Ayhan ONGUN
Yaşamının daha henüz baharında vahşi bir cinayete kurban giden güzel kızımız Özgecan’la birlikte uzun zamandır gündemimizden çıkmış olan bir konu yeniden tartışılmaya başlandı.
Ülkemizde kadına yönelik şiddetin her geçen gün biraz daha tırmandığını düşünürsek, bu şiddeti uygulayanlara verilen cezaların caydırıcı özelliği olmadığı, kamu vicdanını tatmin etmediği herkesin kabul ettiği bir gerçek.
Özgecan’ a yönelik insanlık dışı şiddetle birlikte toplumda oluşan nefret ve tepkiden de görüyoruz ki, bu konuyla ilgili acilen yasaların gözden geçirilmesi, yeni hukuksal düzenlemelerin yapılması gerekiyor.
Ancak toplumda giderek bir hastalık, bir sapkınlık olarak ortaya çıkan bu şiddet ortamının ortadan kaldırılması suçluları öldürerek, işkence ederek mümkün olmuyor.
Son olayla birlikte duygularına hakim olamayan yurttaşların” idam cezası yeniden gelmeli, sanığı asmalı, kesmeli, yakmalı “gibi tepkilerini anlık bir öfke patlaması olarak belki hoş görebiliriz de, devlet adamlarından, üstelik de batı toplumunu çok iyi tanıyan bir bakandan gelen tepkiyi anlamakta doğrusu zorlanıyorum.
“Benim kızıma yapsalar, ellerimle öldürürdüm.”
Hükümetin içinde en son söylemesi gereken bir bakanın nefret söylemi sayılacak böyle bir açıklama yapması gerçekten çok büyük bir talihsizlik.
Öldürmek işin en kolayı, bu olaydaki cani de bunu fazlasıyla hak ediyor.
Ancak eğer, idam cezasını yeniden yasalarımıza koyarsak, bunun sonucu nereye varır, kestirmek mümkün değil.
Bataklığı kurutmak yerine sivrisinekleri öldürerek sıtmadan kurtulacağımızı sanmak gibi; suçluları öldürerek toplumu eğiteceğimizi düşünmek de çok ilkel bir anlayış gibi geliyor bana.
Özellikle işkenceyle tecavüz ederek öldürmenin nasıl cezalandırılacağı hukukçular tarafından tartışılmalı ama bu konunun toplumsal, sosyolojik, psikolojik alt yapısını irdelemeden alınacak önlemler öç almaktan öteye gitmez.
Kuşkusuz kimi ülkelerde idam cezası hala yürürlükte ve uygulanıyor.
ABD nin Teksas eyaleti, idam cezasının uygulandığı yerlerden biri.
Eğer idam cezası var diye bu tür suçlar azalsaydı en başta Teksas da bunu görmemiz gerekmez miydi?
Oysa ABD de en çok idamlık suçların işlendiği yer yine Teksas eyaleti.
“Zalimlere bile zulmetmeyin”
Özgecan’ın babasının bu sözleri sanırım hepimize ders olmalı.
“Her insanın vicdanı kendi jandarması olmalı” diyen zavallı baba, devamında yüreğimizin en derinlerine yönelik şunları söylüyor.”Allah, benim kızıma bunu yapanların ana babasına da yardımcı olsun.”
Günlerce toplumda çok büyük tepkilere ve protestolara neden olan bu vahşi cinayet kuşkusuz hepimizi derinden yaraladı, yüreklerimize kor düştü.
Ama hiçbirimizin acısı Özgecan’ın babasından daha büyük olamaz.
Bu dayanılmaz acıya rağmen, olayın sosyolojik, psikolojik boyutuna dikkat çekebilen bu onurlu insanın şahsında, tüm yurttaşların bu acı olayı referans göstererek tehlikeli sayılabilecek, toplumda kin ve nefreti körükleyecek söylemler kaçınması gerekir diye düşünüyorum.
Yirmi yaşında gencecik bir kızı böylesine alçakça yöntemlerle öldürmenin hiçbir gerekçesi, izahı olamaz kuşkusuz. Ancak Özgecan’ın katilinden yola çıkarak toplumun yaşadığı bu sosyal travmayı, eğitim sistemimizi, aile yapımızı yeniden gözden geçirmek gerekmez mi?
Katilin annesinin söylediklerinden de anlıyoruz ki, eşini ve çocuğunu sürekli döven, şiddet uygulayan bir baba var ortada.
Oğlunun yaptığı bu ahlaksız, vahşi eylemde ona yardımcı olan bir babadan ve onun yetiştirdiği, daha doğrusu canavarlaştırdığı birinden söz ediyoruz.
Diyelim ki, bu tür suçluları, kimilerinin duygularına hakim olamayıp talep ettiği gibi işkence yaparak, yakarak, keserek öldürdük.
Nereye kadar?
Tecavüzcülere iyi hal indirimi veren yargıçları, onları hararetle savunan anlı şanlı devrimci avukatları ne yapacağız?
Bu tür olaylara tepkimizi disiplin altına alamazsak eğer; toplumda amacını aşan, iyi niyet sınırlarını zorlayan eylemlerin, yanlışların önünü alamayız.
Katilin çalıştığı minibüs kooperatifini basıp, oradaki araçlara zarar verenler gibi, yanlış hedeflere yönelir, çözümü yanlış yerlerde ararız.
Dünyadaki örneklerini inceleyip, özellikle de toplumun duyarlı olduğu bu tür suçlara verilecek cezalarla ilgili yasal düzenlemelerin yapılması, bu tür suçlulara en ağır cezaların verilmesi kadar, bu canavarın içimizden sökülüp atılması için de ciddi bir eğitim atağı ve rehabilitasyon projesine ihtiyaç var diye, düşünüyorum.
Kadınlarımıza, çocuklarımıza, hayvanlarımıza yönelik şiddete dur demek, bu yönde toplumsal duyarlılığı artırmak için yapılacak her türlü etkinliği sonuna kadar destekliyorum.
Ancak inanıyorum ki, her türlü şiddetin, nefret suçlarının önlenebilmesinin en etkili ilacı sevgidir.
Barış için, özgürlük ve demokrasi için, insanca ve hakça yaşamak için,
“Sevgiden başka yol yok.”
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020