Ali BAYRAMOĞLU
Seçimler öncesi partiler ve adayları, "siyasi dil, gidiş ve yapıların güzergâhı" hakkında önemli fikirler verirler.
Bu kez de öyle oldu.
Üstelik bu kez yeni yasama döneminin yeni ve sivil bir anayasaya hasredileceği dikkate alınırsa, bu önemin daha da arttığını söylemek mümkün...
Önce uzak açıyla bakalım...
Yeni dönemde 550 milletvekilinin 267'si, yani toplamın yüzde 49'u bir önceki meclise oranla yeni temsilcilerden oluşacak. Bu oranlar CHP için yüzde 63, AK Parti için yüzde 56, MHP için yüzde 37,5 civarında.
Bu bir yenilenme görüntüsüdür.
Peki, bu "istatistikî yenilenme görüntüsü"nün siyasi bir anlamı var mı?
İfade ettiği partiler bazında bir değişim mi, tasfiye mi, başka bir tekerrürü mü?
CHP açısından kanımızı dün söyledik, bu partiye hakim olan değişimden çok yönetimi denetim altında tutmaya yönelik bir "tasfiye görüntüsü"dür.
Nitekim tasfiye, "ulusalcı" - "yenilikçi" ittifakı ile sağlanmış görünüyor. Ve doğal olarak rengi koyu, meşruiyet zemini farklı olan ulusalcılık belirleyici unsur olarak öne çıkıyor. Şunu söylemek yanlış olmaz: Derin devlet unsurları ve derin devlet zihniyetinin kuvvetli izleri CHP'nin yeni dokusunda görünür bir şekilde karşımıza çıkıyor. Bu durum Binnaz Toprak, Sencer Ayata, Sezgin Tanrıkulu gibi yeni isimlerin varlığı ve anlamını gölgeliyor.
MHP'ye gelince...
MHP mevcut yapısını önemli ölçüde korurken, bu yapıyı merkez sağın Sümer Oral ve Murat Başesgioğlu gibi eski ve "devlet kokulu" isimleriyle tahkim etmiş görünüyor.
Bunun yanında İstanbul 1. Bölgede 1. Sıra adayı olan Engin Alan, hem Ergenekon sanığı, hem AK Parti'ye meydan okuyan generallerden biri, hem Özel Kuvvetler'in en önemli ismi olması itibariyle, simgesel ağırlığıyla ve tek başına, MHP'yi Ergenekon süreci karşısında yeni bir konuma itecek önemli bir faktördür.
Bu noktada MHP ve CHP'nin birlikte ele alınmasında fayda var.
Zira her iki partide de "devletçi refleks"in ya da "devlet endeksli gruplar"ın varlığı önem kazanıyor. Bu tür grupların aralarındaki ve içlerindeki yakınlığı hemen her zaman kendi partilerine olan aidiyetlerinden daha baskın olmuştur. Yeni anayasa açısından bu görüntünün rahatsız edici nitelik taşıdığı kuşku götürmez.
Bu, "devlet" kokulu gruplara AK Parti içinde tasfiye edilmeyen "ağabeyler grubu" da eklenirse (AK Parti içinde bu grubun etkinliği oldukça azalmış olmakla birlikte) rahatsızlık dozu biraz daha artacaktır.
Ve AK Parti...
AK Parti Türkiye'yi uzun bir süre daha yönetecek gibi görünüyor, iktidar partisinin aday kompozisyonunun hem bu açıdan hem anayasa hazırlığı açısından önemli olduğuna dair hiçbir şüphe yok...
Bu parti, listelerini hazırlarken üç unsura dikkat eder demiştik, bir süre önce: Tayyip Erdoğan'a ve politikalarına sadakat, anayasa yapım sürecinde katkı verecek yüksek teknik donanımlı milletvekilleri, farklı toplumsal grup ve eğilimleri içerecek geniş bir temsil yelpazesi...
Aday listelerini karşımıza koyunca ilk iki unsurun AK Parti tarafından dikkate alındığını, buna karşın üçüncü unsurun devre dışı bırakıldığını görüyoruz.
İktidar partisinin aday yapısı "partinin geçmişi ile temsil ettiği muhafazakâr duyarlılık" tarafından belirlenmiş görünüyor.
Diğer bir ifadeyle, sol, liberal ve demokrat kesimlerin AK Parti bünyesine alınmadıkları, vitrin adaylardan özellikle kaçınıldığı, MHP'yi dengelemek için ülkücü adaylara başvurulmadığı, partinin ağır toplarının feda edilmediği ve aday tespitinde Başbakan ile parti teşkilatının etkili olduğu görülüyor.
Buradan hangi sonuçlar çıkar?
İlk sonuç şudur:
AK Parti sürekliliğe oynamıştır, kendi siyasi kimliğini yeniden üretmeye yönelmiş, Erdoğan, Özal gibi davranmamış, önümüzdeki yıllara yönelik iddiasını şimdiden ifade etmiştir.
İkinci sonuç şöyledir:
Bu yapı üzerinden (buna CHP'nin durumu da eklenirse) Türkiye özellikle anayasa tartışmaları sırasında katılım ve toplumsal temsil eksikliğini ciddi olarak hissedecektir.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- İrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e…
12.02.2026 - Muhalefetin bilinçaltı
7.02.2026 - Kürtlerin arayışı ve zamanın ruhu
5.02.2026 - Kürt Meselesi: Beklenti ve karşılaşmalar
1.02.2026 - Kürt Meselesi: Beklenti ve karşılaşmalar
29.01.2026 - Türkiye’de değişim meselesi
24.01.2026 - Kürt çözümünde ve Suriye’de neler oluyor?
22.01.2026 - Toplumsal gidiş nereye doğru?
17.01.2026 - Nasıl atlayacağız bu badireyi?
15.01.2026 - Zihniyet akrabası siyasetçiler
10.01.2026
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































AHMET YÖNTEM
YORUM SAYFANIZ YAZININ ÜSTÜNDE KALIYOR.OKUYAMIYORUM.ONUN İÇİN YORUMDA YAPAMIYORUM.