Cengiz AKTAR
Avrupa Komisyonu, müzakere eden aday ülke Türkiye’nin İlerleme Raporu’nu açıkladı.
Ülkemizin adaylığı AB’nin çok çalkantılı bir dönemine rastladı. Kendi sorunlarıyla boğuşmakta olan Birlik Türkiye’nin üyeliğine bahaneler bulmakta zorlanmadı. Bugün Avusturya ve Fransa’nın başını çektiği bir grup ülke genişleme politikasının geleceğini Türkiye üzerinden sorguluyor. Türkiye’nin üyelik perspektifi 2005’te Anayasa’nın Fransa ve Hollanda tarafından reddedilmesinin başlıca nedeni olarak algılanıyor. Kamuoylarının kafasındaki zamanaşımına uğramış Türk imajı popülist Avrupalı politikacının işine geliyor.
Bu gönülsüzlük, içinde bulunduğumuz süreci derinden etkiliyor. Müzakere eden aday Türkiye için Avrupa’da ne yeterince malî ne de siyasî destek mevcut. Vazgeçtik, üyelik perspektifimiz alenen sorgulanır hâle geldi. İçinde bulunduğumuz genişleme dalgasında hiçbir diğer aday Türkiye kadar hor görülmedi, hiçbiri Türkiye kadar AB üyeliğinden soğutulmak istenmedi. Sonuçta insanımızın gözünde AB hiç havuçtan söz etmeyen ve sadece sopa gösteren soyut bir nesne hâlini aldı.
Bizim tarafta işlerin şevkle yapıldığını söylemek mümkün değil. Defalarca yazdığım gibi müzakerelere başlama tarihi alındıktan sonra AB uyumu veya değişim amacıyla herhangi ciddî bir reform yapılmadı. Yapılmış olanlar izah edilmedi, uygulamaları yetersiz kaldı. Ama belki en vahimi AB rüzgârıyla ülkeye yerleşen ve hiç tanımadığımız özgürlük ikliminin değeri bilinmedi.
Burada ve orada yapılan kamuoyu yoklamaları bu olumsuz durumu açıkça ifade ediyor. Türkiye’nin AB’nin sırtında kambur olacağı hissine kapılmış olan Avrupalı ile AB’nin Türkiye’ye zarar vereceği hissine kapılmış Türk artık neredeyse birbirlerine düşman gözüyle bakıyor.
KARŞILIKLI GÜVEN TAZELEMEK
Bugün bulunduğumuz noktada artık her iki tarafın da güven tazelemesi, eğer olmuyorsa niyetini açıkça belirtmesi gerekiyor. Kamuoylarının etkisiyle Avrupalı politikacının “Türkiye”, buralının da “AB” sözcüklerini telaffuz edemez hâle gelmesi sürecin meşruiyetine ciddî darbe vuruyor. Diğer taraftan AB ülkeleri ile Türkiye’nin çoktaraflı ve ikitaraflı ilişkileri kronik bir kriz idaresi biçiminde sürdürülemez.
Her iki tarafta da yapılan “kopmasın da ne olursa olsun, günü geldiğinde bakarız” hesabının günü geldiğinde bakılacak yanı olmayacaktır. Zira işlerin tavsaması her iki tarafta da ciddî politika değişikliğine yol açabilecek derinlikte olacaktır. En vahimi, işlerin tavsamasıyla oluşmakta olan belirsizliği siyasetten önce ekonomi değerlendirecektir.
Türkiye’de AB üyeliği konusunda var olduğu farzedilen toplumsal mutabakatın yenilenmesinde büyük yarar var. Ancak bu ortamda kimin, hangi parti veya kurumun inisiyatif alabileceği meçhul. Ama er veya geç bu muhasebe yapılacaktır. AB tarafında ise 17 Aralık 2004 kararıyla sabitlenen üyelik perspektifimizin yerine herhangi ikinci sınıf bir statü konusunda AB ülkeleri arasında hiçbir zaman anlaşma olamayacağından Türkiye’nin üyeliği meselesi sadece ileriye dönük bir ivmeyle çözümlendirilebilir.
Bugün artık sürecin yeniden canlanması için gereken ivme Türkiye’nin iradesi kadar AB’nin vereceği katılım yılında gizli. Şahsen Cumhuriyetimizin yüzüncü yıldönümü olan 2023 hem hoş hem de mâkul gözüküyor.
*
31 Ekim 2006’da Vatan’da çıkan bu yazının özüne dokunmadım. Yedi yıl önce 2023’ü telaffuz ettiğimde “kim öle kim kala” diyen çok olduydu. Cumhuriyet’in 90. yılına yakıştı doğrusu, darısı 100. yılın başına.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
1.03.2022
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021