Ayhan ONGUN
Eylülün ilk günü, serin bir esinti var sahilde, Gümüşlük akşamında.
Vazolarını begonviller süsleyen masalarda içkilerini yudumlayan, güneşi batırdıktan sonra Bodrum yarımadasının bu en şirin köşesinde balığın yanına meze seçenlerin hemen yanında; bir avuç insan ve üç-beş çocuk barış türküleri söylüyordu.
Kumların üzerinde mumlarla yakılan barış ambleminin çevresinde şiirler okuyan, şarkılar söyleyen yürekli insanların arasında olmanın hazzını yaşadım dün gece.
İki gün önce 30 ağustos zafer bayramı etkinliklerinde alanları dolduran binlerce insan, konu barış olunca aynı duyarlılığı göstermiyorlar nedense.
30 Ağustosun kutlanmasına elbette söyleyecek sözüm olamaz.
Yoksul ve çaresiz Anadolu insanının özgürlük ve bağımsızlık uğruna tüm yokluklara rağmen verdiği kahramanca mücadeleyi elbette saygıyla anarız..
Ancak, bu zorlu mücadele ve ardından gelen zaferi, üzerinden neredeyse yüzyıl geçmesine rağmen kalıcı bir barışla taçlandıramadıysak, demek ki bir şeyler eksik kalmış demektir.
Barışın olmadığı, insanlarını özlemle ve ısrarla, nedensiz, hiçbir bahanenin ardına sığınmadan barış için mücadele etmediği bir ülkede, milyonlarca insanın canı, kanı pahasına elde edilmiş zaferleri coşkuyla değil, buruk kutlamak zorunda kalıyoruz.
Ülkemizde yaklaşık otuz yıldır süren bir savaşı çözüme ulaştırmak için yapılan çabaları itibarsızlaşmak, yeni soğuk savaş senaryoları yazmak, toplumu korkularla yönetmeye çalışmak, bu ülkeye ve bu ülkenin güzel insanlarına yapılabilecek en büyük kötülüktür.
Bölgemizi bir yangın yerine döndüren enerji paylaşım savaşları, iç çatışmalar, mezhep kavgaları sürüp giderken biz, yaklaşık iki yıldır üç-beş münferit olayın dışında terör belasından kurtulmanın, şehit cenazeleri gelmemesinin sevincini bile yaşayamadık.
İktidarda AK Parti var diye, şimdiye kadar dibine kadar kullandıkları statükodan kaynaklanan avantajlarını yitirenlerin, askeri ve bürokratik vesayetten beslenenlerin rahatsızlıklarını anlıyorum da, kendine solcu, devrimci diyen sosyal demokrat ve kimi sosyalistlerin bu barış karşıtı tavırlarını anlamakta gerçekten zorlanıyorum.
Barışın rengi, dini, mezhebi, partisi yoktur.
Barış evrenseldir
Barışı istemek, barışı savunmak için belli bir politik çizgiye, ideolojik duruşa gerek yoktur.
Barış, tüm dünyada insanların eşit koşullarda, bir arada emek ve sevgi temelinde, insan odaklı sosyal politikaların uygulandığı yönetimlerde; insanca, kardeşçe yaşamalarının adıdır.
Eğer sizde yaşayan canlıların yok edilmesine neden olan her türlü savaşa karşıyım diyorsanız,
Çocuklar öldürülmesin, analar ağlamasın, babaların yüreği yanmasın diyorsanız eğer,
Ve sevgiden, dostluktan, adaletten, haktan yanaysanız, yanı başınızda masum, savunmasız insanlar öldürülürken yüreğinize ateş düşüyorsa,
Boğazınız düğümleniyor, gözleriniz doluyor, nefesiniz kesiliyorsa,
Yani savaşsız, sömürüsüz bir dünya istiyorsanız,
İnsanlar ülkelerini terk etmek zorunda kalmasın, çocuklar aç ve açıkta bırakılmasın,
Bu zulüm ve zorbalık düzeni bitsin istiyorsanız,
Dönün yüzünüzü güneşe doğru, haykırın tüm gücünüzle.
Bitsin artık bu savaşlar,
Dinsin anaların gözyaşları,
Yok edin insanın insana kulluğunu,
Barış istiyorum
İnadına barış, deyin.
Kendi kişisel ve kurumsal çıkarları için her türlü rezilliği yapabilen siyaset baronlarına inat,
Kendisi gibi düşünmeyen, kendisi gibi giyinmeyen, kendisi gibi davranmayan herkesi düşman gören, aşağılayan, dışlayan, yok sayan kibirli modernistlere inat,
Kendilerine demokrat, çıkarları için milliyetçi, sahte dindar, vesayetçi, özgürlük ve demokrasi düşmanlarına inat,
İnadına barış, inadına demokrasi.
Tüm dünya halklarının tarih boyunca verdiği özgürlük ve demokrasi mücadelesinin sonunda elde ettiğimiz 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlu olsun.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020