Vedat Bilgin
Kemalizm’in meydana getirdiği birçok sorundan bahsedilebilir fakat bunların başta gelenlerinden biri Milli Mücadele’nin lideri Mustafa Kemal Paşa’ya ve onun mücadelesine verdiği zarardır. Kemalist ideolojinin, aslında İmparatorluğun Batılılaşma süreciyle birlikte iktidarı ele geçirmeye başlayan Tanzimatçı bürokratların devamı olan bürokratik kadrolar tarafından konjonktüre uygun bir biçimde ihdas edildiği ve Gazi’nin itibarına sığınarak ya da onun adının gölgesinde oluşturulmuş bir çeşit bürokratik tahakküm ideolojisi olduğu bilinmektedir.
Öyle ki, Tek Parti Yönetimi kurulurken bu ideoloji iyice tahkim edilerek açıkça millete karşı yapılan saldırıların merkezine oturtulmuştur. “Bu bakımdan Atatürk’ün kendi ideolojisi nedir sorusuna, bu konuyu çalışmış birçok yerli ve yabancı araştırmacı gibi ‘milliyetçiliktir’ denilmesini doğrudur ve bu ideolojinin temel vasıflarına bakıldığında da ortaya başka bir şey çıkmadığını söyleyebilirim. Nedir bu vasıflar? Bunlar: Milli Mücadele’nin tabii sonucu olarak bağımsızlık ilkesi, milli hâkimiyet fikri ve milli devlet anlayışıdır.”
Bağımsızlık zaferi
On dokuzuncu yüz yılda dönemin hâkim Batıcılık anlayışının bunda etkisi yok mudur? Elbette vardır ve zaman zaman ele alıp eleştirdiğim ‘Batılılaşma ideolojisinin’, Cumhuriyetin bürokratik kadroları tarafından Gazi’nin temsil ettiği bu anlayışı ikame edecek şekilde, duruma egemen olduğu görülmüştür. “Bilhassa Cumhuriyetin demokrasiye kapatıldığı, ‘parti-devlet’ özdeşleşmesinin yapıldığı, ‘resmi ideolojinin anayasaya girdiği’ süreçlerde, artık halkı dışlayan bir siyaset anlayışının devlete hâkim olmasıyla, ‘herkesin Cumhuriyeti’ olma iddiasıyla yola çıkarken yeşeren ümitler kaybolmaya başlamış; yerini ‘bürokrasinin cumhuriyetine’ bırakmıştır ki Tek Parti dönemi bunun en saf halidir. Bugün bu tarihsel olayları anlamak, birbirine karıştırılan süreçleri ayrıştırmak, içinde bulunduğumuz sorunlar açısından her zamankinden daha önemli hale gelmiştir.”
Türk milletinin bağımsızlık iradesine saldıranlara dün cevap verildiği gibi, bu bilinçle hareket ederek bugün de gerekli cevabı verecek anlayışta ve uyanık olmak durumundayız. Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramıdır, Türkiye’nin bağımsızlık zaferidir bu; ‘Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ de denilen bu savaşta 1922’nin 30 Ağustos’unda Başkomutan Mustafa Kemal Paşa sömürgecilerin Anadolu’ya uzanan ellerini, kollarını kırarak ‘bu topraklarda önümüzdeki bin yıllarda biz yaşayacağız, bizim milletimiz ‘hür ve bağımsız’ yaşayacaktır’ demiştir.
Vatan ve demokrasi
Gazi Mustafa Kemal Paşa Türkiye Büyük Millet Meclisi Ordularının Başkomutanıdır, bunun tarihsel olduğu kadar, günümüz açısından da önemli birçok yönü bulunmaktadır. Tarihsel önemi neredeyse bütün doğunun, Ortadoğu’dan Uzak Asya’ya, Hint’e Çin’e kadar sömürge haline getirildiği ve sömürge olarak yaşadığı bir zamanda Türkler, sömürgecileri Anadolu’da mağlup ederek bütün Doğu milletleri için bağımsızlık savaşlarının önünü açmışlardır.
30 Ağustos Zaferi’nin aktüel önemleri arasında zikredilmesi gereken ilk husus ise, küresel çağda Batı sisteminin bu coğrafyayı yeniden parçalayarak, kendi çıkarlarına göre siyasi haritasını değiştirme girişimine karşı ‘bağımsızlıkçı bir ruhla’ karşı koyma, milli direniş gösterme konusunda örnek bir olay olmasıdır. “Dün Milli Mücadele’nin kahramanları, milleti yanına alarak bunu başarmışlardır. Bugün milletle beraber olmanın şartı ve şekli demokrasiden geçmektedir ki Türkiye 15 Ağustos ihaneti karşısında millet olarak, ‘hem demokrasiye hem vatana’ sahip çıkma bilincini en üst seviyede yaşayarak her türlü saldırıya karşı devletiyle birlikte cevap vermeye hazır olduğunu bütün dünyaya göstermiş durumdadır.” Batı sisteminin başta patronajı olan ABD’ye onun Avrupa’daki uzantısı olan Almanya’ya karşı Türkiye’nin ortaya koyduğu tavır, 30 Ağustos 1922’deki bilincin bu topraklarda yaşamakta olduğunu, Avrasya coğrafyasına yapılan, yapılacak olan müdahalelere sessiz kalınmayacağını ortaya koymaktadır.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019