Taha Akyol
Bülent Arınç Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi de olsa susacak bir insan değil; onun doğruları, yanlışları tartışılabilir ama inandığı doğruları söylemekten geri kalmadığı da bellidir.
“KHK bir faciadır” derken “Kanun Hükmünde Kararname” kavramını değil, “KHK mağdurlarını” kastettiği de açıktır.
KHK gibi idari-siyasi bir tasarrufla işini ve itibarını kaybeden, ama haklarında soruşturma bile açılmayan ya da yargıda beraat eden onbinlerce insan var; bunu kim inkar edebilir?
Maalesef “sorun odaklı” ve rasyonel düşünmek yerine “siyaset” odaklı ve tarafgir düşünüyoruz. İyiler ve doğrular “siyasi” tercihlerimize göre oluşuyor! İyileri ve doğruları hukuk, hakkaniyet, rasyonellik gibi açılardan düşünmüyoruz.
Böyle olduğu için değil midir ki, yüz yıldır çözemediğimiz sorunlar var.
‘MERHAMET’ İYİDİR
KHK ile insanların delilsiz, yargılamasız işten atılmalarını, ekmek ve onurlarıyla oynanmasını doğru bularak “susturun” diyenler çıksın, bunun doğru olduğunu savunsun. Hukuktan, anayasadan, toplumsal barış ve aidiyet gibi ilkelerden gerekçeleri her neyse göstersinler.
Elbette 15 Temmuz şehitlerinin yüksek bir manevi değeri var. Fakat onların katilleri, tankla, topla, tüfekle, bombayla karadan ve havadan insanlara ve kurumlara saldıranlardı; en ağır cezalarla yargılanıyor, bir kısmı da mahkum oldu.
Ama haklarında soruşturma açmak için bırakın “delil”i, “makul şüphe” bile bulunmayan insanlar… Yahut yargılanıp beraat eden insanlar…
Bu insanları o katillerle aynı kefeye koyarak “bunlar” diye genellemek, ekmekleriyle ve onurlarıyla oynamak hangi vicdana, hangi hukuka uyar?
Bu yargısız infaz değil midir?
Camide “merhamet” diye konuşup siyaset kürsüsünde acımasızlığı savunmak çelişki değil mi?
Şemseddin Sami’nin “Kamus-ı Türki”sinden Yaşar Çağbayır’ın “Ötüken Osmanlı Türkçesi Sözlügü’ne kadar bütün muteber lügatlere bakın, “merhamet” demek, “acımak” demektir. Acıma duygusudur.
Acımasızlık İslami ve insani bir erdem olamaz.
AYM NE DİYOR?
Anayasa Mahkemesi’ne göre “Kamu personeli olarak görev yapan kişilerin bulundukları görevlerden alınmalarını gerektiren haklı bir neden olmadıkça görevlerine son verilememesi, hukuki güvenlik ilkesinin bir gereğidir” (Karar No: 2014/81)
15 Temmuz darbe girişimi kamu görevlerinden tasfiye için “haklı bir neden”dir elbette…
Fakat üç yılı aşkın zaman geçti, bırakın darbe eylemine katılmayı, örgütle hukuki anlamda ilişkisine dair hiç delil olmayan ya da yargılanıp aklanan insanlar için artık “haklı neden”den bahsedilemez. “İrtibat ve iltisak” gibi hukuki tanımı olmayan, bu yüzden siyasi ve kişisel suistimale açık kavramlarla bu mağduriyetleri sürdürmek hukuk devletine yakışmaz.
AYM aynı kararında, kamu görevlerini düzenlemek için kanun çıkarılabileceğini söylüyor; tabii KHK da çıkarılabilir. Fakat AYM “kazanılmış haklarını ihlal etmeyen düzenlemeler” kaydını koyuyor.
KHK mağdurları için ne “kazanılmış hak” gözetildi, ne başka bir işte çalışmalarına imkan verildi!
Sürekli olarak “bunlar” genellemesiyle darbecilerle ve örgütün illegal tarafıyla beraberlermiş gibi gösterilmeleri onları toplumda “damgalı” durumuna düşürdü, mağduriyetleri katmerli hale geldi.
DEVLETİN İTİBARI
Tom Hanks’in “Casuslar Köprüsü” filminden birkaç defa bahsettim. Film’de Tom Hanks bir Sovyet casusunun avukatı rolündedir. Soğuk Harbin en kızgın zamanı… Bir vatan haininin nasıl avukatı olursun diye eleştirilere maruz kalır.
Bunu diyenlere Tom Hanks Sovyetlere karşı savundukları sistemde “savunma hakkı”nın kutsal olduğunu hatırlatıyordu.
Devletin itibarı, hukuka bağlıdır. Adaletin gereği, daha çok insanı dışlamak, daha çok insanı cezalandırmak değil, “at izi ile it izini” ayırarak “adalet dağıtmak”, suçu sabit olmayan insanları topluma kazanmaktır.
Türkiye Cumhuriyeti’ne sadakati, bu ülkeye aidiyet duygusunu güçlendirmenin en önemli yollarından biri devletin adil olmasıdır. Hukukun üstün olmasıdır.
Hakkaniyetin gözetilmesidir.
Bu bakımından mağduriyetleri gidermek hukuki ve insani bir görev olduğu gibi ülkenin uzun vadede hukuki sağlamlığını güçlendirmek için de zorunludur.
Yazarlar
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.02.2026
14.02.2026
11.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026