Taha Akyol
Yolsuzluk Algı Endeksi’nde Türkiye bu sene de gerilemeye devam etti. En çok dikkat çeken husus, demokraside gerilemenin denetimde ve şeffaflıkta gerileme getirmesi, bunun da yolsuzluk algısını arttırmasıdır.
Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin 2020 yılına ait raporu 28 Ocak’ta açıklandı. Türkiye son 8 yıl içinde en çok gerileyen, yani yolsuzluk algısı en çok artan 5 ülke arasında!
100 üzerinde 40 yolsuzluk algısı puanıyla 182 ülke arasında 86. sıradayız!
“Dış güçler” şimdi de Türkiye’ye bu açıdan saldırıyor olabilir mi?
2012’YE KADAR
Fakat dünya çapında saygınlığa ve referansa sahip olan Uluslararası Şeffaflık Derneği, 2012 yılındaki raporunda Türkiye’nin tarihe kadarki en iyi puanını aldığını ve 6 Avrupa ülkesinden daha önde, yani daha şeffaf ve yolsuzluğa daha mesafeli olduğunu açıklamıştı. İtalya’dan, Yunanistan’dan iyi durumdaydı o zaman Türkiye.
2012’de AK Parti yönetimindeki Türkiye 174 ülke arasında 54. sıradaydı…
Bu veriler konusunda İç Denetçi Kerem Yeşilyurt’un Denenişim dergisindeki akademik makalesine bakabilirsiniz. (2013/11)
Bugün ise yine AK Parti yönetimindeki Türkiye 182 ülke arasında 86. sıraya düşmüş durumdadır. Son sekiz yılda en çok gerileyen 5 ülkeden biridir.
En başta Ak Partililerin, ve vatandaşlar olarak elbette hepimizin “niye böyle oldu?” diye sorması gerekmiyor mu?
AB NE İSTİYOR?
Bu sorunun cevabı AB İlerleme raporlarında vardır. İşte bu raporlarda sürekli tekrarlanan yirmiye yakın paragraftan bir bölüm:
“Kamu kurumlarının çalışmalarında hesap verebilirliğin ve şeffaflığın artırılması konusunda ilerleme kaydedilmemiştir. Yolsuzlukla kararlı bir biçimde mücadele edilebilmesi için geniş kapsamlı, partiler arası bir siyasi uzlaşma ve güçlü bir siyasi iradeye ihtiyaç duyulmaktadır.”
AK Parti bu ihtiyacı duymadan “Yolsuzluk Algı Endeksi”ndeki durumumuzu düzeltebilir miyiz?
Kutuplaşma yolsuzlukla mücadeleyi bile engelliyor, görüyorsunuz!
Maalesef şu anda AK Parti’nin gündeminde yolsuzlukla mücadele, şeffaflık, hesap verebilirlik gibi hukuki ve idari kavramlar yoktur, uygulanan etkili bir program da yoktur.
İKİ HÜKÜMET PROGRAMI
Davutoğlu’nun 2015’teki hükümet programında yolsuzlukla mücadele konusunda 10 paragraftan oluşan bir “Şeffaflık” bölümü vardı…
O zaman Ali Babacan, ayrıntılı bir teknik çalışma yaparak yolsuzlukla mücadele ve şeffaflık konusunda kanun tasarıları ve yönetmelikler hazırlamıştı.
Fakat gerçekleşmedi! O hükümet düştü, yerine kurulan 65. Hükümetin programında bu bölüm buharlaştı.
Yolsuzluk algısını yükselten sorunun diğer bir kaynağı Kamu İhale Kanunu’nda yapılan 180 kadar değişiklikle, ihalelerde şeffaflık ve rekabet yerine “davet” usulünün esas haline gelmiş olmasıdır.
Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek bu düzenlemeler konusunda “yetkim olsa hepsini kaldırırım” demişti. (5 Kasım 2014)
Bülent Arınç’ın da yolsuzlukları, israf ve gösterişleri eleştiren açıklamaları olmuştu.
Bunlar dışarıdan ‘saldırılar’ değildi, içeriden düzeltme çabalarıydı ama düzelen bir şey olmadı.
ŞANLI ECDADIMIZ
Şanlı ecdadımız hamaseti bu reel sorunları çözemez, hatta gündemden düşürmek gibi olumsuz etkisi de söz konusudur.
Tarihten ders almak lazımdır. Merhum Halil İnalcık hocamızın “Devlet-i Aliye” adlı dört ciltlik eserinin 2. cildi “Tegayyür ve Fesad, Bozulma ve Kargaşa” altı başlığını taşımaktadır. (İş Bankası Yay.)
İşte Koçi Bey’in her şeyi anlatan ünlü sözü: “Şimdi âlem harap, reaya perişan, hazine noksan üzere.”
DEMOKRASİ FAKTÖRÜ
Şeffaflık raporlarında demokrasi ve hukuk devleti yükseldikçe yolsuzluğun gerilediği, demokrasi ve hukuk geriledikçe yolsuzluk algısının arttığı ayrıntılı olarak anlatılıyor.
Çağımızda hukuk devleti, denetim ve denge, kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, bağımsız düzenleme ve denetleme kurumları, fikir ve ifade hürriyeti…
Başka yol yok.
Bakalım, iki aydır beklenti yaratılan “reform paketi”nde bu ilkeleri hayata geçirecek düzenlemeler, Avrupa Birliği’nin istediği yolsuzlukla mücadele ve şeffaflık kanunları bulunacak mı?
Bunları yapmadan, 2012’ye kadarki iktisadi performansı kimse beklemesin. O performans bu ilkeler sayesindeydi.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
19.12.2025
16.12.2025
14.12.2025
12.12.2025
10.12.2025