Ali AYDIN
Dr.Reşid Galip bir sabah uyanır, içi kıpır kıpırdır, önce aile efradına gece yazdığı metni okur. Çok beğenirler. Reşid Galip daha sonra heyecanla Çankaya köşküne çıkar, Atatürk ile bayramlaştıktan sonra bir kâğıda yazdığı bu And’ı Afet İnan’a verir. Atatürk’ün de onayı alındıktan sonra bu And 1933 yılının 10 Mayısından itibaren sabah törenlerinde ilköğretim öğrencilerine okutulmaya başlar…
Öğrenci andının doğuşuna ilişkin anlatılan hikâye bu şekildedir…
Ne var ki hikâyenin eksik parçaları var.
Dr. Reşid Galip’e böyle bir andı ilham eden küresel-siyasal bir vasat var mıdır? 1930’lu yılların ruhu dediğimizde kastettiğimiz tam olarak işte o vasattır.
Mesela Reşid Galip’in içine öğrenci andının doğduğu yıllarda Almanya’da Naziler iktidardadır.
Nazi örgütlenmesinin eğitimde temel hedefi parti ideolojisine uygun olarak çocukların ve gençlerin beyinlerinin yıkanmasıdır. Çocuklar, bu anlayışa göre ailelerinin değil devletin malıdır. Dolayısıyla onlar üzerindeki her türlü tasarruf hakkına da devlet sahiptir. Devlet onlardan resmi ideolojiye ve Führer diye seslendikleri Adolf Hitler’e tam itaat istemektedir. Bunun için eğitim-öğretim bir araçtır. Askerî bir disiplin ile çocukların hücrelerine kadar sinecek olan parti ideolojisinin içselleştirilmesi ise temel amaçtır.
Bu amaç adanmış öğretmenler, müfredat ve bir dizi eğitim ritüelleri ile gerçekleştirilmeye çalışılır. Reşid Galip’in aklına bir and yazmak fikri geldiğinde Almanya’da öğrenciler şu and ile güne başlıyorlardı:
‘Führer’e adanmış kanımın her damlasıyla; ben tüm enerjimi ve gücümü Adolf Hitlere ve ülkeme adayacağıma yemin ediyorum. Onun için, sahip olduklarımdan hatta hayatımdan bile vazgeçeceğime söz veriyorum ve bunun için Tanrıdan yardım diliyorum.’
İtalya’da da aynı yıllarda durum farksızdı. Duçe diye anılan Faşist lider Mussoli’nin de o yıllarda okullarda okuttuğu bir öğrenci andı vardı:
‘Tanrının adıyla ben liderimin bütün emirlerini yerine getireceğime, gerekirse bu uğurda kanımın son damlasına kadar mücadele edeceğime yemin ederim, yaşasın faşist devrim.’
Öğrenci Andı 1933 yılındaki haliyle de kalmadı. Askeri darbelerin her birinin öğrenci andına dokunuşları oldu.
1972 yılında 12 Mart darbecilerinin kurduğu hükümet, andın sonuna bir paragraf ekletti:
“Ey bu günümüzü sağlayan, Ulu Atatürk ; açtığın yolda, kurduğun ülküde gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim. Ne mutlu Türküm diyene.”
12 Eylül cuntası ise andı hapishanelerde işkence aracı olarak kullandı.
28 Şubat atmosferinde ise antta yer alan “Ey bugünümüzü sağlayan ulu Atatürk”cümlesi, “Ey Büyük Atatürk” olarak değiştirildi.
Kısacası ant mevcut haliyle Reşid Galip, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat’ın ortak metnidir dersek abartı olmaz! Sivillikten gram pay almış birisinin sadece bu gerekçeyle bile bu metni kabul etmesi gayri kabildir…
Öğrenci andı uygulaması pek çok ülkede var, pek çok ülkede de yok. Andın içeriği ülkenin demokratik çapına göre değişiyor. Olup olmamasını tartışabiliriz. Ne var ki Türkiye’de tartışma,– seviye ile beraber giden bir fiil değil. Andın bu tarihsel arka planına rağmen öğrenci andına çekince koyanlar çeşitli mecralarda hakaretlere maruz bırakılıyorlar. Hatta birisi öğrenci andını eleştirenleri “çağdışı” olmakla itham etmiş.
Güler misin ağlar mısın? En çağdaşınız Hitler o zaman!
Oysa mesele o kadar da karmaşık değil.
Bu andı kimlerin içmesi isteniyor?
El kadar çocukların…
Bu çocukların anneleri babaları var. Onlar istemiyor, bitti! Zorlamayla, dayatmayla olacak iş değil bu!
Bir de şöyle düşünün: Bu çocuklar “Öğretmenim Ayşe benim saçımı çekti!”diyerek öğretmenine koşan sabi subyan. Sizin ideolojik kabullerinizi enjekte edeceğiniz deney tüpleri değil!
Hani bilimsellik?
Nerede pedagoji?
Lafa gelince Finlandiya eğitim mucizesi diye paylaşımlarınızdan geçilmiyor!
Bize gelince dönüp “Andımız” diyorsunuz!
Hadi gidin işinize!
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2021
10.04.2021
31.01.2021
26.01.2021
31.12.2020
21.12.2020
12.10.2020
17.09.2020
11.09.2020
5.08.2020