Cafer Solgun
Muhtemelen en büyük korkuları kıştan yana idi yola düşerken... Kıştır sonuçta, kardır, soğuktur, dağdır, zordur. Bager (kar fırtınası) kopabilir mesela, birden göz gözü görmez olur, grup kopar birbirinden, yolu şaşırırsınız, aslında yerlerini çok iyi bildiğiniz mayın tuzaklarına rastlayabilirsiniz. Beraberinizde ilk kez kaçağa çıkmış çocuklar vardır ve karda yürümek zordur, bir çukura yuvarlanabilirsiniz, ayağınızı kırabilir, taşıdığınız yüke zarar verebilirsiniz mesela. Onlara moral vermeniz gerekir, “şu tepeyi de geçtik mi, tamamdır.”
Sınır köylerinde Kürdistan’ın, kaçağa çıkmak, kayaların arasında gözden kaybolmuş sınır taşlarına basmak, bir “adam olmak” ölçüsüdür; en çok da çocuklar heyecanlıdır bu yüzden...
Kaçağa çıkmak deyip de geçmeyin. Bir tür “gerilla” düzen ve disiplini gerektirir. “Öncüsü” vardır grubun, “artçısı” vardır, yola düşmenin kuralları vardır, ne tür durumlarda nasıl hareket edileceği bellidir. Ama o lanetli günde, belli ki en büyük korkuları kıştan yana idi sadece, nereden bilebilirlerdi ki... Ferman vermişti birileri ve Diyarbakır’dan savaş uçakları bombalar yüklenmiş olarak havalanmışlardı...
Kardır, kıştır, soğuktur, birbirlerine yakın yürümüşler. F-16’ların şeytani uğultusu gökyüzünü kapladığında, birlikte imişler çünkü. Uçakların sesini duyunca toplaşmışlar belki de, ne olur ne olmaz, bir “kazaya” kurban gitmeyelim diye. Ne de olsa köylerindeki karakol haberlidir kaçağa çıktıklarından da, o gece döneceklerinden de. Muhtemelen savaş uçaklarının rutin keşif uçuşlarından birini yaptığını düşünmüşler ya da “hevallerin” kamplarını bombalayacağını... Bir taş atımı mesafedeydiler köylerine oysa, o lanetli uçaklar yollarını kesmeseydi... Birlikte imişler. Birlikte ölmüşler. Parçalanarak...
“Kader” bellemişlerdir direnmeyi, başka bir hayat nedir bilmezler. Yaşamak sözcüğün en geniş manasında bir “direnmek” sınavıdır. Kürtlüğünü, dilini, insanlığını sahiplenmek, savunmak için değil sadece; yoksulluğa karşı, kara-kışa karşı, olmadık kalleşliklere, ihanetlere karşı da... Ama işte birileri ferman vermişti ve tepelerinden geçip gitmeyen o savaş uçakları, ölüm olup yağmıştı üzerlerine, bilememişlerdi... Köyde yollarını gözleyenler vardı ve “onlar bizimkiler” diye karakola koşmuşlardı, ama askerler onları karakola yaklaştırmamışlardı bile. Allaha sığındılar, bir mucize olsun diye. Olmadı...
Ölülerini dağa taşa saçılmış paramparça ceset parçaları olarak topladılar o gece.
O gün bugündür Roboski baştan sona ağıda kesmiş tarihimizin “êdi bese” çığlığıdır...
O gün bugündür Roboski Kürtlerin dilinde vicdan ve adalet kavgasıdır...
O gün bugündür Roboski bu topraklarda demokratlık gibi, insan hakları savunuculuğu gibi, dürüstlük gibi, insan olmak gibi manasından soyundurulmuş payelerin şaşmaz ölçüsü, turnusol kâğıdıdır. Ve artık bu sözcükler ancak “Roboski” deyince sahte ya da samimi karşılığını bulmaktadır...
O gün bugündür Roboski deyince Dağkapı Meydanı’nda kurulan darağaçları oluyoruz biz, kan akan Geliyê Zilan oluyoruz, Buğday Meydanı’nda rap rap sehpaya yürüyen Seyit Rıza oluyoruz, Munzur oluyoruz, Dersim 38 oluyoruz, 33 Kurşun oluyoruz, “artık ağlamaktan gözlerimizden yaş gelmiyor” diyen 13 yaşındaki çocuğundan kalan parçaların başında taş kesmiş Felek Ana oluyoruz...
O gün bugündür Roboski deyince biz tarihin kanlı derinliklerinden günümüze yankılanan ve anlattığını ancak vicdanı olanların duyabildiği bir ses oluyoruz: Heyfa we bu lavo...
***
Okuduğunuz yukarıdaki yazım, 27 Aralık 2013 günü “Bugün günlerden Roboski” başlığıyla yayınlanmıştı. 28 Aralık 2011. Bu tarih o gün bugündür mıh gibi çakılı kaldı beynimize. Evveliyatımızın köşe başlarındaki diğer kanayan tarihler gibi...
O günden bu yana değişmedi duygularımız; isyan eden insanlığımız kanamaya devam ediyor. Roboskili anaların göz pınarları kurudu ağlamaktan...
“Bir yanlışlıktır oldu” dediler, “parası neyse verelim, çok uzatmayın” dediler; katliam unutulsun, lafı edilmesin diye. İnsanların acılarına, yaslarına inat şaşaalı yılbaşı kutlamaları yaptılar. Katliamın “siyasetini” yapanlar da kendi havalarındaydı. “İç hukuk” yollarındaki anlaşılmaz eksikliklerin faturası AİHM’de ödendi, ah, Tahir Elçi’siz idik artık ve “dış hukuk” da çuvalladı...
Roboski için adalet sağlanmadı ve ne gök kubbe çöktü üzerimize, ne de kıyamet koptu; bir şey olmadı...
Yapıyorlar, oluyor ve yaptıkları ile kalıyorlar, biz de başımıza gelen ile baş başa kalıyoruz...
İyi yıllar
Bir yıl daha eksildi ömrümüzden. Şairin dediğince, “Çalmadık. Çırpmadık. Yediysek cebimizden. Harcadıysak ömrümüzden.”
Her nasılsa yaşıyoruz madem, çabamız iyiliğe, güzelliğe, insanlık değerlerine dair bir mücadele için olsun.
İnanmayanların, utanmayanların, sevmeyenlerin, adalet, vicdan, merhamet gibi insanlık değerlerini iktidar olmaya kurban edenlerin yönettiği bir dünyada yaşadığımızı unutmadan ve ama daha özgür, güzel ve güvenli bir hayatın mümkün olduğunu bilerek...
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
28.09.2025
19.09.2025
14.09.2025
5.09.2025
29.08.2025
22.08.2025
17.08.2025
10.08.2025
1.08.2025