Ayhan ONGUN
Her fırsatta meydanlara inip, “ülke felaketin eşiğinde”, “şeriat geliyor”, “laiklik elden gidiyor, cumhuriyet tehlikede” diye ortalığı birbirine katan cumhuriyetçi laikler; peki şimdi siz “tehlikenin farkında mısınız”?
Şimdi tehlikede olan sizin tabulaştırdığınız o değerler değil, o değerleri savunmasını istediğiniz insanlar, daha doğrusu insanlık tehlikede. Tüm dünya yeni bir soğuk savaş tehdidi altında.
İçte terör ve güvenlik baskısı, dış politikada uygulanan yanlış politikalar sonucu giderek yalnızlaşan bir Türkiye’de yaşayan yurttaşlar olarak, her zamankinden daha çok barışı istemek, barış için savaşmak gereken bir süreçten geçiyoruz.
Savaşların ne büyük yıkımlar getirdiğini, ne büyük acılara neden olduğunu görmemek için kör olmak, daha doğrusu ülkemizdeki mültecileri görmemek gerekiyor.
Her sabah uyandığımızda yeni bir tekne faciası, denizde boğulan insanların yürek burkan haberleriyle karşılaşıyorken, yaklaşan tehlikenin, savaşın sıcaklığını hissetmemek mümkün mü?
Ulusal Kurtuluş Mücadeleleri dışında hiçbir savaşın haklı nedeni, mazereti olamaz.
Bugün de Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek, daha doğrusu yarım kalan işi tamamlamak adına yeniden soğuk savaş taktiklerini uygulamaya koyan egemen güçler için; ne insan yaşamının, ne de devletlerin bölünmez bütünlüğünün, kültürel ya da moral değerlerin bir anlamı vardır.
Onlar için önemli olan yüzyıllardır yönettikleri devletlerin diğer devletler karşısındaki üstün rolüdür.
Onlar için küresel dünya düzeninin devamı esastır.
Bunun için de; dün kadim dost oldukları ülkelerle bugün düşman, düne kadar amansızca savaştıkları düşman ülkelerle bugün en yakın müttefik dost olabilirler.
Çünkü onların dostluklarının temelinde petrol vardır, altın, elmas, doğalgaz vardır. Yok olmaya yüz tutan su kaynakları vardır. Yeni ürettikleri silahların satışından elde edecekleri kârlar vardır, paylaşım vardır.
Bunları yitirmemek uğruna da en vahşi yöntemlerle iç çatışmalar, bölgesel savaşlar, etnik kavgalar, gerek duyduklarında din ve mezhep savaşlarını sahneye koyar, her ülkeye de bu oyunda istedikleri rolleri verirler.
Şimdi düşünebiliyor musunuz, dünyanın iki süper gücü, çıkarları uğruna aynı safta yer alabiliyor, aynı örgütü destekleyebiliyor, aynı yöntemlerle masum, sivil insanları öldürebiliyorlar.
Halepçe katliamını unutan Kürtler, yakın zamana kadar kendilerine kimlik cüzdanı bile vermeyen, yurttaşlığa almayan Esad’ın en sadık müttefiki hâline gelebiliyor.
Türkiye’de yoldaşları büyükelçiye ayakkabı fırlatır, askerlerin başına çuval geçirmeye çalışırken, ABD Başkan yardımcısı, Suriye’de onların anlı şanlı devrimci liderleriyle görüşmeler yapıyor.
AK Parti iktidarı, kendi tabanından ve kimi dış güçlerden aldığı gazla hızla bir savaş ortamına doğru ülkeyi sürüklemeye çalışırken, muhalefet hâlâ iktidar partisinde oluşacak bir çatlaktan medet umuyor.
Neredeyse Bülent Arınç’ın başını çektiği Hamamönü ekibinden gelecek hayırlı(!) haberlere odaklanmış durumda.
Öte yandan bir avuç gönüllü, vicdan sahibi insan da mülteci sorunuyla ilgili yaşadıklarımızı ve yapamadıklarımızı sorguluyor, toplantılar yapıyor, çalıştaylar düzenliyor.
Ülkemizde ve bölgemizde tüm bu sıcak gelişmeler yaşanırken, o tuzu kuru elitlerimiz, hayvan ve sanatseverler, çevre ve doğa dostu aydınlar neredeler, ne yapıyorlar?
“Tehlikenin farkına varamadılar mı?”
Bir insanlık suçu olan savaştan daha büyük tehlike var mı?
Siyasi simge olarak takanları ayrı tutuyorum, yaşam tarzı olarak başörtülü kadınların varlığı, burnumuzun ucuna kadar gelmiş savaştan daha mı tehlikeliydi?
Laiklik, cumhuriyet tehlikede yaygarasıyla askerî vesayete arka çıkan, darbelere selam duran, paşaları cumhuriyet bayramlarında onur konuğu olarak ağırlayan sözde demokratlar;
Turizme zarar veriyorlar, görüntü kirliliği yaratıyorlar, onları parklarda, sokaklarda böyle görünce ağız tadıyla içkimizi içemiyor, keyfimizce eğlenemiyoruz diyen kentsoylular;
Ülkesinin vatandaşlarına zulmeden Esad yönetime tek söz etmeyip, vatanlarını terk etmek zorunda kalan çaresiz insanları vatan haini, potansiyel suçlu, terörist ilan eden, onlara yardım etmeye çalışan insanlara tavır alan kibirli modernistler;
Asıl şimdi savaş zamanıdır. Ama sizin anladığını anlamda değil. İnsanları öldürmek, şehirleri yakıp yıkmak, okulları, hastaneleri bombalamak, sivil halka zulmetmek, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri yağmalamak için değil,
Yaşanası bir dünya için, Barış içinde birlikte yaşayabilmek için,
Barış için savaşmanın tam da zamanıdır.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020