Cengiz AKTAR
Yarın “sevgi” teması üzerinden evrensel tüketim ve alışveriş furyası yaşanacak. Kadını, anneyi, babayı yılda tek bir “güne” indirgeyen alışveriş dünyasının sevgiyi de bir güne tıkıştırmasına razı olmayan kadınlar V-Day Hareketi etrafında on beş yıldır 14 Şubat’ı farklı kutluyor. V-Day’ın dört temel ilkesi var: “Sanat düşünceyi dönüştürür ve insanı harekete geçmeye teşvik eder; kalıcı toplumsal ve kültürel dönüşüm sıradan insanların sıradışı işler yapmasıyla olur; yereldeki kadınlar içinde topluluklarının ihtiyacını en iyi bilenlerdir ve bu nedenle doğal liderlerdirler; kadına karşı şiddeti anlamak için ırk, sınıf ve cinsiyet kesiştikleri noktalara odaklanmak gerekir.” Hareketin kadınlar ve kız çocuklarına uygulanan şiddetin durdurulması için dünyada başlattığı “1 Milyar Kadın Ayağa Kalkıyor” çağrısının bu yılki teması “devrim”. Hareketin Türkiye ayağı İstanbul Platformu, Kadıköy Kent Konseyi Kadın Meclisi şemsiyesi altında KADER, Kırmızı Biber Derneği, İnsanca Yaşam Kadın Kooperatifi, KAHDEM, Kadın Partisi, AÇEV ve diğer stk’lar yarın saat 14:00’te Kadıköy İskelesi’nde buluşup dansla tepkilerini dile getirecekler. (www.vday.org/)
Diğer alternatif, bugün ve yarın çeşitli etkinliklere sahne olacak Global Divestment Day Küresel Yatırım Çekme Günleri. Farklı ülkelerde 3000 küsur farklı etkinlikle dünyalılar gezegenin selâmeti için finans kuruluşlarını çevre düşmanı şirketlerdeki yatırımlarını geri çekmeye çağıracak.
NEOLIBERAL KORONUN SIKINTISI
Çarşamba akşamı Yunan hükümeti AB’li ortaklarıyla kesin sonuç alınamayan görüşmeler yaptı, iş pazartesi günkü Eurogroup toplantısına kaldı. Ay sonundan önce hükümetin varolan programı gözden geçirme talebiyle alacaklılarının pozisyonları arasında ortak yol bulunması gerekiyor. Maliye Bakanı Varufakis toplantı sonrasında temkinli bir umut sergilerken Avrupa’nın (ve ABD’nin) “tek doğrucu” neoliberal korosu neredeyse keyiflenerek Yunanistan’ın ipinin çekildiği haberlerini geçiyordu.Bakalım göreceğiz.
DÜNYA 5’TEN BÜYÜKTÜR
Erdoğan epeyidir malumu ilâm ediyor. Geçenlerde Güvenlik Konseyi’nde Müslümanlara destek çıkmadıkları için Çin ve Rusya’yı payladı. Esasen iş öyle ciddiye alınmış ki geçen eylülde Gençlik Spor Bakanlığı’nın fonladığı sözümona sivil bir girişim başlatıldı. (www.biggerthanfive.com/) Güvenlik Konseyi’ndeki temsiliyet sorunu 1992’den beri konuşuluyor. Ama reform talebinin arkasında durabilmek, Konsey’de veto hakkı olmayan ülkelerden oluşan bir baskı grubu oluşturabilmek için ağırlık gerekiyor! Bir de Türkiye’yi sürekli İslâm dünyasının temsilcisi olarak pazarlamaya çalışıyor, o ise ham hayal.
DEĞERSİZ YALNIZ
Dünyada yalnızlığını dışpolitika prensibi hâline getirmiş ve bununla gurur duyan iki ülkeden biri Kuzey Kore diğeri Türkiye. Uluorta “değerlerinden” bahsettiği ve soğukkanlılığını kolayca kaybettiği için Ortadoğu sorunlarını ele alan bazı toplantılara artık davet edilmiyor. Bu defa hükümet abuk sabuk bir nedenden geçenlerde Münih’te cereyan eden mutad Güvenlik Konferansı’nın yıllık toplantısına katılmadı. Gerekçe Türkiye’nin de davetli olduğu Ortadoğu paneline İsrail’in katılması!
İlk adıyla “Wehrkunde”, bugünkü “Münih Güvenlik Konferansı” 1963’ten beri sadece kıtanın değil küresel güvenlik sorunlarının tartışıldığı enformel bir forumdur. Uzman ve politika yapıcıların en üst düzeyde katıldıkları forumun işlev ve önemi su götürmez. Avrupalılar ve ABD’nin gündeminde, emperyal kaşıntısı dinmek bilmeyen ve çevresinde tek taraflı sınır değişikliğine gitmekten kaçınmayan Rusya’nın yarattığı belirsizlik ve tehlike artık kalıcı bir madde. Rusya’nın komşusu Türkiye’nin bu tartışmaların yapıldığı forumlarda bulunmaması, Ortadoğu’daki iddiaları dünyalara sığmamasına rağmen kendi kendini tecrit etmesi devlet kurumlarının çöküşünün açık işaretidir.
Twitter@AktarCengiz
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021
28.12.2020
22.12.2020