Şahin ALPAY
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kendini başkanlığa hazırladığı, bal gibi “Türk usulü” başkanlık sistemini halka kabul ettireceğinden kuşku duymadığı (belki öyle davranmayı tercih ettiği) çok açık.
Halk tarafından cumhurbaşkanlığına seçilmesiyle birlikte, hukuken olmasa da fiilen başkanlık sistemine geçildiğine inanıyor. Geçiş dönemi yaşandığı düşüncesiyle ve kimseye hesap vermek durumunda olmadığı için, anayasada olmayan yetkiler kullanmakta; anayasayı çiğnemekte zerre kadar sakınca görmüyor.
Bu bağlamda attığı son adım kendine bir örtülü ödenek edinmesi. Bunun ne denli açık bir anayasa ihlali olduğu ve yönetimde ne gibi bir kargaşaya yol açabileceğini en iyi Taha Akyol yorumladı. (Bkz. Hürriyet, 28 Mart) Cumhurbaşkanı’na “istihbarat ve savunma amaçlı” harcama yetkisi veren, nasıl kullanıldığı hiçbir şekilde denetlenemeyen örtülü ödeneğin ne anlama geldiğini ise en iyi MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural açıkladı: “Bu düpedüz paralel devlet yapılanmasıdır…”
Artık kendisinden “Başkan” diye söz etmeye başlayan Erdoğan arzu ettiği şekilde anayasayı değiştirmeyi ve seçilerek hukuken de başkan olmayı başardığı takdirde başımıza gelecekleri kestirmek zor değil. Son zamanlarda gözüne (“6 yıllık monarşi” olarak nitelenen) Meksika usulü başkanlığı kestirmiş olmasına bakılacak olursa, Türkiye’nin en azından bir süre için bir tür padişahlığa döneceğini söylemek bir abartma olmaz. İçinde bıldırcın çiftlikleri dahi bulunan şatafatlı sarayları, uçakları ve yatları dahil saltanatın bütün unsurlarıyla ve (II. Abdülhamit dönemini andıran) özel istihbarat örgütüyle birlikte seçilmiş padişahlık... Siyaset bilimciler, bütün siyasi gücün tek bir kişide toplandığı türden otoriter rejimlere boşuna “Sultanizm” demiyor.
Benim kanım, Türkiye’nin böylesi bir “Sultanist” rejimi kaldıramayacak kadar gelişmiş, farklılaşmış bir ülke olduğu. Saray ile hükümet arasındaki ve parti içinde giderek açığa vuran anlaşmazlıklar, keyfiliğe ve otoriterliğe AKP’nin dahi katlanamayacağının artan işaretleri. Erdoğan hayalindeki anayasayı AKP’ye kabul ettirebilecek mi? Diyelim ki ettirdi. AKP’nin önümüzdeki seçimlerde, Erdoğan’ın hayalindeki anayasa tasarısını halkoyuna götürebilmesi için gerekli olan en az 330 milletvekiline ulaşması gerçekçi mi? HDP’nin barajın altında kalması ya da barajı geçip bütünüyle Erdoğan anayasasına destek vermesi giderek uzak bir olasılık olarak göründüğü de dikkate alındığında seçilmiş padişahlığı ciddi bir ihtimal olarak görmüyorum.
Büyüyen olasılık, bu seçimde AKP’nin 330’un altında kalan milletvekiline rağmen yine tek başına iktidar olması. Eğer bu doğru bir tesbitse, 7 Haziran sonrasında Türkiye’yi bekleyen esas tehlike şu: Bir yanda örtülü ödeneğiyle birlikte başkan gibi davranmaya devam edecek, 2020’ye kadar koltuğunu koruyacak cumhurbaşkanı ile (başında kim olursa olsun) AKP hükümeti arasındaki giderek büyüyecek uyumsuzlukların, öte yanda iktidar ile eskiye göre daha güçlü temsile sahip muhalefet arasında artan gerginliklerin, büyüyen ekonomik sorunlar ortamında ülkeyi daha da içinden çıkılması güç yönetim sorunlarıyla baş başa bırakması.
Geçmiş tecrübelerden çıkarılabilecek başlıca dersler şunlar: Türkiye zor ve baskıyla yönetilemez, bir arada tutulamaz. Kutuplaşma, her zaman rejimde çöküş getirir. Refah ve istikrar, özgürlükler genişlediği, bütün toplumu kucaklayıcı politikalar izlendiği oranda mümkündür; aynen AKP iktidarının ilk iki döneminde olduğu gibi. Dilerim 7 Haziran sonrasında siyasiler, bu temel derslerin bilinciyle davranma, ortak çözümler geliştirme dirayetini gösterir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020