Ahmet TAKAN
Geride bıraktığımız hafta, milleti derinden gazlama faaliyetleri sırasında sarayda inceden bir kavga yaşandı. Sarayın 2 önemli gazlama aparatının uzun süredir aralarında yaşadıkları didişme sosyal medya aracılığıyla gün yüzüne çıkıverdi.
Neydi o kavga?..
Büyükelçi sıfatlı Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın’ı hedef alan video…
İktidara destek veren videolarıyla bilinen ‘@Busralsall’ sosyal medya hesabı üzerinden, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un kıyaslandığı bir video yayınlanmıştı.
Yayından kaldırılan videoda, muhalefet liderlerinin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’a yönelik eleştirilerine cevap verilirken, “Peki neden İbrahim Kalın değil de Fahrettin Altun?” sorusu yöneltilerek, soruya şu cevaplar verilmişti:
“Ağayı (Erdoğan) dövemeyen marabasını dövermiş, kabul. Ama hangi marabasını? Herhalde rızasına en muvaffık iş yapanını, ona en sadık olanını, düşmanlarını öz düşmanı gibi bilenini.”
Ee, ne var şimdi bunda?.. Güya sel felaketinin yaralarını salmak için Giresun’a giden 3 Bakan’ın kepçe içindeki görüntüleri ile hava atan bir iktidar anlayışında bu kavgalarda oldukça doğal mı?.. Vallahi, bana sorarsanız ben buradaki devlet anlayışını, devlet yönetme şeklini taa bakanların karar verme zafiyetine kadar sorgularım. Ancak bugünkü konumuz bu değil. Bugünkü yazının gündemi saray kavgaları yüzünden devletin ve milletin içine düştüğü perişan hal!.. Yoksa, 3 bakanın bir kepçede ne işleri var? Hem de canlarını hiçe sayarak… Sarayın içindeki hizipler, akşam yatıyorlar kabine revizyonuyla sabah kalkıyorlar kabine revizyonu ile… Kepçenin içinde bulunan 3 bakanın temsil ettikleri, bakanlıkların 2’sinin bölünebileceği konuşuluyor. En azından birinin bölüneceğine kesin gözle bakılıyor…
Dönelim, meşhur video kavgasına… Saray kulislerinden aktaralım;
Fahrettin Altun ile İbrahim Kalın’ın arası epeydir fena halde açıkmış. Birbirleri ile direk olarak kavga etmeseler bile adamları üzerinden gizliden gizliye kavga eder dururlarmış.
Şimdi kemerlerinizi bağlayın!.. Altun ile Kalın’ın aralarındaki, büyük çekişmenin sebebi de Dışişleri Bakanlığı koltuğu yüzündenmiş. İkisi de Dışişleri Bakanlığı’na talip olduğu için saray içinde sürekli itişip kakışıyorlarmış. Hem de saray çalışanlarına “illallah” dedirtircesine. Kalın, sarayda kapalı kapılar ardından Fahrettin Altun ve taraftarlarından gelen salvoları alttan alsa da için için pek sinirleniyormuş. Söz konusu videoyu da epey bir söylenerek yayından kaldırtmış…
Vallahi de billahi de çok enteresan!.. Bu kılavuzların verdiği akıllarla Suriye’de halimiz ortada.. Libya’da halimiz ortada… Doğu Akdeniz’de halimiz ortada.. Irak’ta halimiz ortada… Ege’de halimiz ortada… Kılıç ile hutbe gazı tutmadı… Karadeniz’den gaza bastılar… Ya tutarsa!.. Altun ile Kalın Dışişleri Bakanlığı için kapışıyorlar da o koltuğa ezelden beri talip olduğu bilinen Hakan Fidan’ı ne yapacaklar?..
Ortalığı sel götürüyor!..
Şu hale bakın… Soralım bakalım bu muhteremlere; ne oldu Fırat’ın doğusu?.. Hani şu bir gece ansızın iniliverileceği iddia edilen… Hani şu dümenden efelenmelere ile mühletler verilen… Hani şu Mehmetçiğin kanı ve canı ile başlatılan sonra ABD ve Rusya’nın “höt” demesi ile durdurulan Barış Pınarı Operasyonu vardı ya!..
Ben söyleyivereyim neler olduğunu… Hem de önceki gün basnews.com’un haberinden…
“Suriyeli Kürt yönetici: gelecekte Fırat doğusunda Hristiyanlar, Araplar ve Kürtler arasında ortak yönetim
Suriyeli Kürt yönetici bugün (Pazar), batı ve ABD desteğiyle gelecekte Fırat’ın doğusunda Kürtler, Araplar ve Hristiyanlar arasında müşterek yönetim olacağını vurguladı.
Suriye-Kürdistan Demokratik partisinde (Suriye’de Kürt Ulusal konseyi-ENKS taraflarından birisi) yönetici ve Erbil’de Salahaddin Üniversitesi’nde siyaset Bilimleri fakültesinde Profesör Kava Azizi, ABD ve batı desteğiyle Fırat’ın doğusunda gelecekte Kürtler, Araplar ve Hristiyanlar arasında ortak bir yönetim olacağını belirtti. Suriye Demokratik konseyinin Fırat’ın doğusundaki bileşenlerle ortak bir yönetimi olduğunu yine aynı şekilde ENKS, Arap ve Süryani bileşeni arasında anlaşma bulunduğuna işaret etti. Azizi, Pyd ve ENKS arasındaki müzakerelerin bölge bileşenlerinin tümü arasında ortak bir yönetim kurmayı amaçladığını sözlerine ekledi. ABD’nin Fırat’ın doğusunda müşterek yönetim projesini destekleme de ciddi olduğuna dikkat çekti. Azizi! Amerikalılar Fırat’ın doğusundaki bileşenler arasında bu şekildeki uzlaşmayı destekleme hususunda ciddi olmasalardı Suriye Demokratik konseyi, Suriye Demokratik güçleri, PYD ve ENKS arasındaki diyalogu desteklemezlerdi’ dedi. Azizi, Suriye muhalefetinin ENKS ile anlaşmalardan çıktığını (ayrıldığını) reddetti. Hâlâ muhalefetin bir parçası olduklarını, ENKS’ye karşı muhalefet tutumunda herhangi bir değişiklik olmadığını, muhalefet, müzakere heyeti ve anayasa komisyonunda temsilciliklerinin bulunduğunu ifade etti. Kava Azizi, Suriye’nin kaderinin: yeni Suriye’de tüm bileşenlerin haklarının anayasal olarak tanındığı çoklu federasyon (federalizm) merkezi olmayan devleti kurmak için BM’nin gözetimi altında yeni anayasa, esnek demokratik siyasi rejimde çok uluslu ve dinli Suriye cumhuriyeti olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.”
Gerçekten, Türkiye’de ortalığı sel götürüyor beyler!.. Ülke dört bir yandan kuşatılmış… Sarayın gazcıları koltuk kavgasında… Dışişleri Bakanı kim olsun?.. Fahrettin Altun mu?… İbrahim Kalın mı?.. Neredeyse Ahmet Davutoğlu’nu arar hale geleceğiz!..
Kepçenin içine düşürülen devlet fotoğrafında gelinen son nokta!..
– Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.
Yazarlar
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021