Taha Akyol
MHP lideri Devlet Bahçeli, “ABD-İsrail şer ittifakı”nın haklı olarak şiddetli bir lisanla eleştirdiği konuşmasında, yeni bir ittifak sistemi önerdi:
“Türk milleti ve Türkiye Dünyaya meydan okuyan ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı akla, diplomasiye, siyasetin ruhuna, coğrafi şartlara ve yeni yüzyılın stratejik ortamına en uygun seçenek ‘TRÇ’ ittifakının inşa ve ihya edilmesidir. TRÇ ittifakının da; Türkiye, Rusya ve Çin'den müteşekkil olması arzu ve önerimizdir.”
Bahçeli’nin bu sözleri, Türkiye’nin hem NATO’dan çıkması hem Avrupa ile kurumsal ve stratejik ilişkilerin sona ermesi demektir…
TARİHTEN GELEN
Türkiye’nin Tanzimat’tan beri, Milli Mücadele sırasındaki dört yıl hariç, temel yönü Batı’dır.
19. Yüzyılın başlarında İngiltere Rusya’ya karşı Türkiye’yi destekledi, Tanzimatçılar bundan yararlanarak Türkiye’ye 20 yıllık bir barış ve güvenlik sağladılar.
İngiltere, yükselen Almanya’ya karşı Rusya ile ittifak yapınca, Abdulhamit Almanya’ya yöneldi, kara ordusunun reformunu ve askeri doktrini Almanya’ya verdi.
Atatürk, 1930’larda İngiltere ve Fransa ile ittifakın zeminini hazırladı, imzayı 1939 Ekim’inde İnönü attı. NATO üyeliği ve Avrupa Birliği süreci, bu ana akımın devamıdır. Savunma konseptimiz tamamen NATO standartlarına göre yerleşmiştir. Temel hukukumuz, ana iktisadi ilişkilerimiz, akademik hayatımız büyük ölçüde Avrupa ile iç içedir…
Türkiye’nin, tam tersine NATO’dan çıkarak Rus-Çin grubuna katılmasının Gazze’ye hiç bir faydası olmayacak, tam tersine en çok İsrail ve Yunanistan sevinecektir. Türkiye ise başta Suriye ve Ege olmak üzere birçok alanda daha da ağırlaşmış sorunlara maruz kalacak, ekonomi ciddi zarar görecektir. Rusya ve Çin’den kayda değer bir yarar da gelmeyecektir.
S-400’LER ÖRNEĞİ
S-400 macerası çok iyi bir emsaldir.
NATO standartlarına aykırı olduğu ve ABD’nin yaptırım uygulayacağı yolundaki bütün açıklamalarına rağmen “Reis” geri adım atmadı… 9 Aralık 2017’de imza attı.
Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, “Rusya stratejik ortağımızdır” diye düşüncesizce ilanat yaptı! (24 Ağustos 2018)
Erdoğan, “Nisan’da S-400’ler monte edilmiş olacaktır” diyordu. (13 Eylül 2019)
Beş yıldır paketi açılmadı!
Toz pembe iyimserliği görüyorsunuz. S-400’lerin altı yıldır paketi açılmadı!
Rus uçakları İdlib’de 34 askerimizi şehit ettiğinde Bahçeli şu tepkiyi göstermişti:
“Türkiye ile Rusya stratejik ortak değildir, müttefik değildir. İki ülke arasında siyasi, ticari ve ekonomik ilişki ağları güçlenmiştir. İdlib'deki gerilim, domates yüklü TIR'larımızın Rusya sınırında beklemesine neden oluyorsa, samimiyetsizlik zirve yapmış demektir. Biz kuzu olup baş eğmeyiz, bozkurt olur zalimleri tepeleriz.” (25 Şubat 2020)
ABD İLE İLİŞKİLER
S-400’lerde Türkiye’nin kaybı, ödenen 2 milyar dolardan ibaret değildir. “Dostum Trump” zamanında Türkiye’ye CAATSA yaptırımları uygulandı, teknolojisine de ortak olduğumuz F-35’lerden Türkiye dışlandı, Türkiye ile Yunanistan arasındaki geleneksel “7’ye 10” oranı aleyhimize bozuldu. Amerikan Kongresi’nde her devirde Türkiye’nin dostları vardı, başka faktörlerin de eklenmesiyle onlar da buharlaştı.
Şimdi Erdoğan, epey zamandır beklediği ABD ziyaretinde bunları telafi etmeye çalışacak. Suriye’nin istikrarında Türkiye’nin de ABD’nin de çıkarı olduğunu anlatarak İsrail’in Suriye’ye müdahalelerini asgariye çekmeye çalışacak. YPG sorunu ve F-16’lar alımı dahil birçok önemli konu…
Rus-Çin blokuna katılmak bunların hepsinin aleyhimize dönmesi olur.
Özgür Özel’in önceden açıkladığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dolmabahçe’de oğul-Trump’la görüşmesi ve Boeing alımını vurgulaması başlı başına dikkat çekicidir. Her iki lider de devleti “kurumsal” olarak değil “şahsi” olarak yönetmeyi seviyorlar.
AVRUPA BİRLİĞİ
Erdoğan AB konusunda “tam üyelik” vurgusunu da sık sık tekrarlıyor. “Bunlar Haçlı ittifakı” gibi sözleri seçim meydanlarında kaldı. Ancak Erdoğan, AB’nin “hukuk ve insan hakları” konularını göz ardı edip “Avrupa savunması için” ve “stratejik vizyon”la Türkiye’ye tam üyelik yolunun açılmasını istiyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da AB vurgusu yaparken sadece “stratejik faktör”den bahsediyor. Gönül ister ki Fidan bari “hukuk” faktörünü ihmal etmesin.
AP Türkiye Raportörü Nacho Amor’un açıklaması: “AB üyeliği askeri güçten değil demokrasiden geçiyor.” (3 Nisan 2025)
Evet Ukrayna savasından beri askeri faktör ağırlık kazanıyor, AB’nin Türkiye’ye ilgisi artıyor. Ama Türkiye’nin “gelişmiş ülke” seviyesine çıkmasının tek yolu, tam bir demokratik hukuk devleti olmaktır.
Hülasa, Türkiye’nin ana istikameti doğrudur: Bir ayağı NATO ve Avrupa’da, öbür ayağı bütün dünyayı dolaşır.
Yazarlar
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.02.2026
14.02.2026
11.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026