Ali AYDIN
Yeni müfredat taslağının “laiklik, evrim teorisi, din eğitimi” gibi başlıklara sıkıştırılarak konu edilebilmesi esasında eğitime dair bir kaygıdan öte siyasi hesaplaşmalar cephesine eğitim üzerinden yeni sembol ikmali anlamına geliyor.
Bunun şaşırtıcı olmadığı aşikâr. Türkiye'de maalesef böyle kavga ediliyor. Kavganın kendisine leke sürülmezken olan ‘kavga taşı' olarak seçilen konuya oluyor. Bu ise her konu başlığını içeriği, mahiyeti, niteliği ile tartışmak yerine bağlılık durumuna ve konuyu kimin açtığına göre yanaşılacak bir siper haline getiriyor. Bu kısır döngünün hiçbir şey üretemeyeceği tarihî tecrübe ile sabit. Onun için buranın yolcularını burada indirip yola devam etmek şimdilik en makul olanı.
Abdulbaki Değer geçen hafta bu sütunda yer alan yazısında, yola devam etme arzusu ve arayışı içerisinde olanlara çok önemli üç hatırlatmada bulundu. Bunlar; eğitimde amaçlarımızla araçlarımız arasındaki uyumsuzluk, eğitim sisteminin genel eğitim dinamiğinin bir alt bileşeni olması gerçeği ve son olarak bugünkü okul formuna ısrarla tutunmaya çalışmaktaki beyhudelik.
Değer'in bu beyhude ısrara ilişkin şu tespitini de hatırlatalım: “Öğrencilerin ezberciliği değişmeyen şikâyet mevzumuz lakin dikkat edilirse ezbercilik yetişkinlerin temel alamet-i farikasıdır ve okul düzeneğindeki ısrar da bunun en büyük karinesidir. Çocuklar ezberlerini kısa bellek odaklı pragmatik boyutta yaşama geçirirken yetişkinler tersine kalıcı bellekte kazılı bir dogma şeklinde yaşama, yaşamın akışına dayatma uğraşısındadırlar.”
Abdulbaki Değer'in yazısının en can alıcı kısmı ise sonuydu:
“Toplumun vazifelerini gönül rızasıyla bürokratik kurumlara devretme kolaycılığından vazgeçmemiz gerekiyor. MEB müfredatı sihirli bir formülle nereden bulacak, kim kaybetmiş de MEB bulacak? MEB'in böyle bir hakkı var mı, olmalı mı? Standart her derde deva bir müfredat nasıl olacak? Sonra senin yürütmediğin, konuşmadığın, dert edinmediğin bir mevzuda vekâletçi gibi görevi devrettiğin MEB hangi mahfillerden, hangi ilim ve irfan meclislerinden, hangi derinlikli sohbetlerden, varlığı kabuğundan ibaret akademinin olmayan hangi gündeminden süzüp reçeteye dönüştürecek?”
Bu tespitin sahibi olan Abdulbaki Değer aynı zamanda Özgür Eğitim-Sen'in Genel Başkanı. Bir eğitim sendikasının başkanı olarak Türkiye'de tartışmayı yukarı doğru çekmeye matuf bu yazısı bu nedenle ayrıca bir öneme sahip. Bu önemin altını çizmek ‘maarif davamız' için bir tercihten öte bir sorumluluk. Bu sorumluluğu taşımaya çalışırken eğitim- öğretim meselesinde alacağımız mesafenin meseleyi nereden kavradığımızla mukayyet olduğunu biliyoruz. Tek başına niyetlerimizin iyiliği, amaçlarımızın yüceliği yetmiyor. Bir derdin o dertle beliren bir arayışın ve mevcut olanı yerli yerine koyan bir görüş açıklığının refakatine muhtacız. Tüm bu alıntılar, atıflar bunun imkânlarına ve bunun nasıl yaşamsal oluşuna işaret ediyor.
Matrix filminde filmin kahramanı Neo, bir bilgisayar üzerinden beceri transferine tabi tutulmuştu. Bu işi yapan kişi onu bir koltuğa oturtmuş ve “Hadi şimdi biraz Kungu Fu yapalım” diyerek, bir yazılım aracılığıyla Neo'ya Kung Fu'nun inceliklerini aktarmıştı/yüklemişti. Neo, bilgisayara bağlanan bir bellek gibi tüm bilgi ve beceriyi depolamıştı.
Maalesef müfredat ve genel olarak eğitim-öğretim kurumları eliyle işin tıpkı Matrix filmindeki gibi olacağını uman bir naiflik var. Çocuklar sıralarında bilgiyi ve beceriyi depolamaya hazır bellekler olarak otururken sınıfa giren öğretmenin elindeki harika müfredat ile bir dokunuşta her şey hallolacak. Herkesin içi rahat olsun, aman kimse zahmet edip yerinden kalkmasın, bir işin ucundan tutmasın! Ne gerek var değil mi?
Böyle bir dünya yok emin olun böyle çocuklar da yok!
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2021
10.04.2021
31.01.2021
26.01.2021
31.12.2020
21.12.2020
12.10.2020
17.09.2020
11.09.2020
5.08.2020