Ayhan ONGUN
Gerek ülkemizin, gerekse küresel dünyada diğer ülkelerin birbirleriyle ilişkilerini belli sürelerde değerlendirdiğinizde kim, kime dost? Hangi ülke, hangi ülkeye hangi nedenle düşman? Anlamak mümkün değil.
Aslında bu biraz da bizim vatandaşlar olarak geçmişten bu yana ezberletilmiş bilgilerimiz, önyargılarımız ve bunlara bağlı beklentilerimizden kaynaklanıyor.
Olayları ve ülkelerin uluslararası arenadaki duruşunu, yaşadığımız anın içinde bulunduğu koşullara, değişen ve çelişen ilişkilere göre değerlendirmezsek, bizlere öğretildiği üzere, hep bir “kadim dost” “staratejik ortak” ya da “ezeli düşman” referansı üzerinden dost ya da düşmanlarımızı belirlemeye çalışırız.
Oysa uluslararası ilişkiler, ülke çıkarlarına göre şekillenir ve zamanın ruhuna göre ülkeler bu ilişkileri değerlendirirler.
Kuşkusuz bir ülkenin yönetim sisteminin de işbirlikleri ve kısa vadeli ilişkilerde rolü küçümsenemez. Ancak sınırların ortadan kalktığı, iletişim ve bilişim teknolojisinin çok hızla değiştiği, geliştiği küresel dünyada; farklı yönetim sistemlerinde ve hatta farklı siyasal kamplarda yer alan ülkeler bile zaman içerisinde ülke çıkarları gerektirdiği için dostça ilişkiler kurabiliyorlar.
Aynı keza aynı sistem içerisinde yer almalarına ve geçmişte birçok uluslararası sorunda aynı safta yer almalarına karşın, yine ülke çıkarları açısından birbirlerine düşmanca davranan ülkelerin varlığını hepimiz biliyoruz.
Bölgemizde yaşanan sıcak gelişmeler bunların çok canlı örnekleriyle doludur.
Bir dönem Suriye ile ortak kabine toplantısı yapacak kadar yakınlaşan Türkiye deki mevcut iktidar ülke çıkarları olmasa bile siyasal hedefleri uğruna bir çırpıda bu ilişkileri düşmanlık boyutuna getirmedi mi?
Yine Rusya ile tarihinin en yoğun ekonomik ilişkilerini kuran, en çok turizm gelirini bu ülkeden sağlayan Türkiye, uçak kriziyle nasıl bir tehlikenin ve düşmanca ilişkinin kıyısında döndü?
Bugün geldiğimiz noktada hem Rusya, hem de Suriye ile yeniden kalıcı ve dostça ilişkiler geliştirilmeye çalışılıyor.
İran’la, Irak ve Barzani’yle olan ilişkilerimizdeki iniş çıkışları biliyoruz.
Bu örnekleri hem kendi ülkemiz, hem de diğer başka ülkelerin uluslararası ilişkileri açısından çoğaltmak mümkün.
Bu arada soy bağı bulunan ülkeler arasındaki ilişkileri ve tarihe dayalı dostlukları ayrı tutmak gerekir.
Yani demem o ki; ne ebedi dost vardır, ne ezeli düşman!
Günün koşullarına, ülkelerin yönetim sistemlerine ve ülkeleri yöneten iktidarların siyasi duruşuna, kimi zaman da o ülkelerdeki liderlerin hırs ve duygusal yaklaşımlarına göre değişen, çelişen ilişkilerden söz etmek mümkün.
Gelişmiş demokratik ülkelerde uzun vadeli oluşturulmuş ekonomik, sosyal ve siyasi projelerden oluşmuş devlet politikaları belirleyicidir.
Ne liderler, ne de ülkeyi yöneten iktidarlar çok olağanüstü bir durum olmadan bu politikaların dışında davranamazlar.
Ama biz de, uzun vadeli stratejik hedefler, devlet politikaları oluşturulamadığı için bu ilişkilerin düzenlenmesi tamamen iktidar tarafından yürütülür.
Demokrasi tüm kurum ve kurallarıyla yerleşmediği için de halkın görüşü alınmadığı gibi, toplumsal muhalefet de parlamento içi muhalefet de pek dikkate alınmaz.
Uzunca bir süre ABD egemenliğinin ve onun uzantısı Nato, BM ve AB gibi uluslararası güçlerin etkisinde uluslararası ilişkilerini belirlemek zorunda kalan Türkiye, artık kendi devlet politikalarını saptamak ve değişken koşullara göre ilişkilerini düzenlemek zorundadır.
Ülkeler arasındaki bu ilişkileri kişisel ilişkilerimize de indirgemek mümkün.
Bizler için de sosyal ve toplumsal yaşamda farklı ilişkiler içerisine girdiğimiz insanları kategorize etmek, “iyi insan-kötü insan” gibi ayrımlarla kişileri yargılamak ne büyük yanlıştır.
Oysa her insanın iyi ya da kötü yanları vardır ve asıl olan bu yanlarını bulup ortaya çıkarmaktır.
Bize yanlış gelen bir özelliğinden dolayı o kişiyle tümden ilişkilerimizi kesmek yerine, o alanda ilişkilerimize mesafe koymak pekala mümkün.
Aksi halde mükemmeli yakalamak mümkün olamayacağı gibi, bu tür ayrıştırmalar hepimiz için hayatı çekilmez hale gelir.
Kötü yanlarını bildiğiniz kişiden korkmamak gerek.
“Çünkü bildiğiniz düşman, bilmediğiniz dosttan iyidir.”
Sevgi ve barış üzerine kurulacak ilişkiler bize dostlar kazandıracaktır
Dostça kalın.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020