin doğmasının bir nedeni, Türkiye Kürdistan’ında yaşanan rönesans, yeniden doğuş. Bu yeniden doğuşun temelinde, onyıllarca baskı altında tutulan Kürtçe dili ve kültürünün yükselişi var. Öyle ki dostum avukat Muhammed Akar’ın sözleriyle, “Yakın zamana kadar sadece korucu aileleri (aşiret mensuplarını kastediyor) aralarında Kürtçe konuşurlardı. Artık herkes Kürtçe öğreniyor; konuşabilen şimdi yazmasını öğreniyor…” Adeta her yerden Kürtçe fışkırıyor. Kitapevleri Kürtçe kitap ve müzikle dolu.
Yaşanan Kürt rönesansının aynı ölçüde önemli bir yönü ise, siyasal alandaki çoğulculaşma. Artık sadece devlet ve PKK konuşmuyor. Kürt partilerinin ve hareketlerinin sayıları artıyor. BDP, HDP, KADEP, Hakpar, Hüdapar yanında yeni bir parti daha var: “Türkiye Kürdistanı Demokrat Partisi” resmen kuruldu. Ancak bu partinin, Mustafa Molla Barzani’nin kurduğu Kürdistan Demokrat Partisi’nin kardeş partisi olan, kuruluşu 1960’lara uzanan partiyle ilgisi yok. Onun yasallaşma çalışmaları Kürt Demokratlar Platformu tarafından yürütülmekte. Dilerim o da yakında Kürt partileri arasında yerini alır. Tıpkı yasallaşma hazırlığı içinde olan Kürdistan Sosyalist Partisi gibi.
Erdoğan’ın son üç yıldır bütün tahrip çalışmalarına rağmen, kök saldığı kadarıyla demokrasi Türkiye’yi değiştiriyor ve sorunlarını barış içinde, kan akmadan, uygar şekilde çözmeye yöneltiyor. Türkiye’yi bütün öteki Müslüman çoğunluklu toplumlardan ayıran özellik, zaten bu. Gayet totaliter ve şiddetli PKK’yı, önce ayrılıkçılığı terk etmeye, sonra da siyasi mücadeleye yönelten de olduğu kadar demokrasi. Demokrasi ergeç makul ve normal olanı hakim kılar.
1990’lardan beri siyasi kanadıyla, gerek parlamentoda, gerekse yerel yönetimlerde artan bir temsil kazanan PKK, halka açıldıkça tabanın baskısını üzerinde hissediyor. Bir sivil toplum temsilcisinin sözleriyle, eskiden PKK’ya gençler sahip çıkardı, şimdi anne ve babalar sahip çıkıyor ve bu yüzden PKK toplumu dinlemeye zorlanıyor. Anladığım kadarıyla Selahattin Demirtaş, Kürt siyasi hareketi içindeki tabanın sesi.
Siyasi rönesansın bir sonucu da, yine bir Amedli’nin bize söylediği gibi, artık gündemde olan “Kürt değil Kürdistan sorunu.” Bu kesinlikle, ayrılıkçılığın güçlendiği anlamına gelmiyor. En ayrılıkçı bellenen PKK Türkiye’de idarenin ademi merkeziyetçi bir yapıya bürünmesini, 20 dolayında bölgeye ayrılıp bölgelere yetki devri yapılması fikrini destekliyor. Buna karşılık PKK muhalifi partiler federasyon istiyor. Kürt rönesansı bölünmeye götürmüyor, aksine Türkiye’yi bütünleştiriyor. Hayli marjinal kalan ayrılıkçıların vizyonunda bile Türk–Kürt Konfederasyonu var.
Siyasi rönesans devam etmeli. Yaygın bir talep, çözüm sürecinin, barış müzakerelerinin MİT ile PKK arasında kalmayıp, bütün Kürt partilerini kapsayacak şekilde yapılanması. HDP’li anneler çocuklarının siyasi afla dağdan inmesini talep ediyor, AKP’li anneler ise PKK’nın artık çocukların yakasını bırakmasını istiyor. Muhammed Bey, bu durumu bir fıkrayla anlattı: “Sultanın biri savaşmak için halktan habire çocuklarını istermiş. Sonunda analar ayaklanmış, ‘Bize güvenip savaş çıkarma, verecek oğlumuz kalmadı’ demişler.”
Erdoğan’ın kesinleşen cumhurbaşkanı adaylığı hakkındaki düşüncelerimi Kılıçdaroğlu ifade etti. Diyarbakır/Amed gözlemlerine devam edeceğim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020