Yıldıray OĞUR
Haramidere’de oturan, çöplerden hurda toplayıp satarak geçimlerini sağlayan Ateşli ailesinin telefonu çaldı bir akşam. Arayan İzmir Foça’da askerlik yapan oğulları Özkan’dı. “Ne olur bana bir uçak bileti alın, bayramda orda olayım” diyordu. O bilet alındı. Tam 100 tane lira buldular. Tek tek birer liraları toplayarak 100 lira yaptılar ve oğullarını bayramda yanlarına getirdiler. Beyaz üniformalar içinde gönderdikleri Foça’dan kırmızı tabuta sarılı olarak geldi 20 yaşındaki Özkan’ın cenazesi. Geriye 16 yaşındaki eşi Dilara ile biri altı aylık iki çocuğu kaldı.
Necati Güneş 1986 yılında Van’da doğdu. Ankara’ya üniversite okumaya gitti. Yurtlarda Kürt olarak barınamadı, üç arkadaşıyla ev tuttu. Bir Newroz’dan sonra yasadışı gösteriye katılma suçuyla polis evlerini bastı, gözaltına alındı, bırakıldı, aynı anda rektörlük okuldan uzaklaştırma kararı verdi. Yetmedi, ev sahibi de evi boşaltmalarını istedi, eşyalarını kapının önüne koydu. Van’a döndü, Eğitim Sen lokalini polis bastığında yeniden tutuklandı, dokuz ay hapis yattı. Çıktı yeniden okuluna dönmek için Ankara’ya gitti. Ama sicili önüne çıkarıldı, tehditlere, baskılara daha fazla dayanamadı, 3. sınıfta okurken 2009 yılında dağa çıktı. O dağa çıktığında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Kürt sorununda güzel şeyler olacağını söylediği uçak seyahatinden dönmüş, Başbakan Erdoğan açılım için çoktan düğmeye basmış, Oslo süreci çoktan başlamıştı. Bir yıllık gerilla olarak gönderildiği Şemdinli’de bir karakol baskını sırasında hayatını kaybetti.
İzmir Foça’da yaşayan 59 yaşındaki çiftçi Yusuf Kafalı, yanında şoför olarak çalışan 55 yaşındakiZekariya Toksuz’u da alarak tarlalarını sulamaya gitmişti. Karşı köyde yaşayan 46 yaşındaki Bahri Şirin de tarlasını sulamak için evden çıkmıştı. Geç vakit olmuş, üçü de evlerine dönmemişti. Aileleri Jandarma’ya başvurdu. Aramalardan sonra üçünün cesedi de sulama kanalında bulundu. Başlarından birer kurşunla vurulmuş olarak. Hiç düşmanları yoktu, kendi hâllerinde üç yaşlı çiftçiyi kim başlarından vurmuş olabilirdi. Gerçek aylar sonra ortaya çıktı. Onların vurulmasından iki gün sonra o civarlardan geçen bir askerî araca saldırı düzenlenmişti. Saldırıyı düzenleyenler bir süre sonra yakalandı. Ve üç çiftçiyi saldırı için keşif yaparken kendilerini gördükleri için vurduklarını itiraf ettiler.
18 Mart 2011 günü sabahı Bingöl’ün Kiğı ve Adakları ilçeleri arasındaki vadide bir grup PKK’lının tespit edilmesi üzerine çıkan çatışmada dört PKK’lı öldürüldü ve iki korucu ağır yaralandı. Çatışma haberi, ateşkes sürecinin istisnai çatışmalarından biri olması dışında dikkat çekmedi. Öcalan’ın kesin emri olduğu için ateşkes nedeniyle PKK’lılar zorunlu kalmadıkça çatışma olabilecek alanlara çıkmıyor. Saklandıkları yerlerde kalıyorlar. Zaten dışarıda yarım metre kar vardı. Peki, sayıları dokuz olarak ifade edilen bu PKK’lı grup kar kış altındaki Bingöl’de, hem de sabah saatlerinde niye tespit edilebilecekleri açık bir alana çıkmışlardı? 18 mart gününe özel bir durumdu bu. O gün derbi günüydü. Akşam Galatasaray- Fenerbahçe derbisi vardı. Dokuz PKK’lı genç, akşamki derbiyi izlemek için saklandıkları yerden çıkmışlardı. Belki yakınlardaki bir köye, belki de cep radyolarının ya da televizyonlarının yayını çekebileceği bir alana gitmek için...
1994 yılında Bingöl’ün Yaylıdere ilçesi Yavuztaş köyü savaş uçakları tarafından bombalandı. Yakınlardaki bir karakola yönelik saldırıyı önlemek için düzenlenen saldırıda köyün muhtarı hayatını kaybetti. Evlatları devletle mahkemelerde baş edemedi. Olay örtbas edildi. Ta ki 16 yıl sonra MR çektiren kızları Songül’ün belinde görülen metal parçaya kadar...
Akmerkez’in önünden geçtiği saatlerde meydana gelen patlamada bir bacağı kopanAyten Bal, Siirt’te ablaları ve kız arkadaşlarıyla gittikleri kutlama yemeğinden dönerken arabalarına atılan roketle ablalarını, arkadaşlarını ve bir bacağını kaybeden 17 yaşındakiNuran Evin, makarna yap geliyorum dediği annesinin ceset parçalarını topladığı Ceylan....
30 yıllık bu korkunç savaşın genç sayılabilecek bir yazarın beş yıldır yazdığı köşesine düşmüş acılarından küçük bir kesitti.
Çok kirli bir savaştı. Ben yazarken utandım. Çok acı yaşandı. Kimse masum değildi, kimse haklı değildi. Ölüme, acıya kılıf bulmaya çalışanlardan da utandım.
Ama işte bitiyor. Bugün eğer bir aksilik olmazsa bu kirli, bu korkunç savaş bitiyor.
Emeği geçenlere minnettarız. Adlarınız hep hayırla yâd edilecek. Bundan sonra ne yaparsanız yapın, bundan önce ne yapmış olursanız olun, artık hep bu barışla anılacaksınız. Tarih sizi bununla yazacak. Necatilerin, Özkanların, Nevinlerin, Ceylanların hayatlarını kurtaran kahramanlar olarak... Geç oldu, çok acı yaşandı, ama sonunda bitiyor işte.
Bugün çok güzel bir gün. Son 30 yılın en güzel bahar günü bugün. Bugün Hayırlı Perşembemiz.
Yazarlar
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025