Taha Akyol
Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün Soçi’de Rusya Devlet Başkanı Putin’le görüşecek. En önemli konu tabii Suriye ve terör meselesi…
Yeni durum, ABD ile yapılan anlaşmadan sonra, güney sınırlarımızın güvenliğinde Rusya’nın rolünün çok daha artmış olmasıdır: Rusya YPG’nin Esat’la ittifak yapmasını sağlamıştır. Esat Türkiye’ye karşı kinle doludur. Ankara, sınır güvenliğinin sağlanmasında YPG’yi ve Esat’ı Moskova üzerinden etkilemeye daha bir ihtiyaç duyacaktır.
Rusya ile ilişkilerde önümüzde şu soru var: Esat’la YPG’yi Rus şemsiyesi altında toplayan Moskova kazandığı bu inisiyatifi nasıl kullanacak?
Tabii ki öngörülebilir vadede Türkiye’yi rahatsız etmeyecek şekilde kullanacak...
Ama uzun vadede? Bunu bilmiyoruz!
SOÇİ’DE KRİTİK GÜNDEM
ABD ile varılan anlaşmada Fırat’tan Irak sınırına kadar 444 km. uzunluğundaki bir bölgeyi YPG’nin terk etmesi kararlaştırıldı. Fakat Türkiye’nin kontrolündeki “güvenli bölge”, Barış Pınarı harekatıyla askerin denetim sağladığı Tel Abyad ile Resulayn arasında 120 km. uzunluğunda bir alandır.
Kalan 324 km. uzunluğundaki geniş alanda, başta Ayn el-Arab (Kobani) ve Kamışlı olmak üzere YPG’nin yönetim kurduğu veya mevzilendiği çok önemli yerler vardır. Bu akşama kadar buralardan da çekilmeleri gerekiyor.
Fakat bu arada Moskova, Esat rejimiyle YPG’yi anlaştırdı. YPG’nin kendi kaleleri haline getirdiği Kobani ve Kamışlı’da PYD ile birlikte hem rejim kuvvetleri hem Rus askerleri var!
Fırat’ın batısındaki Mümbiç’te de durum böyledir; Rus askerleri, Esat güçleri ve silahlı YPG unsurları birlikte bulunuyorlar.
Rusya ve Esat buralardan YPG’yi kesin ve kalıcı olarak çıkaracak mı?
Bugünkü Soçi görüşmesinin en önemli gündem maddelerinden biri bu.
Erdoğan, Irak sınırına kadar 444 km. uzunluğundaki şeritte 12 gözlem noktası kuracağımızı açıklamıştı.
Moskova sık sık Türkiye ile Suriye arasındaki 1998 tarihli “Adana Mutabakatı”na atıfta bulunuyor. Fakat bu mutabakat Türkiye’nin kuzey Suriye’de 12 gözlem noktası kurması gibi bir madde içermiyor! Putin şimdi bunu kabul edecek mi, Esat’a kabul ettirecek mi?
MOSKOVA YPG’Yİ KORUYOR
Barış Pınarı devam ederken, Şam yönetimine yakın El Mayadin televizyonunda Şam’ın SDG (YPG) ile anlaştığı, Esat kuvvetlerinin Mümbiç’e girmekte olduğunu açıkladı.
Erdoğan defalarca Türkiye’nin Mümbiç’e de operasyon yapacağımızı söylemişti, bunun önünü kesiyorlardı.
Aynı gün SDG (YPG) ‘’Türkiye’nin saldırganlığına karşı koymak için, ülkenin sınırlarını ve egemenliğini korumakla görevli olan Suriye hükümetiyle anlaştık’’ diye açıklama yaptı! (13 Ekim)
Ertesi gün Suriye Devlet televizyonu, YPG’nin kontrolündeki yerlere Suriye ordusunun girmeye başladığını duyurdu. Kamışlı ve Haseke’de YPG’liler resmi binalara Suriye Cumhuriyeti bayrağını çekerken poz veriyorlardı. (14 Ekim)
Üç gün sonra Rus Dışişleri Sözcüsü Zaharova, Barış Pınarı sürecinde “ciddi şekilde tırmananan gerilim”den bahsederek, “Şam, Suriye ile Türkiye arasındaki sınırın kontrolünü ele almalı” diye açıklama yaptı.
YPG’nin Şam’la birleştiği, Şam’ın da Moskova’ya bağlı olduğu bir tablo Türkiye için ne kadar güven vericidir? Esat, elindeki bu terör örgütünü, babasının yaptığı gibi, Türkiye’ye karşı ileride tehdit aracı olarak kullanmaya kalkmaz mı?
Keşke Arap Baharı’ndan sonraki siyasetimiz o kadar coşkulu değil, biraz ihtiyatlı ve esnek olsaymış, değil mi?
PUTİN RUSYASI
Erdoğan bütün bunları Putin’le görüşecek; bir olumsuzluk olacağını sanmıyorum fakat uzun vadeli konularda çok dikkatli, hesaplı olmak lazım.
Putin çok konuşmayan, ikide bir tivit atmayan, elindeki kartları erken açmayan, hesabi bir lider. Rusya’yı Moskova Knezliğinden imparatorluk haline getirmiş büyük Çarları ağzına aldığını ben görmedim. Ama ilan edilmemiş bir imparatorluk siyaseti güdüyor.
Ukrayna siyaseti, Kırım’ı ilhak etmesi, Rusya’yı “Sıcak Denizler”e ulaştırması, savunma ve donanma bütçelerini şişirmesi onun “güç” odaklı bir siyaset anlayışına sahip olduğunu gösteriyor.
Siz hiç “Rus ekonomisinin rekabet gücü” diye bir şey duydunuz um? Ama Rus askeri gücü apaçık ortada.
Rusya ile siyasi ve iktisadi ilişkilerimiz çok iyi olmalı. Soçi görüşmelerinin çok iyi geçmesini yürekten diliyorum. Ama Rusya’ya “stratejik ortak” diye bakmanın ihtiyatsız bir tavır olduğu da apaçık ortada.
Yazarlar
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.02.2026
14.02.2026
11.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026