Ali BAYRAMOĞLU
Başbakanın açıkladığı “Master Plan” bir anlamda devletin Kürt politikasının yeniden tanımlanması olarak ele alınabilir.
Başbakanın açıkladığı 10 maddeyi kuşatan en önemli husus, devletin Kürt politikasında “siyaset”e verilen anlamda yaşanan değişikliktir.
Bu çerçevede siyaset, bir etkileşim, diyalog, alışveriş sonucu varılan bir mutabakat etrafında alınan kararları ve karar süreçlerini ifade eden bir süreç ve araç olmaktan uzaklaşmış bulunuyor. Tersine, siyasette verilen anlam, takdir edilen doğrular çerçevesinde siyasi iktidarın insan, bölge ve halk yararına atacağı tek taraflı adımlar, bir tür “siyasi arz”ı ifade ediyor.
Bir diğer önemli husus, siyasi iktidarın bu çıkışla yıpranan devlet-toplum ilişkilerini tamir ihtiyacıdır. Güneydoğu'da yaşanan çatışmalar, uygulanan sokağa çıkma yasağı, tahrip olan kentler ve kamu düzeni, bundan her ne kadar örgüt sorumlu olsa da, devlet ve siyasi iktidara ciddi bir fatura çıkarmaktadır. Planın hedeflerinden birisi bu örselenmeye el atmaktır.
Şimdi bu iki hususun oluşturduğu şemsiye altında 10 maddeyi değerlendirelim.
Maddeleri 4 ana başlıkta toplamak mümkündür.
Bunlardan birincisi “asayiş” ayağıdır.
İkincisi “tek taraflı demokratikleşme süreci” ayağıdır.
Üçüncüsü “tahribatı telafi politikası” ayağıdır.
Dördüncüsü ise “muhatap değişimi, daha doğrusu eski muhatabın devreden çıkarılması” ayağıdır.
1. Metin, Kürt sorununa asayişçi bir bakışın yerleşik bir yapılanmaya döneceğini ima etmektedir. Başka bir ifadeyle kamu düzeni vurgusu, her alanda ve her biçimde devletle egemenlik yarışına girecek (kimlik kontrolü, mahkeme kurma, vergi salma gibi örgüt faaliyetleri) hareket ve eylemlerin üzerine asayiş yöntemleriyle gidileceğine işaret ettiği kadar, bunu mümkün kılacak bir güvenlik ve istihbarat yapılanmasına gönderme yapmaktadır.
Ancak kamu düzeninin gerektirdiği “sivil sükunet” ihtiyacı ile bu tür önlemler arasındaki denge nasıl kurulacaktır? Güneydoğu bu çerçevede düzenli kriz bölgesi olarak mı ele alınacaktır? Bunlar kritik sorulardır.
2. Metinde genel bir demokratikleşme, bireysel hak alanının genişlemesi ve ayrıcalıklı hizmet üzerinden Kürt sorununun buharlaşması fikri tekrar canlanmış, “siyaset ve reform”kavramlarıyla bir anlamda, 2005-2013 arası izlenen tek taraflı demokratikleşme politikalarına geri dönüş olarak ima edilmiştir. Nitekim metine göre, anayasada yer alması beklenen yeni vatandaşlık tanımı, yerel yönetimlerin kuvvetli bir merkezi denetim koşuluyla güçlendirilmesi Kürt siyasetinin araçları olmaktan çıkarılıp, yeni Türkiye projesinin parçaları olarak bu çerçevede tanımlanmaktadır.
Ancak Kürt sorununun ekonomik, sosyal ve kültürel alandan artan bir hızla siyasi alana kaydığı, bir egemenlik meselesi olarak tanımlandığı mevcut koşullarda, temel sorunun bölge aktörü olmaya yönelmiş isyancıyla, PKK'yla yaşandığı bir dönemde, bu geri dönüşün sorunu dindirme kabiliyeti olabilecek midir? Bu oldukça tartışmalı bir meseledir.
3. Tahribatı telafi politikaları “hizmet” kalemi üzerinden hem yaşanan afet sonuçlarının giderilmesi, hem sorunu buharlaştırma politikalarının bir diğer ayağı olarak ele alınabilir. Bu tür sosyal ve ekonomik politikalar kaçınılmaz ve gereklidir.
Ancak bu adımların örselenen devlet-toplum bağlarını ne denli tamir edeceğini ise zaman gösterecektir.
4. Muhatap meselesi açıktır. Başbakanın söylediklerini bir kez daha hatırlatalım: “Artık muhatap milletin ta kendisidir. Tüm illerde ve ilçelerde herkesin saygı duyduğu kişilerden oluşan teşkilatlar kurulacak. Siz kendi aranızda örgütlenin biz sizinle irtibat kuracağız dedik. Herkesi muhatap alacağız, ama eline silah alanları muhatap almayacağız...” Elinde silah olan tarafla temas, diyalog, müzakere, uzlaşma, mutabakat döneminin sona erdiğinin ilanıdır bu sözler.
Ancak bu tavrın çözümün yakına değil, uzağına düşme riski yüksektir. Bu, “çatışmayı öngören ve göze alan “geleneksel tek ayaklı siyaset evresi”nin ne tür sonuçlar vereceğini ve ne kadar süreceğini zaman gösterecektir.
Kanımız odur ki, örgüt, bu köşede sık dile getirdiğimiz, şiddet kullanımı ve tehdidi üzerine kurulu stratejisi değiştiği an, diyalog ve etkileşim siyasetinin önü tekrar açılacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026