Şahin ALPAY
21. yüzyılın ilk on yılında geleceğe hayli iyimserlikle bakıyorduk.
Demokrasimiz, ekonomimiz, güvenliğimiz, dış itibarımız hepsi iyi yoldaydı. 2015 yılında bugün ise yeniden her alanda büyük sıkıntılarla karşı karşıyayız. Durup düşünmek gerekiyor: Neden ve nasıl bu hale geldik?
Yüzyılın başında Türkiye'nin kendine özgü İslamcı akımı, evrim geçirmiş, iç ve dış politikada özgürlükçü bir platformu benimsemişti. Refah Partisi'nin Tayyip Erdoğan liderliğindeki “yenilikçi” kanadının kurduğu Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), AB'ye katılımı siyasi platformunun merkezine koymuştu. Bu hedefe dönük siyasi ve ekonomik reformlar ülkeyi daha özgür ve daha müreffeh kılmıştı. “Komşularla sıfır problem” politikası, ülkenin ekonomisine de güvenliğine de önemli katkı yapmıştı. Özgürlük yanlısı aydınların ve sivil toplumun desteğiyle askeri darbe girişimlerini bertaraf eden AKP iktidarı, Kürtlere yönelik inkâr ve asimilasyon politikalarını adım adım terk ettiği gibi, PKK ile barış görüşmelerini başlatmış, Irak Kürtleriyle yakın ilişkiler kurmuştu. Bu politikalar AKP'ye üst üste üç genel seçim kazandırdı.
Ne yazık ki bütün bu denenmiş ve başarılı olmuş politikalar, AKP iktidarının üçüncü döneminde adım adım terk edildi. Dönemin başbakanı Erdoğan, halkın yarısının oylarını aldığına, askeri fiilen kışlasına gönderdiğine bakarak, bundan böyle ne isterse yapabileceğine hükmetti; Putin tarzı başkan olup ülkeyi şirket gibi yönetme ihtirasına kapıldı. Denebilir ki kazanımların tersyüz oluşu, kışa dönüşen “Arap Baharı”yla başladı. Arap halklarının otokrasiye isyanının her yerde Müslüman Kardeşler'i iktidara getireceği kanısına varan, bu partiler üzerinden bölgenin liderliğini kazanacağını vehmeden Erdoğan, “sıfır problem” politikasını terk etti.
2013 sonunda İstanbul savcıları AKP'li bakan ve bürokratlarla ilgili, uçları Erdoğan ailesine kadar uzanan ağır yolsuzluk iddialarını ortaya atınca, hukuk devletini güçlendirme politikası tersyüz edildi. Yolsuzluk soruşturması örtbas edilmekle kalmadı, yargı bağımsızlığı bitirildi, medya özgürlüğü kuşa çevrildi, ekonomik büyüme durdu. Bunların bir bedeli olacaktı. 2015 seçimlerinde halk Erdoğan'ın başkanlık hayaline de, AKP'nin tek başına iktidarına da son verdi. 2014'te cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, şimdi, “tekrar seçim”i zorlayarak dizginleri yeniden ele geçirme çabasında. Bu çabayla Erdoğan ve kontrol ettiği basiretsiz AKP hükümeti, Türkiye'yi içte ve dışta büyük güvenlik risklerine sürüklüyor. Erdoğan, MHP'ye kaybettiği oyları geri alma çabasıyla “Kürt sorunu yoktur” dedi; PKK ile barış sürecini bitirdi; demokratik – barışçı çözüm için çalışan HDP'yi şeytanlaştırmakla meşgul. IŞİD'le mücadeleyle güçlenen uluslararası konumundan cesaret bulan PKK, cevaben şiddeti tırmandırıyor.
Erdoğan iktidarı, baş düşman olarak gördüğü Suriye'deki Esad rejiminin devrilmesine ve Suriye Kürtlerinin özerklik arayışının ezilmesine yardımcı olacakları hesabıyla, uzun süre IŞİD ve Suriye'deki öteki radikal İslamcı gruplara dolaylı ve dolaysız destek sağladı. Beklenenin aksine giderek güçlenen IŞİD terörü şimdi çeşitli amaçlarla Türkiye'yi hedef alınca, Erdoğan'ın hükmettiği geçici hükümet ülkeyi Suriye bataklığına sürüklenme tehlikesiyle karşı karşıya bırakmakta. Yakında kendimizi üç cephede birden, Esad rejimi, PKK - PYD ve IŞİD'le savaş durumunda bulabiliriz.
Ülkenin karşı karşıya olduğu belki hepsinden daha vahim olan sorun ise büyüyen siyasi kriz. Parlamento çoğunluğuna sahip, fakat birbirinden çok farklı gündemleri olan üç muhalefet partisi, hukuk devletini ihya ve iflas eden dış politikayı kurtarmak amacıyla dahi bir araya gelemedi. Türkiye, halkın giderek yaka silkmeye başladığı otoriter, yozlaşmış ve basiretsiz yönetimden nasıl kurtulacak? Cevaplanmayı bekleyen bir numaralı soru bu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020