Şahin ALPAY
Siyasi kariyerini bağladığı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yaranma yarışına girmiş görünen Başbakan Davutoğlu, İzmir’de “paralel çete” safsatasını tekrarlamakla kalmadı, hızını alamayıp Hizmet’i “illegal terör örgütü” ilan etti...
Cadı avında sıra yardım derneklerine ve hayırsever esnafa geldi... Ekrem Dumanlı AKP iktidarı için söylediklerinde yerden göğe haklı: “Kibir paçalarınızdan damlıyor, hükmetme şehveti sizi esir almış, hak ve hakikati çoktan silmişsiniz defterinizden... Bunca günaha girdikten, bunca mazlumun ahını aldıktan, bunca kalbi kırdıktan sonra değil bir kere, bin defa da seçim kazansan hiçbir işine yaramayacak; çünkü sen artık kazansan bile kaybedensin; tıpkı bütün zalimler gibi.” (Zaman, 25.05.2015.)
“Erdoğan iktidarının Hizmet hareketine duyduğu husumetin nedeni ne olabilir?” diye sorsanız, sanırım Türkiye’deki ortalama yurttaşın cevabı şu olur: “17/25 Aralık Cumhuriyet tarihinin en büyük rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasını Hizmet’e yakınlık duyan yargı ve emniyet mensuplarının yürüttüğüne inanıyor; onun için Hizmet’e büyük bir kin ve intikam duygusuyla yaklaşıyor.”
Ortalama yurttaşa sorulması gereken sorular ise şunlar: 17 / 25 Aralık soruşturmasını yapan yargı ve emniyet mensuplarının çok farklı kimliklere sahip oldukları yeterince ortaya çıkmadı mı? Aralarında Hizmet’e yakınlık duyanlar olsa bile, bunların ortak paydaları hukukun ve ahlakın emrettiğini yapan kimseler olmaları değil midir? Bir an için safsatayı, yani 17 / 25 Aralık soruşturmasının sadece ve sadece Hizmet’e yakın olan yargı ve emniyet mensupları tarafından, hem de Fethullah Gülen Hocaefendi’nin talimatıyla yürütüldüğünü kabul edelim... Bu, bütün bir Hizmet hareketini, topluca “illegal terör örgütü” olarak suçlanmasını haklı ve mantıklı gösterebilir mi?
Kesinlikle gösteremez. O halde AKP iktidarının Hizmet hareketini “illegal terör örgütü” ilan etmesinin mantığı nedir? Şudur: Demokrasi sadece seçim değildir. Aynı zamanda hukuk devleti ve yurttaşların temel hak ve özgürlüklerinin güven altında olması demektir. Bunun için de iktidardan bağımsız mahkemeler, bağımsız medya ve belki hepsinden önemlisi, bağımsız gönüllü birlikteliklerden oluşan güçlü sivil toplum gerekir.
Otoriter rejimlerde iktidar sahiplerinin ortak özelliği, güçlü sivil topluma tahammülsüzlüktür. Türkiye’de sivil toplumun belki en güçlü unsuru eğitim, medya ve sosyal yardımlaşma kurumlarına, iktisadi işletmelere yayılan kapsamıyla Hizmet hareketidir. Hizmet köklerini, toplumumuzun kuşkusuz en önemli sivil toplum unsurları olan tarikat ve cemaat geleneğinden almakla kalmamış; dinsel cemaat kabuğunu aşarak inanç – temelli bir sivil toplum hareketine doğru evrilmiş; oradan da giderek tüm insanlığa seslenen, tüm insanlığın ortak olduğu evrensel değerlere dayalı bir global, küresel sivil toplum hareketi niteliğini kazanmaya yönelmiştir.
Dindar ya da laik köktenciler, otoriter İslamcılar, Kemalistler ve Marxistler bunu göremeyebilir, kavrayamayabilir. Bunun içindir ki Erdoğan iktidarı, Hizmet’e karşı açtığı savaşta bütün bu çevrelerin desteğini almakta, en azından suskun kalmalarını sağlamakta güçlük çekmedi. “Hizmet niçin bu kadar yalnız bırakıldı?” sorusuna cevap arayanların göremedikleri, zamanla anlaşılacak olan, belki anlaşılmaya da başlayan asıl gerçek bu.
Evet, kuruluşuna Hizmet’in öncülük ettiği medyanın ilk iki iktidar döneminde AKP’ye “askeri vesayeti yenecek, demokrasiyi ve hukuk devletini yerleştirecek, temel hak ve özgürlükleri güven altına alacak, dindarların itilip kakılmalarına son verecek” beklentisiyle verdiği (yeterince eleştirel olmayan) destek, Hizmet’in yalnız bırakılmasında rol oynamış olabilir. Ama askeri vesayete karşı mücadelede temel hak ve özgürlüklere bağlı olan hemen herkes bu hatayı yapmadı mı?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020