Uğur Gürses
ABD ile diplomatik kriz doğal olarak mali piyasaları tedirgin ederdi; etti de.
Ancak bu krize gelen kadar ekonominin zaten “adı konmamış” bir krizde olduğu herkesin malumu.
Dolar kuru 4.90’da iken kriz yoktu da 5.5-6 hatta bugünkü gibi 6.5’e gelince mi kriz oldu?
Dışa açık bir ekonomi iseniz sermaye hareketleriniz serbest ise ABD gibi bir ülke ile diplomatik kriz yaşıyorsanız sermaye kaçar. Kaçarken de kur yükselir. Zira sizin hikayenize gelmişse; getirdiği dövizleri baştan bozdurup tahvilinizi ya da hisse senedinizi satın almıştır. Hem bu varlıkların riskini, hem de sizin paranızın riskini almıştır.
Diplomatik kriz çıktığında da varlıklarını satarak dövizine dönmek ister; bu da kuru yukarı iter. Şimdi buna “TL’yi aşağı çekmek için manipülasyon yapıyorlar” denmez.
Hakkıdır; tahvilini ya da hissesini satar; aldığı TL’lerle dövizini alıp transfer eder, çıkar.
Şimdi içeride kalıp da döviz kuru riskini ortadan kaldırmak için swap yapanın önünü de keserseniz “örtülü sermaye kontrolü” olarak görülür. Nitekin perde arkasından konuşuyorlar da.
Siyasetçiler kötü ekonomik koşulları ABD ile çıkan diplomatik krize yıkmak için “ekonomik savaş ilan ettiler”, “kuru kurşun gibi kullanıyorlar” diyerek politik sorumluluğu ABD’ye ve Trump’a havale etmek isterken bir şey daha oluyor; bu söylemden korkan yurttaşlar dövizlerini bankalardan çekiyor.
Zeten baskıyla yaratılan tek seslilik ortamında “fısıltı gazetesinin” yolunu açmıştı siyasetçiler; sokakta yayılan fısıltı ile tedirginlik yayılırken bir de “bize ekonomik savaş ilan ettiler” türü açıklamalar vatandaşı iyice tedirgin ediyor.

27 Temmuz-24 ağustos arası dönemde bankalardaki döviz mevduat hesaplarında 7.9 milyar dolarlık azalış var. Tek başına 17 Ağustos’la biten haftada 7.5 milyar dolarlık azalış dikkat çekiyor.
Ne olmuş? Dolar kurunun 7’ye vurduğu hafta vatandaş döviz mi bozdurmuş? Böyle olmadığını görüyoruz. Nereye bakarak? TL mevduatlara bakarak. Aynı 1 aylık dönemde, TL toplam mevduat 25 milyar artmış. Yani 4.4 milyar dolar karşılığı (vadeli TL mevduat artışının karşılığı da 1.4 milyar dolar ediyor). Bu TL mevduat artışının da yüzde 67’si vadesiz mevduat artışı. Özellikle de bayram öncesi hafta devletin bankalara emeklilere ikramiye ve maaş ödemesi için geçtiği fonlardan oluşan bir akımın olduğu dönemde olmuş. Özeti şu; vatandaş döviz bozdurmamış, dövizi çekmiş.
Bunun böyle olduğunu teyit eden başka bir kanal da Merkez Bankası’nın efektif kasasındaki 1.1 milyar dolarlık azalış. Yani Merkez Bankası kasalarında her zaman bulundurduğu yabancı para efektifleri bu çekilişi karşılamak için bankalara vermiş.
Nitekim Merkez Bankası’nın bu dalgaya karşı döviz cinsi zorunlu karşılıkları serbest bırakması ile bankalar rahatlıkla bu döviz hesabı çekilişlerini karşıladılar. Ancak bu durum sürdürülebilir değil. Önceki yazıda da not düştüğüm gibi; bu defa bizatihi rezerv azalışı bir stigma halini alacak, Türkiye’nin kredi kanalları daha da daralacak.
Ankara siyaseti ekonomideki erozyonu-depremi karşılamak için temel adımları atmak yerine “bize savaş ilan ettiler” söylemini tekrarlayıp duruyor. TL’yi güçlendirecek adımları göremeyen yurttaşlar daha da tedirgin oluyorlar.
Siyasetçiler Trump’ı vatandaşa şikayet etmek yerine TL’yi savunmak için adımları atmalılar; en başta Merkez Bankası’nın elini serbest bırakmalılar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.12.2022
18.07.2022
18.02.2022
13.02.2022
29.01.2022
24.01.2022
17.01.2022
10.01.2022
4.01.2022
2.01.2022