Abdurrahman Dilipak
Hayat su gibi akıp gidiyor. Covid’le tanışalı nerdeyse bir yıl olmuş. Gelecek günler geçen günleri aratır mı diye korkuyor insanlar. Covid mutasyona uğramış, Kızamık artmaya başlamış. Aşı geliştiriyormuşuz, peki o aşılarda kısırlaştırıcı madde iddiası konusu ne olacak!?
“Korku pandemisi” Covid’den daha korkunç bir hal aldı. Çin’de çıkan Covid artık Çin’in gündeminde değil, İsveç zaten hiç oralı olmadı. Biz de evde kal, maske tak, sosyal mesafeye dikkat, elini yıka, kolonya kullan gidiyoruz.
İşgale karşı halk muhteşem bir direniş gerçekleştirdi. Kuvayı Milliye, Müdafayı Hukuk, “Ya istiklal ya ölüm”.. Doğuda Kars İslam Cumhuriyeti, Batıda Batı Trakya Türk Cumhuriyeti, Antep ve Maraş’ta “İlayı kelimetullah için” ayaklanan halk!
Dün İstanbul’un kurtuluşu idi. İşgal kuvvetleri geldikleri gibi gittiler. Ruslar gitti, biz Rus generallerinin heykelini Taksim anıtına diktik. Bugün o anıta çelenk koyuyor “devlet büyüklerimiz”. “Rakıyı içince anladık Yunan’la kardeş olduğumuzu”! Bugün Azerbaycan için söylüyoruz “İki millet tek devlet” diye, Venizelos geldiğinde Yunanistan için söylüyorduk aynı sözleri. İngilizlerle, Fransızlarla müttefik olacaktık sonuçta. Ruslarla dostluğumuzu pekiştirmek için Komünist Partisi bile kuracaktık. İngilizlerle dostluğumuz İngiliz kıralının ziyareti ile pekiştirilecekti. Dün dünde kalmıştı, Demirel’in dediği gibi “Dün dündür, bugünse bugün”. Dosttuk artık. Yüzümüzü batıya dönmüştük, zaman algımız, mekan algımız, kıyafetimiz, yazımız, eğitimimiz bu “yeni normal” döneme uygun hale getirildi.
Hani inkılablar deniyor ya, aslında hepsi Osmanlı’da vardı. İnkılabların bizim hayatımızdaki tek gerçekliği, İslami olanın yasaklanması ve batılı olanın “mecbur” edilmesi idi. Artık “Muasırlaşacaktık.” “Asri” yani “Çağdaş” bir toplum olacaktık. “Asri hayat, oh ne rahat, yan gelde yaaaat!” Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak denen 3 tarzı siyasetten, İslamlaşmak 2. Meclisle başlayan, Lozan sonrası 2. Cumhuriyetle birlikte tasfiye edilmeye çalışıldı. İslam “irtica”, dindar “mürteci” olarak damgalandı. Türkçülük Moiz Kohen / Tekinalp tarafından Atatürk Milliyetçiliği” şeklinde yeniden tanımlandı. Türk Ocakları’nın arkasındaki ana sponsor “Lazaro Franco” idi. Biraz Hitler Nazizm’i, biraz Mussolini faşizmi, “Dağ başını duman almış..” “Kara gömlekliler, “Yavru kurtlar” vs.. Tek Parti döneminin sonuna doğru Türkçülük tabutluğa kaldırıldı(!). Kala kala “Batılılaşmak” kaldı elimizde.
Bugünlere geldik. Bugün halimiz ortada. AB kapısında bekletiliyoruz, NATO’da “ucuz asker deposu, sıçrama tahtası, paratoner, batının güvenlik bariyeriyiz. Kıbrıs Rum kesimi, Bulgaristan, Yunanistan, hepsi AB üyesi oldu ve biz hâlâ bekletiliyoruz.
Dün Doğu Akdeniz’i, Ege’yi konuşuyorduk. Suriye ve Irak gündemdi, Libya’yı konuşuyorduk. Şimdi gözler “can Azerbaycan”da. Tam böyle bir zamanda gündeme bomba gibi düşen bir haber: Kırgızistan’da 4 Ekim Pazar günü yapılan milletvekili seçim sonuçlarını protesto eden göstericiler, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve içerisinde yer alan parlamentoyu işgal etti. Göstericiler, yolsuzluk suçlamasıyla tutuklanan eski Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev’i işgal ettikleri cezaevinden çıkardı”.. FETÖ darbe mi yapıyor yoksa. Yeni bir “Taliban” vakası mı yaşıyoruz. Ya da yeni bir “Belarus” vakası mı? Savaşlar, cepheden gelen haberlerden bağımsız okunamaz. Ama tek gerçek cepheden gelen haberlerden de ibaret değildir.
Sıcak çatışmalar, hiçbir zaman çatışmanın iki tarafından ibaret bir sebeb-sonuç ilişkisi ile sınırlı bir etkiye sahip değildir. Azerbaycan’da yaşanan olaylar, süreç ve sonuçları Rusya’yı da ilgilendirir, İran’ı da Türkiye’yi de. Minsk grubu üzerinden Fransa’yı da ilgilendirir, ABD’yi de. Bu konu Fransa üzerinden Avrupa’yı da ilgilendirir. O zaman NATO’yu da ilgilendirir. BM Güvenlik Konseyindeki 5 daimi üyenin 3’ü Minsk grubunda. O zaman hem BM, hem de Güvenlik Konseyini de ilgilendirir.
Türkiye ve İran, D8 ülkesi. Pakistan da bu krizde Türkiye ve Azerbaycan’ın yanında. Yani D8 ülkelerinin 3’ü bu olayda aktif taraf. Bu konu D8 ülkelerini de ilgilendirir. D8 ülkeleri Endonezya, Malezya, Bangladeş, Mısır ve Nijerya. RCD yerine kurulan Bölgesel İşbirliği konferansında ayrıca Türkiye ile birlikte yine İran ve Pakistan da var. Öte yandan; Azerbaycan Türk dünyasının bir parçası.. Bu işten ister istemez Gürcistan da etkilenecek. Ermenistan bir kara ülkesi. Denize tek çıkışı Gürcistan üzerinden. Azerbaycan Genelkurmay başkanı Rusların adamı diye tutuklanıyor, Ruslar Ermeni Genelkurmayını istemiyor.
Bakın, bu kadar karmaşık hesapların olduğu bir coğrafyada, sadece bir çatışma alanına bakarak gerçeği göremezsiniz. Mevlana’nın dediği gibi “Köpeğin kuyruğuna basarsınız, sesi başka yerden çıkabilir”. Şunu görelim, Minsk grubunun orada varlığı, oradaki krizin varlığına bağlıdır. Onlar krizi sona erdirirlerse kendi varlık sebebleri ortadan kalkar. Orada varolmak için kontrol edilebilir ve yönetilebilir bir krize ihtiyaçları var. Onun için sadece Karabağ’a bakarak gerçeği göremezsiniz. Gerçeğin şifreleri Washington, Londra, Moskova ve Paris’te gizli, hatta Vatikan’da, Tel Aviv’de gizli.
Bu sorun tamamen çözülse bile, yarın iş isyanlar, bölünmeler, darbe girişimleri gündeme gelebilir. Onun için rejimler ve yönetici kadroların da kendilerini gözden geçirmeleri gerek. Tek sorun sınır değil. Gelecek günlerde bizi nelerin beklediğini görüp, yüzümüzü Hakk’a, adalete çevirip ona göre bir yol izlememiz gerekir. Yoksa bir dert biter, başkası başlar. Bakarsınız gelecek günler geçen günleri aratır olmuş. Sadece bizim dışımızdakilerin değişmesi yetmiyor, bizim de değişmemiz gerekiyor. Unutmayalım ki, biz kendimizi değiştirmeden, Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecektir. Övünmek ve dövünmek çare değil. Selâm ve dua ile.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024