Ayhan ONGUN
Toplumda var olan sosyal ve kültürel yapı, diğer kurum ve kuruluşları, bu arada siyaset kurumunu da etkilemesi gerekirken, biz de ne yazık ki; siyaset, toplumu daha çok etkiliyor.
Doğal olarak da çok olumsuz etkiliyor.
Oluşan kültürümüzde çok büyük katkıları olan sanatçılarımız, bugün tercihleri yüzünden neredeyse linç ediliyorlar.
Bu ülkede yaşayan her yurttaşın kendine göre siyasi tercihleri olduğu gibi yazarların, akademisyenlerin, sanatçıların da mutlaka siyasi tercihleri olacaktır.
Başkaları gibi bu tercihlerini taraftarlık biçiminde fanatizme dönüştürmüyor olmaları, onların diğerlerinden ayrılan yanları.
Yurttaşlar olarak bizim sanatçıları siyasi tercihleriyle değil, yaptıkları sanatla değerlendirmemiz gerekir.
Geçmişte özellikle de sol görüşleriyle bilinen devrimci, demokrat sanatçıları “vatan haini” ilan edenlerle, bugün Erdoğan’ın vizyon belgesini açıkladığı toplantıya katılan sanatçılara yönelik başlatılan kampanyaya destek verenler, aynı zihniyetin ürünü.
Bir zamanlar Nazım Hikmeti, Yılmaz Güney’i, Ahmet Kaya’yı ülkelerini terk etmek zorunda bırakanlar, bugün arkalarından timsah gözyaşı döküyorlar.
Bir zamanlar, Cumhurbaşkanı adayı gösterildi diye Abdullah Gül’e söylemedik laf bırakmayanlar, o gün Gül olmasaydı AK Partinin ilk sıradaki adayı olan Ekmelettin İhsanoğlu’na şimdi övgüler diziyorlar.
Üstelik de bunu demokratlık adına, solculuk adına yapıyorlar.
Kimileri daha da ileri gidip, devrimcilik adına bir muhafazakar Cumhurbaşkanı adayına,”Erdoğan’a karşı olmak” gibi ilkesiz bir gerekçeyle, destek veriyorlar.
Bir yanıyla baktığımızda, toplumsal uzlaşı adına bu ülkede muhafazakarların da, dindar kesimin de ülke yönetiminde söz ve karar sahibi olmaları, toplumun bunu kabullenebilmesi önemli ve olumlu bir gelişme.
Ancak, olumsuz ve anlaşılmaz olan ikiyüzlülük.
Düşünebiliyor musunuz; geçmişte İbrahim Tatlıses’e” imparator” diyen, onun türküleriyle ağlayan, Orhan Gencebay’ın şarkılarında teselli arayanlar, çözüm sürecine destek verdiler ya da akil insanlar heyetinde görev aldılar diye birden bire “uğruna ölürüm” dedikleri bu sanatçılara düşman oldular.
Aynı keza, oynadığı rollere hayran olup, gülmekten kriz geçirdikleri, oyunlarının ülke çapında organizasyonunu gerçekleştirdikleri Levent Kırca, İşçi Partisi saflarına geçti diye kötü adam oldu.
Yine daha düne kadar her türlü etkinliklerinde destek oldukları, neredeyse kuyruklarına takıldıkları TGB ve İşçi Partisiyle o safta yer alan yazar ve sanatçılar; cumhurbaşkanı adaylarına destek vermediği için bir anda CHP nin düşmanı ilan edildiler.
Eskiden bu ikiyüzlü politikaları maskelemeyi beceriyorlardı.
Şimdi onu da yapamıyorlar, ya da öylesine olağan hale geldi ki açıkça yapmakta sakınca görmüyorlar.
Tıpkı, yazılarını neredeyse huşuyla okuyup, yere göğe sığdıramadıkları Yılmaz Özdil’in, bir tv. programında İsrail’ li programcının hakaretleri karşısında ülkesinin başbakanına sahip çıktı diye bir günde paspas edilmesi gibi.
Tıpkı, her fırsatta demokrasi, eşitlik, bireyin özgürlüğü, hukukun üstünlüğü diyen iktidar partisinin kendi elleriyle besleyip büyüttüğü cemaati, kendine hizmet etmediğine inandığı anda bir çırpıda yok etmeye çalışması gibi.
Gerçek anlamda demokrasiye inanan, eşit yurttaşlık temelinde bireyin hak ve özgürlüklerini devlete karşı savunan herkesin; önyargıları bir yana bırakıp, iki yüzlü politika izleyenlere karşı daha tavırlı ve gerçeklerden yana taraf olmaları gerekir.
Aksi halde yeni anayasadan yana gibi görünüp, anayasa komisyonuna Süheyl Batum gibi statükocu birini gönderen CHP nin, her fırsatta milliyetçilik ve vatanseverlik üzerinden politika yapan, ancak inatla ve ısrarla çözüm sürecine karşı çıkan MHP nin, ulusalcılığı solculuk sayan devrimcilerin, Gazze de İsrailin yaptıklarına karşı çıkan ama Suriye de kendi halkına zulmeden Esed yönetimine sessiz kalan ulusolcuların ikiyüzlü tavırlarına katlanmak zorunda kalırız.
Yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri umarım bu tür ikiyüzlü, çıkarcı politikaların, rantiyeci siyasetçilerin teşhir edilmesine vesile olur.
Yoksa kim seçilirse seçilsin, sonuçta muhafazakar bir cumhurbaşkanımız olacak.
Bir ülkede bu kadar uzun süre aynı partinin iktidarda kalması hem siyasetin doğasına aykırı, hem de ülkenin geleceği açısından pek anlaşılır bir durum değil.
Önemli olan kimin iktidar olacağından çok, halkın özgür iradesinin yönetimlere nasıl yansıyacağıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020