Aydın ENGİN
Adlarını siz koyun. İster "tek adam yönetimi" deyin geçin; ister oligark, monark, otokrat, diktatör filan gibi Latince’den ödünç alınmış sıfatlar yakıştırın farketmez. Bunların tümünün ortak yanı: Korkuları.
Harekete geçmiş kitlelerden ölümüne korkarlar. Ellerindeki bütün devlet olanaklarını kullanarak kitlesel hareketleri önlemek isterler. Önleyemezlerse devletin zorba gücünü duraksamaksızın işe koşarlar. Biber gazı ile başlayan "önleyici önlemler" sökmezse önce cop, ardından plastik mermi, o da olmazsa gerçek mermi sıradadır.
* * *
Alın ABD’nin tepesine çökmüş kavuniçi adam Trump’ı.
Denetim aygıt ve organları güçlü ABD’de kendini tek adam sanıyor ve sayıyor. Çok usta olduğu emlak komisyonculuğu yöntemleri ile koskoca ve çok güçlü bir ülkeyi yönetmeye kalkışıyor. Onu görevden alacak parlamento soruşturmalarından sıyrılmasını bildi. Kendisini alışmadığı ölçülerde eleştiren medyaya sövüp sayıyor, ama "akreditasyon" engelleri ötesinde bir önleme -en azından henüz- başvurmadı.
Ancaaaak, kara derili ABD yurttaşı George Floyd’un ırkçı bir polis memurunca öldürülmesi üzerine patlayan ırkçılık karşıtı kitlesel protesto eylemleri onu çılgına çevirdi. Tehditler savurarak, "ulusal muhafızlar" denen askeri gücü işe koşacağını söyleyerek kitleleri durdurmaya çabaladı. Sökmeyince ulusal muhafızları kitlelerin üstüne saldı. Kentlerde sokağa çıkma yasağı ilan etti.
Bütün bunlar sökmedi ve dün eylemler Washington’a ulaşıp Beyaz Saray’ın önüne gelince ödü koptu, karısını ve oğlunu alıp başkanlar için yapılmış sığınağa saklandı.
Bu pes etti demek değil. Bir saat kadar kaldığı ve yeterli güvenlik önlemi alındığı için sığınaktan çıkınca dinmeyen, durmayan ve tırmanan kitlesel hareketleri durdurmak için devletin zorba gücünü kullanarak daha yüksek ölçüde terör saçmaya hazırlanıyor.
Yani kitleler, harekete geçti ve Trump’ın ödü koptu.
* * *
Alın Brezilya’da iğrenç bir halk dalkavukluğu ile sandıktan çıkmayı başaran ve çıkar çıkmaz ülkenin tepesine adamakıllı çöken Jair Bolsonaro’yu... Kasım kasım kasılan bir cahil. Koronavirüs ülkeyi teslim almış, kitlesel ölümler git gide tırmanırken o hâlâ "Bir virüs salgınına inanmadığını" yinelemekte. Bu saçmalığa itiraz eden Sağlık Bakanı’nı duraksamadan görevden aldı.
Ama ne zamanki Koronavirüs'ün kırıp geçirdiği uçsuz bucaksız "favela"larda (gecekondularda) kitleler hareketlendi, herifin ödü koptu. Polis, yetmedi askeri birlikler işe koşuldu. Polise sorgulamadan öldürme yetkisi verildi. Şu anda harekete geçen kitlelere pervasızca ateş açılıyor; polis devlet adına ("Bolsonaro adına" diye okuyunuz) şakır şakır insan öldürüyor.
Yani kitleler, harekete geçti ve Bolsonaro’nun ödü koptu.
* * *
Gelelim bize.
Ülkemizde de artık bir "tek adam" yönetimi var. Her şeyi bilen(!), her şeye kendi karar veren ve hatta her şeyi bizzat kendi açıklayan bir tek adam.
Yedi yıl önceki "Gezi Direnişi" bu tek adamın korkusu, daha da öte karabasanı...
Yedi yıldır bu korkuyu üstünden atamadı. 15 Temmuz darbe girişiminden ustaca sıyrılıp onu kendisi için bir "Allahın lütfu" haline getirmesini becerdi. Enflasyon ve işsizlik ülkeyi kasıp kavururken pervasızca beton baronlarıyla kol kola, el ele ekonomiyi daha da dibe çekti. Bunları yaparken korku belirtisi göstermedi. Bence korkmadı da…
Ama yedinci yılında "Gezi Direnişi"nin yinelenmesinden kitlelerin yeniden harekete geçmesinden ölümüne korkuyor. Üstünden yedi yıl geçmişken, dün Taksim meydanının polis barikatları ile çepeçevre sarılıp kapatılması, Taksim meydanına metro ile ulaşımın engellenmesi için durağın kapatılmasına kadar bütün alametler bu korkunun göstergesi.

* * *
Bu tek adamların kitlelerin hareketlenmesinden korkuları boşuna değil, hastalıklı bir evham hiç değil.
Tarih harekete geçen kitleleri hiçbir gücün durduramayacağının kanıtlarıyla dolu. Ya iktidarlar devriliyor ya da kendilerine çeki düzen vermek; kitlelerin talepleri doğrultusunda geri adımlar atmak; tükürdüklerini yalamak zorunda kalıyorlar.
Yakın tarihe bir bakın. 1979’da İran’da zalim ve çürümüş "Şah rejimi" tek kurşun atılmadan, şiddete asla başvurulmadan devrildi. Arap Baharı denen kitle hareketleri şiddetten tümüyle arınmıştı ama Tunus. Mısır, Yemen’de baskıcı rejimleri bitirmeyi başardı. Cezayir’de ömür boyu cumhurbaşkanı kalmanın yollarını arayan Abdülaziz Buteflika’ya karşı başlayan kitlesel hareketler ona bu yolu tıkadı. Kitlelerin istediği oldu.
* * *
Tek adamların tek korkusu hareket geçmiş kitlelerdir. Önlemek için her şeyi yaparlar, her şeyi göze alırlar.
Çoğu kez o "her şey" nafiledir…
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021