Ayhan ONGUN
Geçtiğimiz hafta sonu yapılan 35. CHP Kurultayının açıklanan sonuç bildirgesinde yeni bir anayasadan beklenen tüm maddeler var ama başlık olarak“Yeni Anayasa” nın asıl kendisi yok.
CHP Kurultayının sonuçları üzerine fazla söze gerek yok.
Tek adaylı bir Genel Başkanlık seçimi ve olabildiğince demokratik görünen bir Parti Meclisi seçimi yapıldı.
Genel Başkan seçilen Kılıçdaroğlu’nun listesini delen 23 PM üyesiyle birlikte çalışmak zorunda kalacak olması, Genel Sekreter ve Genel Başkan Yardımcısının delegasyonun beşte birinin oyunu bile zorlanarak alıp, yönetim dışında kalması kurultayın dikkat çeken yanı ama bence olağan şeyler..
Asıl üzerinde durulması gereken, kurultayın içeriği, katılanlar üzerinde bıraktığı etki, parti tabanına ve kamuoyuna yaydığı mesaj.
Kılıçdaroğlu keşke 1 kasım seçimlerinin hemen ertesinde istifa edip görevi bıraksaydı. Doğru olan buydu, ancak madem bu yapılmadı, en azından Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden başlayarak devam eden sürece ilişkin bir özeleştiri yapabilseydi!
Tüm konuşmalarını AK Parti ve Erdoğan eleştirisi üzerine kuran Kılıçdaroğlu’nu görünce insan ister istemez sormak durumunda kalıyor.
“AK Parti kapatılsa ya da Erdoğan olmasa, acaba CHP yöneticileri ne konuşacak?”
Kaldı ki, ben Kılıçdaroğlu’nun görevini yaptığına da inanıyorum.
Yerinde kim olursa olsun, daha iyisini yapabilir miydi, kuşkuluyum.
Sorun Genel Başkanı değiştirerek çözülemeyecek kadar büyük, yapısal, ideolojik bir sorun iken, salt kişilerin değişmesiyle partinin değişeceğini, gelişeceğini sanmak, siyaset bilmemektir.
Kurultay sonuçlarına baktığımızda iki yönlü bir değerlendirme yapabiliriz.
Genel Başkana rağmen Parti Meclisine insanları seçilebilmesi, parti içi demokrasi açısından olumlu bir gelişme. Öte yandan, Genel Başkanın anahtar liste çıkarması ne kadar demokratik, ayrıca tartışılır.
Parti Meclisinde yarışan listelere baktığınızda ideolojik ve politik bir farklılık görebilmek pek mümkün görünmüyor. Görünen tek ölçüt, gelecek dönemde milletvekilliğini garantilemeye yönelik kaygı ve çabalar.
Kurultaya katılan herkes seçimlere odaklanınca da yasak savar gibi bir sonuç bildirgesi hazırlanıp, kamuoyuna sunuldu.
Başta söylediğim gibi çağdaş, sivil bir anayasada bulunması gereken birçok konu bildirgede yer almış.
Ancak nasıl bir komplekstir ki;” tüm bu konuları da içeren yeni bir anayasa yapılmalıdır”, demekten imtina edilmiş.
Hukuk devletinden, yargı bağımsızlığından, hak ve özgürlüklerle ilgili güvencelerden, siyasi partiler ve seçim yasasının değişmesinden barajın kaldırılması ve temsilde adalete kadar, düşünce, ifade, örgütlenme ve basın özgürlüğünü de kapsayan, parlamenter sistemin güçlendirilmesine yönelik her şeyi yazacaksın ama, tüm bunların ancak yeni bir anayasayla mümkün olabileceğini belirtmeyeceksin.
Niye?
AK Parti yeni anayasada Başkanlık sistemini istiyor!
AK Partinin nasıl bir anayasa istediğinden daha önemlisi; yeni bir kurultay yapan, yönetimini yenileyen CHP nin ülkeyi yönetmeye yönelik projeleri nelerdir?
Nasıl bir anayasa istiyor?
Hem yerel yönetimlerin güçlendirilmesinden, fırsat eşitliğinden, insan, çevre, doğa ve sosyal devlet talebinden söz edeceksin, insan haklarına saygılı güvenlik politikaları talep edecek, eğitim reformunu savunacak, AB ile ilişkilerin güçlendirilmesini isteyeceksin ama Kürt sorunun çözümünü “Üçüncü Yol Perspektifi” gibi muğlak bir kavramla geçiştireceksin.
Yeni Anayasa istemeyen ulusalcılar, kırmızıçizgilerinden vazgeçemeyen modern laikler ve hatta yeni anayasanın yalnızca olağanüstü koşullarda, yani darbeler sonrası yapılabileceğini iddia eden sol milliyetçileri dengelemek, onların tepkilerini çekmemek adına yeni anayasa sözcüğünü kullanmaktan kaçınmak niye?
Niye bu ürkeklik?
CHP, bırakın evrensel ölçülerde sosyal demokrat bir parti olmayı, muhafazakar demokrat bir parti bile olacaksa, tüm vesayet kurumlarına karşı çıkmak, zamanın ruhunu yakalamak, değişim ve yenilenmeden korkmamak ve politik bir doğrultu belirlemek zorundadır.
Aksi halde, Genel Başkanın ya da Parti meclisi üyelerinin kimler olduğunun pek bir önemi yok. CHP ye lazım olan, ciddi anlamda bir zihniyet değişimidir.
Ölümünün 9. Yılında sevgili Hrant Dink’i saygıyla ve özlemle anıyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020