Ayhan ONGUN
Seçimler yapılalı iki aydan fazla bir zaman geçmişken hala meclisin kapalı ve hükümetin kurulmamış olması lüksünün faturası, öyle sanıyorum Aksaray’ın maliyetinden de yolsuzlukların tutarından da daha ağır olacak.
Ancak ne yazık bu faturayı da bizlere, yoksul halka ödetecekler.
Tıpkı; devlet ve asker destekli uyuşturucu ticaretinin aksamadan devamı için sürekli bir kaos ortamının varlığından beslenen kan emicilerinin destek verdiği terörün faturasını bize ödettikleri gibi.
Tıpkı; laiklik, Kemalizm, Cumhuriyetin vazgeçilmez ilkeleri, ülkenin ve vatanın bölünmez bütünlüğü diyerek askeri vesayete kucak açan, darbecilerin önünü açanların, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana ülkeyi uğrattıkları yıkımların bedelini bize ödettikleri gibi.
İktidara geldiği günden beri çeşitli adlarla teröre karşı barış projelerini gündemde tutarak ülkeyi yöneten AK Parti de, son seçimlere kadar tüm sosyal ve ekonomik politikalarını AK Parti karşıtlığı üzerine kurduğu için bugün ne yapacağını şaşırmış vaziyette bir CHP de; koalisyon oyununu günlerdir sahnede oynuyorlar.
Seyircilerden alkış alamadıkları gibi, oyunu kötü oynadıklarının da farkında değiller.
Neymiş efendim, 35 saat” istikşafi” görüşmeler yapmışlar.
Her zaman yaptıkları gibi, işin içerisine biraz gizem katarak önemli bir şeyler yaptıkları algısını yaratmaya çalışıyorlar.
Bu yazıyı okuyanların da büyük bölümü bilmezler istikşafi görüşme nedir? Çünkü bende google da araştırıp öğrendim.
Keşfetmek, tanımaya çalışmak anlamına gelen, kimilerinin de daha kolay anlaşılsın diye “ön görüşme “ olarak topluma sunduğu istikşafi görüşmelerde AK Parti ve CHP yöneticileri birbirlerini tanımaya, keşfetmeye çalışmışlarmış!.......................
Oysa bu tür anlaşılmaz kavramların, gizemli sözcüklerin ardına saklanmaya hiç gerek yok.
7 Haziran da yapılan seçimlerde sizlerin “cahil, aptal, oy vermesini bilmez” diye küçümsediğiniz, aşağıladığınız, kimi zaman da yok saydığınız halk, çok net, açık, anlaşılır bir dille size talebini, demokratik iradesini gösterdi.
“Uzlaşın” dedi.
“Kendi siyasi çıkar ve beklentilerinizi, egolarınızı, komplekslerinizi bir kenara bırakın, ülke çıkarları ve çocuklarımızın geleceği için ; ön yargılardan arının ve en kısa zamanda hükümeti kurun,ülkeyi bu kaos ve karanlık ortamdan kurtarın.” Dedi.
Yıllardır birbirlerinin en gizli sırlarını çarşaf gibi ortaya döken, yatak odalarını bile keşfedenler şimdi yeniden neyi keşfedecekler?
Yapmayın beyler, bu yaptığınız, düpedüz ayak sürmedir, oyalama taktiğidir, halk iradesini yok saymaktır.
Belki farkında değilsiniz ama, bu sağduyulu halk, her şeyin, tüm olup bitenlerin farkında ve siz onların sabrını, tahammül sınırlarını zorluyorsunuz.
Yarın yeni bir seçim olduğunda size yine ve yeniden öyle bir ders verirler ki, bir daha ömrü billah -istikşahi görüşme yapma fırsatı da bulamazsınız.
Bence şansınızı fazla zorluyorsunuz.
Bu ülkede üç ayda iktidar olan ama üç günde yok olan partileri de gördük.
Görünen o ki, bazı çevreler ajandalarına belli bir tarih yazmışlar ve şimdi adını söylemesi bile zor görüşmelerle o tarihe kadar bizi oyalamaya çalışıyorlar.
“Çözümsüzlük değil, çözüm üretmek için halktan oy isteyen siyasiler, Türkiye’nin en büyük sorunu için derhal bir araya gelmeli” diye buyurmuşlar.
Kuşkusuz bu çağrıyı yaparken her geçen gün daha da artan terör olaylarını kastetmiştir Sayın Kılıçdaroğlu.
Ancak, bir hükümet kurmadan bir araya gelen siyasiler hangi sorunu çözebilirler?
Yeniden birbirlerini keşfetmek, tanımaya çalışmak için toplanmalarını, bir araya gelmelerini istemiyoruz.
Kamu görevlilerine saldırılmasın, kamu mallarına zarar verilmesin, gençlerimiz öldürülmesin, kısaca analar ağlamasın istiyoruz.
Eşit yurttaşlık temelinde tüm hak ve özgürlüklerin güvenceye alınacağı, yeni bir anayasa istiyoruz.
Bu yeni anayasada tüm kimliklerin, ayrımsız evrensel insan haklarına uygun biçimde tanınmasını, temsil edilmesini, kendilerini ifade etmesini istiyoruz.
Koşulsuz ve kalıcı bir barış için silahların susmasını, demokratik sistem içerisinde hukukun üstünlüğüne dayalı bir adalet ve paylaşım istiyoruz.
Geçmişe yönelik tüm karanlık cinayetlerin, katliamların, toplu kıyımların aydınlatılmasını, sorumlularının hesap vermelerini, yolsuzluklara bulaşmış tüm bürokrat ve siyasilerin yargılanmasını istiyoruz.
Ama siz ne yapıyorsunuz.
İstikşafi görüşmeler!
Yapmayın beyler, halkı daha ne kadar oyalayacaksınız?
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020