Ahmet AY
- yüzyılın ortalarına doğru Fransa merkezli Jön Türk toplantıları başlamıştı. İngiltere ve Fransa Jön Türkleri hazırlamak için adeta seferber olmuştu.
Yurtdışında eğitim görenlerin başını çektiği Jön Türk hareketi 1860'ların sonuna doğru İttihad Terakki'ye evrilmişti. İngiltere, Fransa, Rusya gibi Batılı ülkelerin desteği ile Osmanlı içinde ciddi bir güç olan İttihadçılar, Batılı müttefiklerini memnun etmek için ülkelerini kana bulamaktan çekinmediler. Zaten elin gâvuruyla başı belada olan Osmanlının, gâvuru aratmayan yöntemlerle İmparatorluğa çöreklenmiş İttihad Terakki ile mücadelesi İmparatorluğu oldukça güçsüz düşürmüştü.
Dikkat ederseniz Jön Türk-İttahad Terakki Osmanlının en zayıf dönemlerinde ortaya çıkıyordu. Nihayetinde Osmanlıyı parçalayan bu örgüt kendisine Batı'da yer bulmuş, Hıristiyan dünyanın güçlerinden lojistik ve stratejik destek görmüş, hatta plan ve programını Batı ile birlikte hazırlamıştı.
Olanları biliyorsunuz,
İttihad Terakki Osmanlının ders kitaplarını hazırlama işinden, yönetimi ele geçirmeye kadar idareyi tamamen kuşatma altına aldı. Sonunda Osmanlıyı parçalayan güç olarak tarihe geçti İttihat Terakki.
Burada şu hususu hatırlamakta fayda var:
Balkan ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanması Jön Türklerin Osmanlı aleyhinde çalışmaları ile başladı. Keza içerde de kanlı günler yine bu dönemde tırmandı. Başta İngilizlerle Fransızlar olmak üzere Hıristiyan Dünyasından destek alan İttihad Terakki Sultan Abdülaziz'e sadakatinde ve görevdeki liyakatinde tartışmasız bir isim olan Sadrazam Mahmud Nedim Paşa'yı azlettirmek için yoğun çaba içine girdi. Bu amaçlarına ulaşmak için İngiliz-Fransız-Rus destekli olan “talebe ayaklanması” gibi olaylarla (1876) Sultan Abdülaziz'i zor durumda bıraktılar. Nihai hedefleri Sultan Abdulaziz Han'ı azlettirmek olan bu güruh Rus-Fransız ve İngilizlerle bir olup ilk TALİBAN hareketi ile din kılıflı Batıcılık yapmakta bir beis görmedi.
O dönemde görevden azledilmiş olan Mithat Paşa'nın evinde planlanan TALİBANgösterisi sonrası Sultan iyice kuşatılmıştı. İttihad Terakki destekli “TALİBAN”ayaklanmasından 20 gün sonra Şeyhülislam Hayrullah'a imzalatılan fetva ile Sultan Abdulaziz tahttan indirildi.
TALİBAN ayaklanmasından sonrası tahta geçen ve durumu doğru okuyan Sultan II. Abdulhamid Han'ın Almanya'yla yakınlaşması İngiltere ve Fransa'yı oldukça tedirgin etmişti. Çünkü bu yakınlaşma Almanları oldukça güçlü hale getirmişti. İngiltere boş durmadı, Abdulhamid Han'ı güç durumda bırakmak için Doğu'da Ermeni isyanlarını başlatmış, Osmanlıyı parçalamak, paylaşmak ve Sultan'ı devirmek için Rus Çar'ına teklif götürmüştü.
Yaşananlar birebir aynı, yüz yıl önce yüz yıl sonra, değişen tarih/rakamlar. İttihad Terakki topyekûn yerini CHP, Fetullah Gülen ve Türk-Kürt sol örgütlere bırakmış, istekler aynı. İşbirlikçiler aynı, haritalara yaklaşım aynı, kurşunlar aynı, stratejiler, planlar aynı.
İçerden vuruluyorduk dış planlama ve dış destekle.
Batı kendi menfaatlerine amade olmayan Osmanlı devletine saldırdığı gibi Türkiye'ye de düşmanca saldırıyor. Siz ya Batı'dan gelecek bütün taleplere hayhay diyerek ‘gerçek anlamda partner' olursunuz ya da milletinizin menfaatlerini önceler ‘partnerlerinizi rencide etmiş' olursunuz.
Bakınız, Rus Dışişleri Bakanı Lavrov Alman Meclisinin aldığı ‘Ermeni Soykırım' kararı ile ilgili, “Tüm bunların, en nihayetinde Türkiye'nin birçok meselede gerçek anlamda partner olmak istememesinden ve Avrupa'dakiler de dahil olmak üzere partnerlerini rencide etmesinden kaynaklandığını düşünüyorum” diyor.
Yani Batı dilinde bu,
Türkiye bizlere her yönüyle imtiyaz tanımıyor ise bizim için Türkiye düşmandır ve bu da bizim için Türkiye'ye saldırma hakkı veriyor demektir.
Alman Meclisi'nin –üçte bir katılımlı da olsa- kabul ettiği ‘Ermeni Soykırımı' bu saldırının başka bir çeşididir. Yoksa geçen yıl Osmanlı-Ermeni mukatelesinin 100. yıldönümünde oylanıp kabul edilmesi Almanlar için daha uygun olurdu. Demek ki bu son bir yıl içinde‘Türkiye gerçek anlamda partner olmak istememiş' olmalı ki Almanlar bu kararı alma yoluna gitti.
Osmanlı-Ermeni mukatelesi ile ilgili kararı meclislerin değil, konu ile ilgili bilim adamlarının, arşivleri tarayacak uzmanların vereceği bir karardır. Ancak Türkiye'nin bütün çağrılarına rağmen Rusya, Almanya ve diğer ilgili ülkelerle beraber Ermenistan arşivlerini uzmanlara açmak istemiyor. Neden?
Mademki bir soykırım var, bunu ancak iddia sahibi ülke/ler/in arşivleri ispatlar. Ancak yıllardır “arşivleri açalım” çağrısına RED cevabı verenler de iddia sahibi ülke/ler.
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, “Buradaki meselenin Ermeniler olmadığını, istismar edildiğini iyi biliyoruz. Türkiye'ye karşı bir şantaj aracı, sopa olarak kullanılıyor… Biz bütün arşivlerimizi açtık. Gelin sizde açın karşılaştıralım… Ama buna cesaret edemezsiniz. Biz bu konuda açığız, rahatız… Asıl önemli olan bölgede faaliyette olan diğer ülkeler buna hazır mı?
Mesela Ermenistan'da faaliyetlerine devam eden örgütler buna hazır mı? Almanya buna hazır mı? Hem Türkiye'ye aynı suçlamayı sunacaksınız hem de yapılan teklife arkanızı döneceksiniz” derken konu ile ilgili bir gerçeği ortaya seriyor.
Arşivleri aç diyorsun, kaçıyorlar,
Bu işi uzmanlarına bırakalım diyorsun, durmuyorlar,
Gelin ne olup bittiğini tartışalım diyorsun, sessizliğe gömülüyorlar.
Almanya hangi oyuna geldiğini yakında görecek. Almanya tek dostunu da kaybetti. Enerji ihtiyacı bakımından dünyanın en kritik ülkesi olan Almanya bölgeden kendi elleriyle ipini çekti.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
13.04.2019
8.02.2019
27.03.2019
25.03.2019
6.02.2019
21.02.2019
6.02.2019
4.02.2019
26.01.2019