Ali BAYRAMOĞLU
Seçim sonrası koalisyon hesapları yapılırken ilginçtir en az hesaba katılan husus, Kürt meselesi ve çözüm süreci.
AK Parti-CHP ya da AK Parti-MHP koalisyonunu öneren, bunun koşullarını tartışan iş çevreleri bu konuyu hemen hiç hesaba katmıyorlar. HDP dışındaki siyasi partiler değişik düzeylerde bu konu yokmuş ya da koalisyon pazarlıkları ve formüllerinde tali bir meseleyi oluşturuyormuş gibi davranıyorlar.
MHP'nin tavrı ortada. Hiç bir şekilde ve hiç bir koşulda Kürt meselesi ile çözüm ilişkisini duymak istemiyor, HDP'yi gayri meşru ilan ettiğini söylüyor. CHP daha dün koalisyon görüşmeleri için 14 maddelik bir ilke programını ortaya koydu. Bu programda “kesin hesap komisyonunun TBMM'de kurulması” bile var, ama çözüm süreci, Kürt sorunu yok. AK Parti'nin çözüm sürecinin sahiplerinden birisi, ancak seçim kampanyasında izlediği dille adeta inkarcı bir seviyeye geri döndü. Dahası AK Partililer MHP'yle koalisyon seçeneği düşünürken muhtemelen bu seviyeye uygun bir yol izlemenin hesabını yapıyorlar.
Oysa Kürt meselesi tüm diğerleri arasında ülkenin en can yakıcı, en kritik, en önemli meselesi. Sistemin her unsuruyla, hatta seçim sonuçlarıyla bile bütünlük ya da bölünme, savaş ya da barış, demokrasi ya da otoriterlik arasında salınmasına yol açan ana unsur. Dahası geldiği seviye itibariyle dondurucuya koyulamayacak bir mesele. Her geçen, her kaybedilen gün Türkiye'nin sınırlarının dışına taşan, uluslararası aktörleri işin içine sokan bir sorun.
Durum, sadece siyasi dengeler değil, toplum açısından da böyle.
Seçim sonuçları bu açıdan ortada. Seçimleri belirleyen iki faktörden ilki AK Parti'nin ve Tayyip Erdoğan'ın yakın dönem politikaları olduysa, ikincisi Kürt meselesi oldu.
Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu'da HDP oylar üzerinde yarı bir tekel oluşturdu, AK Parti başta olmak üzere diğer partileri ezdi. Bunun nedeni Beşir Atalay'a göre siyasi iktidarın çözüm sürecini durdurması ve seçim kampanyasında kullandığı güvenlikçi dildi. Bu tablo ve tespit, bölgedeki seçmenin bu konuda ne kadar duyarlı olduğunu ve Kürt meselesinin diğer meseleler önünde açık ara birinci sırada yer aldığını gösteriyor.
Tersten ancak benzer etki İç Anadolu'da karşımıza çıktı. Bu bölgede AK Parti'nin MHP'ye kaptırdığı oyların önemli bir kısmı çözüm sürecine yönelik tepkiyle ilgili görünüyor. Bir kaç gün hatırlattığım kimi sonuçları tekrar etmek isterim: “Kayseri'de AKP'nin oyu yüzde 12,5 azalırken MHP'nin yüzde 9,5 artmış durumda. AKP'nin Sivas'ta oy kaybı yüzde 6, MHP'nin artışı yüzde 8. Yozgat'ta AKP'nin oyu yüzde 8,28 azalmış. MHP'nin oyu yüzde 9,19 artmış. Kırıkkale'de kayıp kazanç oranı yüzde 11'e yüzde 9. Aksaray'da yüzde 8 ve yüzde 12…”
Seçim sonuçlarını bu açıdan okursak nereye varırız dersiniz?
HDP'nin aldığı tepki oyları, yani Türkiyelilik projesine somut destek, “Kürt meselesinden arınmış Erdoğan karşıtlığı” yüzde 2 civarında kalmış görünüyor. HDP bu seçimlerde söylemi bir yana, seçmen dokusunun niteliği ve gücüyle Kürt partisi olduğunu bir kez daha tescil etti. 80 milletvekili olan bu siyasi parti doğal olarak Kandil ve İmralı'yla organik ilişkiler içinde. Bundan kopması kısa vadede beklenemez.
MHP ise tepki oylarının ve Türk milliyetçiliğinin ana adresi. Kampanyada politikasının temel ekseni çözüm süreci karşıtlığı oldu. Ve oylarını yüzde 13'ten 17'ye çıkardı. Seçim sonrası pazarlık yapmayacağı tek koşulun çözüm sürecinin bitirilmesi olduğunu ilan etti.
Açık: Sadece AK Parti'nin Meclis çoğunluğunu kaybettiği değil, Kürt meselesini içeriden ve karşısından merkez alan iki siyasi partinin yükseldiği bir seçimden söz ediyoruz.
Koalisyon formülleriyle ilgili merkez de burasıdır.
Türkiye'nin yönetilebilir olması esastır. Kürt meselesinin buradaki yeri ise belirleyicidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026