Şahin ALPAY
Bugün bir istisna yapmak, doğrudan siyasi olmayan bir konuda, futbol üzerine yazmak istiyorum.
İnsanlar sporu niye sever, niye imkân bulurlarsa spor yapmak ister? Çünkü spor tıpkı sanat, müzik, edebiyat, şiir, dans ve benzerleri gibi insanlar için kişiliklerini, yeteneklerini, becerilerini göstermenin, kendilerini ifade etmenin bir yoludur. Tıpkı görsel sanatlar gibi, sporda rekabet de insanlara seyir zevki verir. Futbol ise muhakkak ki dünyanın en popüler, en çok yapılan ve en çok seyredilen sporudur. Niye?
Çünkü futbol, sporların en demokratik olanıdır. Hemen her yerde, kâğıttan yapılmış topla bile oynanabilir. Brezilya’da oynanan son Dünya Kupası’nın gösterdiği gibi, ekonomik sıkıntı içinde olan Arjantin, hiç öyle olmayan Almanya’ya karşı final oynayabilir. 5 milyon nüfuslu, orta gelirli, nerede olduğu bile bilinmeyen Kosta Rika, çeyrek finale kalabilir. Uyuşturucu mafyasıyla ve gerillalarıyla ünlü Kolombiya, kupanın göz kamaştırıcı futbolcusunu, James Rordiguez’i çıkarabilir.
Futbolun profesyonel olanı da demokratikliğinden kaybetmez. Çünkü oyuncuların yeteneklerini, becerilerini geliştirmelerini teşvik eder; yukarı sosyal mobilite (amiyane tabirle) sınıf atlama için en etkin yollardan biridir. Futbol, takım taraftarlığıyla bir ülkenin her kesimden yurttaşları gibi dünya haklarını birbirine yakınlaştırır. Öyle ki Brezilya, Almanya’ya 7–1 kaybettiğinde, futbolun neredeyse oynanmadığı bir ülke olan Hindistan’ın Kerala eyaletindeki insanlar üzüntüden gözyaşları dökebilir, sabaha kadar uyumayabilir, esnaf kepenk kapatabilir, sakatlanan Neymar’ın Ayurveda tedavisi görmek üzere Hindistan’a getirilmesi için kampanya başlatabilir. (Bkz. Hindustan Times, 14.07.2014)
Başka hemen her şey gibi tabii futbolun da olumsuz yönleri var. Bunların başta geleni taraftarlıkta gözleri kör edebilen; kavgaya, şiddete yöneltebilen fanatizm, bağnazlıktır. Her alanda olduğu gibi futbolda fanatizmle de mücadele etmek gerekir. Ama herhalde fanatizme ve şiddete götüren her şeyin yasaklanması düşünülemez. Ben de bir futbolseverim. Hayatımda en çok severek yaptığım spor dallarından biri bu. Çocukluğumdan beri de Beşiktaş futbol takımını, her şart altında, tutarım. Beşiktaş, her zaman için gönlümün şampiyonudur. Milli takımla oynasa hangisini tutarım, denemeden bir şey söyleyemem. Uluslararası rekabette, elbette ki Brezilya ile de oynasa Türkiye milli takımını tutarım. Ama başka her durumda Brezilya milli takımını tutarım. Brezilya futbol takımını bütün dünyada en popüler yapan nedenlerin hepsi benim için de geçerlidir. Sanat için oynanan futbolu, teknik için oynanan futbola tercih ederim. Brezilya’yı görme şansına nail olan görece az sayıda Türk’ten biri olduğum; geçen ekim ayında futbol tapınağı Maracana (Marakına okunur) stadında maç seyretme heyecanını yaşadığım için de Brezilya sevgim pekişmiştir. Müzik, dans, aşk ve futbolu kaynaştıran Brezilyalılar, bana göre dünyanın en cana yakın toplumlarından biridir. Bütün bu nedenlerle, Brezilya takımının baştan itibaren tat vermemesine, ardından Almanya ve Hollanda karşısında bozguna uğramasına cidden üzüldüm. Brezilya Başkanı Dilma Rousseff’in (Sao Paulo muhabirimiz Kamil Ergin dostumdan duyduğum) temennisine yürekten katılıyorum: “Brezilya, ayağa kalk, tozunu silkele ve yeniden ait olduğun yere yüksel!”
Bu kupanın beni sevindiren yönleri Cüneyt Çakır’ın dünya klasında bir hakem olduğunu kanıtlaması, Mesut Özil’in de dünya şampiyonu takımın vazgeçilmez oyuncusu olmasıydı. Mesut, asimile olmadan entegre olmak ne demektir, herkese gösterdi. Vatandaşı olduğu Almanya’nın milli formasını giydi, ama milli marşını söylemedi. Şampiyonluk sevincini, Alman ve Türk bayraklarını yan yana koyarak yaşadı. Mesut gibi bir futbolcu ancak Almanya’da yetişebilirdi. Mesut’un Alman formasını tercih etmesi de sanırım bundandır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020