Şevki ÇELİKCİ
Başım felaket ağrıyor, içim daralıyor. Ama bu farklı bir ağrı. Öyle Fiziki ağrının yanında birde başka bir durum. Hani bir an geliyor bir an önce bitse bu iş diyorum. Yani kökten tam bitse. Bıkkınlık geliyor içime bu tür bir yaşam biçiminden.
Nasıl anlatsam bilmem ki? Benimkisi belki çoğu insanın aklına gelen cinsten. Hani derler ya haksızlıklara karşı mücadele etmek lazım. İyide bu memleketin başına hep mücadele edilecek insanlar gelecekse nasıl olacak bu? Hiç mi o iyilik yapan insanlara yardımcı olunmayacak. Kendimi bildim bileli olumsuzluklara karşı koymaya çalışıyorum, gerek örgütlü gerek bireysel. Bir arpa boyu yol alınıyor.
Burada şu sorulabilir. Sen bitmişsin be arkadaş!
Bu bir anlamda doğru ,Peki bitmemek nasıl oluyor.? Hala pozitif olmaya çabalıyorum ama baksanıza ben aydınım diyen dindarım diyen birçok insan, idareci ölümden öldürmeden yok etmeden konuşuyorlar. Birde bunların birçok danışmanları var, ya olmasaymış maazallah şimdiye kadar sağlam insan bırakmayacaklarmış. Yayın organlarında bilgiçlik taslamalar yalan mı söylüyorum yanlış mı söylüyorum diye düşünmeden habire nutuk çekmeleri ne rahatsız edici değimli? İşin acı tarafı da bu çoğu içi boş propagandaya yönelik konuşmaların alıcısı da çok. Alıcısı olmayıp ta karşı gelenlerin çoğu da sadece karşı çıkmak için, bir anlamda o ilk söylediğim alıcılardan pek farkı yok. Bir avuç yazarçizer ve akademisyenin kişisel çabalarının dışında, olumlu kimse kalmıyor aklını kullanan. Çözüm politikaları üretmesi gerekenler belli bir politika oluşturamıyorlar, bu nedenle hep olaylar geliştikçe arkasından sürükleniyorlar. Hiçmi olumlu gelişmeler olmuyor diye sorulabilir. Oluyor tabii. Ama o olanları da politik misyonu yüklenenler kanalı ile değil de konjonktürel ve bazı zorlamalar sonucu ile oluyor.
Şimdi yukarıda genel hatlarını çizmeye çalıştığım durumu daha somutlayalım.
Vesayet rejimine yönelik gelişmeleri hükümet hakikaten çok isteyerek yani kendilerinin daha önceden oluşturdukları bir politikanın sonucumu yaptılar veya yapmaya çalışıyorlar. Öbür taraftan Kürt sorunu diye bilinen sorunu yine aynı nedenlerle mi ilgi alanlarını oluşturuyor. Hiç sanmıyorum öyle cani gönülden sorun çözmeye yönelik köklü arayışlara yönelindiğini. Eğer öyle olsaydı. Yani insanın iyiliğine yönelik; hiç bu sorunlar yarım yamalak ilgileniliyormuş durumuna düşmez, sonuç alınırdı.
Avrupa Birliği durumu meydanda kaldı. İlgilenen varmı bilmiyorum. Ora ile ilgilenecek bakan bile Afrika ile ilgileniyor. Bu belki iyi bir şey ama ya o bakanın sorumluluğunda olduğu Avrupa! İşte gösteriş, şatafat, içi boş durumlar, mahvediyor insanı. Allahtan şu vesayet rejimini kaldırmak için zorunlu olarak sıkı tutuyorlar da ondan biraz ümidim var. Zira biraz boş verirlerse kendi sonları da gelebilir. Ama Kürt sorunu. Avrupa Birliği konusu ve demokratikleşme konuları oldukça umutsuzluğa sevk ediyor insanı. İktidarı destekleyen basının körü körüne desteği, sözüm ona karşı çıkanında eski sistemi ödünsüz savunması, zaman zaman iktidarın iyi yönlerini sözüm ona savunuyor görünmesi de umudunu eskiden kesip ne olur ne olmaz deyip çıkarları gereği ‘demokratik’ davranıyormuş gibi yapması başımı ağrıtıyor.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.07.2014
25.10.2013
16.10.2012
18.09.2012
3.09.2012
23.08.2012
20.08.2012
8.08.2012
2.08.2012
21.07.2012