Cengiz AKTAR
“Onlar konuşur, AKP yapar” serisindeki palavralar arasında millî aşı var. Aşı ve tıbba ilişkin maddenin millîsinin olmayacağını bilmek için âlim olmaya gerek yok. Dünyanın belli yerlerinde, içe dönük bölgelerde ya da beslenme, yaşama alışkanlıklarıyla bağlantılı bazı hastalıklar oralarda daha yoğun görülebilir. Kimsenin aklına bunlara ve bunların ilaçlarına “millî” damgası vurmak gelmez. AKP’nin akıldaneleri dışında. Vurgu Nazilerin öjenist politikalarını anımsatıyor.
Millî aşı burada üretilecek bir aşıdan öteye ne olabilir? Öyle olunca da sıfatı millî değil yerli olur. Millî tank, savaş uçağı, uzay aracı, G5 konularında ise Türkiye’nin bu “millî ürünleri” afiş üzerinde üretmekten öteye bir kapasitesi yok.
Millî aşının ne olduğunu ararken önüme TÜBİTAK’ın Millî Ar-Ge’si çıkmasın mı? İkide birde millî otomobil, millî şu, millî bu diye kükreyen bir iktidar olunca “millî araştırma kuruluşu” geri kalır mı?www.milliarge.com sitesinde şu müthiş tahliller yer alıyor: “Bugüne kadar yabancı veya yabancı ortaklı firmalarda çalışan (…) beyaz yakalı tüm çalışanları, tecrübelerini yerli ürünlerin üretilmesi ve bu yönde Ar-Ge faaliyetlerine destek vermeleri için çağrıda bulunuyoruz! Birçok alanda yurtdışından gelen ürün ve çözümleri satın almaktayız. Satın alma, bakım, servis ve yenileme hizmet bedellerini ödeyerek ilgili firma ve dolaylı olarak başka ülkelerin ekonomileri için kaynak sağlamaktayız. (…) Çalışarak ve emek vererek kazanmış olduğumuz kaynak yurt dışına gitmektedir. Yurt dışına aktarılan kaynağı içeride tutabilmek ve büyüyen ekonomimize katkıda bulunmak için firmaların tercihlerini yerli ürünleri almaları yönünde özendirmemiz gerekmektedir. Bunun için de yabancı(!) ürünlere rakip aynı ölçüde güvenli ve kaliteli ürünler üretmemiz gerekmektedir.” En üst bilimsel kuruluşun ilk mektep/ Sümerbank düzeyindeki ifadeleri Erdoğan ve AKP afişi dilinden farksız.
Gerçek ise bambaşka: Misâlen Müsiad’ın yerli patent ve marka sayılarına ve dolaylı olarak Ar-Ge potansiyelini irdeleyen “2023 vizyonu ışığında Türk sınaî mülkiyet raporu”. Rakamlar: “Türkiye’deki yaklaşık 60.000 ihracatçı şirketin 50.000’i tescilsiz markayla ihracat yapıyor! Aktif patent sayısı 7.400; Yunanistan’da 32.000. 2010’da yerli firmalarca alınan patent sayısı 171. (…) Bunun çok büyük bir kısmı Arçelik, Bosch, Vestel ve Ford firmalarına ait. Kalan 30-40 patenti ise 76 milyon kişi üretiyor!” Rapor, iktidarın afişlerde ve meydanlarda salladığı “500 milyar dolarlık ihracat” palavrasını faş ediyor. İki karşılaştırma daha: İthalatla dışarıya ödediğimiz Ar-Ge gideri, yıllık 5 milyar dolar olan Ar-Ge harcamasının iki katı. İkincisi, bu miktar Google şirketinin Ar-Ge harcamasına eşit.
AKP Ar-Ge konusunda enkaz devraldı, doğru. Ar-Ge payı 2003’te millî gelirin yüzde 0,48’iyken bugün yüzde 1’e yaklaştı. Önemli! Patent başvuruları artıyor ama daha çok düşük teknoloji sektörlerinde. Bu zaaf ihracattaki cılız katma değerde ortaya çıkıyor. Mart 2015 verisiyle yüksek teknoloji ihracatının toplam ihracat içerisindeki oranı yüzde 3,7. Çin’de bu oran yüzde 33,1, Güney Kore’de yüzde 27,1, Polonya’da yüzde 11,3.
Gelelim Ar-Ge’nin millîliğine. Bugün dünyanın en ileri teknoloji üreten ülkeleri dahî, mahrem askerî ileri teknoloji dışındaki Ar-Ge için millî bir çaba içerisinde değil. Neden basit: Malî ve beşerî kaynak açısından gayet pahalı olan Ar-Ge’nin millî olması mümkün değil. Uzun ve vasıflı eğitim, kaynak israfı ve mükerrerlik karşısında tek çare ulusötesi işbirliği. Arayış 1950’lerde başlıyor. Ankara’nın hoplaya zıplaya katıldığı CERN Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi bunlardan biri. Bugün ise, dünyada Ar-Ge’ye en fazla yatırım yapan İsrail’in dahî ortak olduğu, AB’nin Avrupa Araştırma Alanı’nın temel kaynağı, 2014-2020 dönemi için 80 milyar avro bütçeli 8. Çerçeve Programı.
Hamasetle teknoloji anca seçim afişinde yan yana gelir.
Twitter@AktarCengiz
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
1.03.2022
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021