Ümit KARDAŞ
Akıl ve vicdanımızın bize gösterdiği yol ile, egomuzun ve dizginleyemediğimiz hırslarımızın istekleri arasında zaman zaman seçimler yapmak, iç çatışmalara girmek durumunda kalırız. Çoğu zaman da egomuzu ve hırslarımızı kayırmak gibi bir alışkanlığı ediniriz. Ancak iç huzurumuz için vicdana ihtiyacımız bulunmakta. “Huzur dolu bir kalple bir parça ekmek, vicdan azabı ile beraber olan zenginlikten bin kere daha iyidir.” (Amenemope)
Hanri Benazus, “En Güçlü Tanık Vicdan”isimli kitabında vicdanı şöyle tanımlamakta. “Vicdan; kendi kendimizi suçlayabilme, sorgulayabilme, direnebilme ve gerektiğinde savaş açabilme, kendimizi kendimize tanık edip, kendi kendimize ceza kesme üstünlüğüdür.”
Hz. Ömer, “Kötü bir işin en gizli şahidi vicdandır” derken, Kant, vicdanı içimizdeki ahlak kanunu olarak tanımlar. Aslında vicdan, bize büyük bir özgürlük alanı açar. “Dünyanın en yoksul kölesi bile, kendi vicdanı içinde özgürdü.” (Bledsoe)
Çatışmaların, gerilimlerin, savaşların, şiddetin egemen olduğu bir dünyada insanlık sadece kazanmaya ya da yok etmeye koşullandırılmışken, bu dünyada sevginin, paylaşımın, adaletin, diğerkâmlığın yeri yok gibi. Sabit bir fikrin, malın mülkün, çıkarların, şöhretin, statülerin, güç ve hükümranlığın hayatın merkezine oturtulduğu bir dünyada vicdanlı olmak bir ütopya mı? “Kalbimizde Tanrı’nın ışığı vardır, onun adı da vicdandır.” (Tolstoy)
İnsan olarak evrenin bir yansıması olduğumuzu unutarak, egolarımızın, hırslarımızın, çıkarlarımızın ve gücün peşinden gittiğimiz, vicdanımızı hayatımızdan uzaklaştırdığımız bir dünya yaşanabilir olur mu? Vicdanın içimizden gelen sesini bastırmadan, sevgiyle yaklaşmakla, sorumluca davranmakla, empati yapmakla dünyayı yaşanabilir kılabiliriz. “Görevini tam yerine getirmemiş olan vicdan yarasına, ne mazeretin çaresi, ne ilacın şifası çare getirmez.” (Mevlana)
Biz neysek onu yaşıyor ve yaşatıyoruz. Hayata ve insanlara tebessüm etmek, kendimize de kahkahalarla gülmek, sevecen, önyargısız ve vicdan sahibi olmak, güce, zorbalığa, nefrete, kin ve intikam duygularına üstün çıktığı zaman, dünya müşterek yaşanabilen bir insani değer alanı haline gelebilir. “İnsanlar kötülüğü arzuları kuvvetli olduğundan değil, vicdanları zayıf olduğundan dolayı yaparlar.” (John Stuart Mill)
Kuşkusuz hayata ilişkin maddi yükümlülüklerimiz var. Ancak maddi olana bağımlı olacak şekilde ona esir olmak ve bir yanılsamaya kapılmak bizi vicdanın çağrılarından uzaklaştırmakta. Aklımızı vicdan terazisinde tartmazsak hakikate ve huzura doğru yol alamayız. “Vicdan kalp penceresinden bakar, akıl gözünü kapasa da vicdanın gözü daima açıktır.” (Said Nursi)
Erich Fromm, hümanist vicdan anlayışını şöyle anlatmakta. “Vicdan, kendi içimizdeki bilgidir, yargıdır. Sadece aklımızın değil, tüm kişiliğimizin gösterdiği tepkidir. Vicdan kendimizin kendimize gösterdiği tepkidir. Kendine başkaldırıdır. Kendi sesimizi dinlemeyi başarabilmektir. Kendi sesini duymayan ve dinlemeyen insana çoğu kez, uyku; insanın vicdanını susturamayacağı biricik fırsattır.”
Balzac, biz onu öldürmedikçe vicdanın yanılmaz bir yargıç olduğunu belirtmişken, Lord Byron, vicdan azabının insanın içinde bir cehennem olduğu vurgusunu yapmış.
Vicdan doğuştan ruhla gelen bir yetenek midir, yoksa ruhun gelişiminin bir sonucu mudur? Bilinmez. Ama “İyi bir vicdan en rahat yastıktır”. (C. Brentano)
Vicdanlarımız rahat mı?
www.umitkardas.com
twitter.com/umit_kardas
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Selahattin Demirtaş’ın yazısı, zihnimiz ve zihniyet labirenti
4.11.2025 - Trump’ın meşruiyeti var mı ki!
17.10.2025 - “Ortaklaşmacı demokrasi” örnekleri: Fransa-Yeni Kaledonya özerk bölgesi
1.10.2025 - Cassandra Çığlığı*
7.09.2025 - “Ortaklaşmacı demokrasi” örnekleri: İtalya-Güney Tirol Özerk Bölgesi
1.09.2025 - “Ortaklaşmacı demokrasi” örnekleri: İtalya-Güney Tirol Özerk Bölgesi
27.08.2025 - Ademimerkeziyet: Dikey güçler ayrılığı ya da paylaşımı
7.08.2025 - Bir anayasa inşa süreci deneyimi: Yeni Anayasa Platformu (YAP)
4.06.2025 - Bir ülkeyi yaşanılır kılan adalet ve özgürlüktür!
25.05.2025 - Hukuk devletinin temeli: Adil yargılanma hakkı
11.05.2025
Yazarlar
-
Fehmi KORUVenezuela’yı aldı güya, ama para babaları güvence istiyor 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava’dan Ortadoğu’ya Ortak Gelecek Çağrısı; 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUİki ‘dost’: Trump ve Erdoğan 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünBu kadar düşüncesiz olabilirler mi? 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarLinç kültürü değil linç sektörü 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm Süreci, Halep çatışmasına heba edilir mi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUZihniyet akrabası siyasetçiler 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHalep’te “hendek direnişi” kararını kim verdi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİEmeklinin Türkiye Yüzyılı şimdi başlıyor desenize 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRTRUMP'A TEMİZ BİR "ÖDÜL" LÂZIM 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSuriye’deki tehlike 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuDers alınıyor mu? 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergil“Yerli ve Millî” ahlâk yanılsamasına karşı çağrı 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENAmbargo ile diktatörlük arasında sıkışan İran 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKaranlık Orman’ nedir? Trump’ın hepimizi soktuğu yerdir 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNESiyasetin cinselliği 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsan hakları için dış müdahale tartışması 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANCumhurbaşkanı partili mi partisiz mi? 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKNormatif çerçeve, pratik ve Türkiye’nin durumu 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMADURO 2014 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciFaizi kim düşürmüyor 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanHalkını adalete hasret bırakanların ibretlik hikayesi… 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAK Parti'deki Truva Atları... 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -4- Libya’ya sır seyahat... İki banka yöneticisi kimliğini niye gizledi? 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRŞov bir kez başladığında… 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTrump’ın Venezuela operasyonu ve sistemin çöküşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasTrump’ın yeni ‘dünya düzeni’ ve Türkiye 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNGangsterin dönüşü! 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayBelirsizlikler yılı 2025 geride kalırken 2026 ne getirecek? 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERVenezuela’da hortlayan “Büyük Sopa” politikası 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞBeykoz’da bir Türkiye klasiği 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞİKİ BÜYÜK TEHLİKE: “UYUŞTURUCU VE IŞİD” TERÖRÜ…” 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRAraştırmalarla Kürt meselesi: Kutuplaşmanın niteliği artık ideolojik değil, duygusal 5.01.2026 Tüm Yazıları





































Ad Soyad Giriniz...
Sevgili okur lütfen Maide süresi 32. ayet, ve diğer ilgili ayetleri okuyunuz daha sonra şu linki tıkla ve lütfen ön yargısız olalım: http://www.yorumla.net/turk-tarihi/5...ehzadeler.html evet Osmanlı sütten çıkmış ak kaşık olmadığını sızde göreceksiniz. iyi çalışmalar
Ad Soyad Giriniz...
Hocam merak ettiğim bir konu var.? Madem ki Osmanlı dini kullandı Kardeş katli doğru değildi bu söylenene göre Osmanlı Sultanları bir katil midir? Bilgimiz üzere Sultanlarımızdan Yavuz Sultan Selimde Ahmed ve Korkut kardeşlerini öldürdü. Eğer Yavuz Sultan Selim Katilse neden sadece 1 kase çorba ile sefer üstüne sefer yaptı ve aşılamaz denilen tarihde tek şahısların bile zor aştığı çölü o koskocaman bir ordu ile aştı .? Dini kullanan adam bu kadar cefayı cekermi.?
Liman der /Mücahit Toral
Sayın ali uzun Apo nun savunduğu dava KURAN gözüyle Hz. Peygamberin uygulamalarına bakarsak HAK, Ama yollu Batıl. takkeli münafıkların gözü ile bakarsan ihtilafa düşersiniz Şeyh sayıt ve onun savunduğu İslam kardeşliği davasına haksızlık eder Tağutun tuzağına takılırsınız. kurandan uzaklaşır Orhun kitabelerine tapmaya kadar gidersiniz yok eyer Mümin gözüyle bakarsanız peygamberin halklarla ilgili Medine uygulaması ortada, Doğrusu bende nihat abimin son görüşlerini merak ediyorum. viyana slm
Liman der /Mücahit Toral
Sayın ali uzun Apo nun savunduğu dava KURAN gözüyle Hz. Peygamberin uygulamalarına bakarsak HAK, Ama yollu Batıl. takkeli münafıkların gözü ile bakarsan ihtilafa düşersiniz Şeyh sayıt ve onun savunduğu İslam kardeşliği davasına haksızlık eder Tağutun tuzağına takılırsınız. kurandan uzaklaşır Orhun kitabelerine tapmaya kadar gidersiniz yok eyer Mümin gözüyle bakarsanız peygamberin halklarla ilgili Medine uygulaması ortada, Doğrusu bende nihat abimin son görüşlerini merak ediyorum. viyana slm
ali uzun
kamuoyunda Apo olarak bilinen teröristbaşı hakkındaki görüşlerinizi de merak ediyorum .
CÜPPELİ AHMET HOCA
Cinler çarptı Taha kardeş .Tanıdığınız bir estetikçi var mı?
Köroğlu
Nihat Hocam .söylediklerinin doğruluğunu zaman gösterecektir. Velakin, ülkemizde ne kadar çok diktatör varmış,onları göremeyecek kadar körmüşüz. İyiki söyledin. Raptiye rap rap,zaptiye zap zap,rep rep.
HALK EDEBİYATIMIZDAN
Ben bu anti şovanist mi , şovenist mi , showenist mi sözlerinden pek birşey anlamadım .Sanırım ,ANTİ SHOW-MEN Demek istiyor .bu arkadaş .Onun ne olduğu önemli değil .Fakat yazıları düşündürücü . Halk şairimiz Karacaoğlan dediği gibi : Çağır Karacaoğlan çağır , taş düştüğü yerde ağır, yiğit sevdiğinden soğur sarılmayı sarılmayı..
Anti showeniste
NİHAT kardeş profinde çok sitemli bakıyorsun. TIPKI : Leonarda Vinçi nin MONO LİSA PORTRESİ gibi . ağlıyor mu ,gülüyor mu ,yoksa hüzünle birleşmiş hiddet .. kime ....? NE olur ıslak ıslak bakma öyle ( Cem KARACA )
Ad Soyad Giriniz...
HAKİMİYET ,yeri göğü yaratan yüce RABBİMİN DİR . Değerli kardeşim sen ŞOVENİST LE ( CHAUVİN) ,ŞOVANİST( şov yapan ) karıştırdın galiba . YOLUN açık olsun.
xale sılo
http://www.duzceyerelhaber.com/kose-yazi.asp?id=3949&Nihat_TAsTAN-__Hakimiyet_Kimindir_? (Anti şovenist kardeş lütfen oku ve mümkünse görüşelim)
ANTİ ŞÖVANİST
İnandığım yüce dinim ve onun PEYGAMBERİ ,( s.a.v) EFENDİMİZ , SANEMLERİ yıkmak için öylesine hidayetli davrandı ki , hak geldi batıl zail oldu.( Xale sılo kardeşe cevabımdır.)
Xale sılo
VAY BE BU ÜLKEDE NE KADAR DA "SANEM"LERİYLE BERABER HİDAYET, BULANLAR VARMIŞ MEĞERSE !!! HAKİKAT İSE: "SANEM"LERİ HAYATINDAN SİLMEDEN HİDAYETE KAVUŞULMAZ. "HAKKI/ BATILDAN" AYIRMADAN HAKİKATE ULAŞILMAZ. Anti Şoveniste kardeşe düşünmesi için inanıyor ise irdelesin ve ona göre değerlendirsin.
ANTİ ŞÖVANİST
hidayeti kutlayan hidayetsiz yazar : 1920 lerdeki iktidarları ve Kemalistleri ( Türkiye Cumhuriyetinin temsilcileri.) diktatör olarak nitelemek ,Hasan Celal Güzel ( TÜRKMEN OLDUĞU İÇİN.) Karşı çıkmak ; seni şövanist yapıyor.
murat
ilk defa sitenızı gordum ve yazınızı okudum tebrık ederim sizi 5000 km oteden selamlar
rahmi
eline sağlık Nihat abi
Poyraz POL.
Ayhan, siz kofta bir güvenlik görevlisi gözüyle baktığınız için anlayamazsınız. daha önce de konuşmuştuk, lütfen biraz kitap oku ve olaylara farklı pencerelerden de bakmaya çalış şahsınıza demiyorum, ama sizin gibi düşünenlerin bir çoğu şu sözü söylemekteler (M. Kemal olmasaydı "Anneleri belli olurmuş- Babaları belli olmayacakmış" böyle aşağılıkça söylemlerle bir Türk Dünyaya bedeldir deyimleriyle senin gibi ve benim gibi safları hedef tahtası yaptılar. ekabir çocukları ne zaman öldü duydun mu?
ayhan seran
Yazının konusu ne olursa olsun,kurtuluş savaşına,cumhuriyete,Atatürke dil uzatmak,tek adam,diktatör yaftaları takmak yazar müsvettelerinin tutundukları dal oldu bu dönemde.Ancak böyle prim yapabiliyor kifayetsizler.1920lerde sanki bu günkü demokratik düzen varmış gibi,krallar,imparatorlar,sultanlar yokmuş gibi milleti kandırıyorlar.
Yılmaz Gün
Siz sağcılar yıllarca desteklediniz şi mi aklınız başınıza geliyor dün de böyleidiler bugünde böyle bunlar malesef böyleler.yinede anladıysanız biz de sizi kutluyoruz:)
ALİ UZUN
Kürtler dili,kültürü,edebiyatı,adet ,örf ve gelenekleri ile Türk halkının uzun yıllar bereber yaşadığı ve bu beraber yaşama arzusunu da hala devam ettiren bir HALK tır.Ahmedi Hani ve Melayı Ceziri önde gelen edebiyatçılarıdır.Hasan Celalin haddine değil bu meselelerde söz söylemek.
Faruk
Hadi oradan hadi oradan denilir mi? hem de karşısındaki bir bayan yazıklar olsun bu ülkeyi böylemi yönettiniz hiç mi usul görmedin be adam!!!!
Taha Erdem
Ne yazık ki bu ülke de özeleştiriden bahsedilince, CİN şişeden çıkar ve güya müslümanım diyen cuhelanın suratına çarpar!!!!!!!!!!!!!!!