Beril DEDEOĞLU
Trump’ın kadrolarına insan dayanmıyor; bu kişileri ya Trump görevden alıyor ya da kendileri dayanamayarak istifa ediyorlar. Son olarak görevden alınan kişi Dışişleri Bakanı Tillerson oldu, kendisi de bu durumu tüm dünya gibi twitter mesajıyla öğrendi.
Bir ülkede dışişleri bakanı değişti diye dış politikasının değişeceğini ileri sürmek kolay değil. Ancak konu Trump ABD’si olduğunda durum biraz tartışmalı oluyor.
Kadroların sıklıkla değişmesi, uluslararası sistemin en büyük güçlerinden birinde olduğunda, diğer tüm devletlerin öngörülebilir bir siyaset üretmeleri giderek daha zor hale geliyor. Üstelik her yeni atama, politikalardaki değişiklik isteğine de işaret ediyor. Sanki ortada yaşama geçirilmesi istenen bazı politikaların olduğu, ama önemli mevkilerde bulunan kişilerin bunlara engel olduğu, dolayısıyla onlar değişince rahatça bu politikaların uygulanabileceği gibi bir durum ortaya çıkıyor. Sonuçta da politikalar kişilere bağlı hale geliyor.
İran’ın araçsallaştırılması
Tillerson, görevden neden alındığını bilmediğini ancak İran gibi bazı konularda başkanla aralarında anlaşmazlık olduğunu açıkladı. Bu açıklamanın anlaşılan kısmı, Trump’ın İran konusunda çok daha sert politikalar uygulamak istediği, Tillerson’ın ise buna karşı çıktığı. Ancak anlaşmazlıklar içinde İran’dan fazlası bulunuyor; zira açıklamada “gibi” denmiş.
İran gibi olan konular İslam’la ilişkili desek, Suudi Arabistan ile ABD yakınlığını açıklamak mümkün olmayacak; Nükleer çalışmalar desek, bu sefer Kuzey Kore ile görüşme girişimleri ne anlama geliyor diye sormak gerekecek. Pek sanmıyoruz ama otoriter rejimler desek, o zaman da Rusya ile ilişkiler nereye konacak? Şiilere karşı çıkıyor desek, neden DEAŞ’la savaşıyor sorusu sorulacak. İsrail’in güvenliği desek, bu sefer de İsrail’in güvenliğini her zamankinden daha fazla tehlikeye sokan kendisinden başka hangi oyuncu var denecek.
Neresinden tutulursa tutulsun, Trump’ın İran karşıtlığı, tatmin edici bir içeriğe sahip değil. Bu tutum olsa olsa başka stratejilerin İran üzerinden ele alınması olabilir.
Belirsiz düşman
Tillerson’ın yerine CIA Başkanı Mike Pompeo atandı, ondan boşalan CIA Başkanlığına da Gina Haspel’i getirdi. Belirtelim, Trump artık daha şahin kadroları tercih ediyor, ancak bu kadrolar aynı zamanda kendisini de rehin alıyor.
Anlaşılan bundan böyle ABD dış politikası daha fazla istihbarat içeren, daha sert ve çatışmalara daha yatkın olacak. Adı siyasi ve aydınlanamamış cinayetlerle anılan birini CIA’nin başına getirdiğine göre, ayrıca bundan böyle siyasi suikastların da daha fazla görüleceği söylenebilir.
Bir açıdan Trump’ı koltuğundan edebilecek girişimleri olan FBI ile CIA arasındaki dengeyi CIA lehine çevirmek istediği ileri sürülebilir. Ancak bu kadro değişikliklerin arkasında “Rusya ile mi, Rusya’ya karşı mı?” sorusunun olduğu unutulmamalı.
Hal böyle ise esas meselenin İran değil Rusya olduğu düşünülebilir. Trump’ın İslami ya da İslam referanslı rejimleri “öteki” ilan ederek Putin ile bu konuyu uzlaşma zemini kılma arayışı bulunabilir; İran da bunun test edildiği yerlerden sadece biri olabilir. Yeni kadroların Ortadoğu’da iktidarları değiştirmeye yönelik faaliyetlerinin artacağı, İran’ın sıkıştırılacağı, Suudilerin “modernlerine” alan açılacağı, Türkiye’nin daha sert biçimde keskin tercihlere zorlanacağı ve Avrupa’nın ABD iradesine boyun eğmeye itileceği öngörülebilir. Öngörülemez olan ise bu tutumların Rusya dışında kime yarayacağı.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.02.2019
15.02.2019
13.02.2019
25.01.2019
16.01.2019
11.01.2019
9.02.2019
4.02.2019
2.02.2019
28.12.2018