Cengiz AKTAR
Mülteci pazarlığı üzerine
Erdoğan ile AB’li yetkililer Komisyon başkanı Juncker ve Konsey başkanı Tusk arasında Suriyeli mülteciler üzerine dönen yüz kızartıcı pazarlığın zabıtları yalanlanmadı.
Aksine burada “cumhurbaşkanımız lafı gediğine oturtmuş” havası hâkim. Ezikliğimizin haddi yok.
Oysa kazın ayağı öyle değil. İki husus. İlki, pazarlıkta taraflarca dile getirilen pekçok talep ya gerçekleşmeyecek, ya istendiği gibi olmayacak. Taahhüt edilen 6 değil 3 milyar uluslararası yardım kuruluşları üzerinden verilecek. Erdoğan dün “projeymiş, ne projesi” derken bunu kastediyordu.
Parasal desteğin sorun haline gelmesinin nedenini AB’de değil burada aramak gerekiyor. 29 Nisan 2011’de ilk Suriyeli mülteci kafilesi sınırdan girdiğinde Ankara yurtdışı desteğe ihtiyacı olmadığını söylemiş, Batılı ülkeler de “oh ne âlâ” demişlerdi. Bu iptidaî hamasetin iki nedeni vardı.
Esad rejiminin hızla düşmesiyle Suriyeliler geri döneceklerdi. O nedenle “misafir” diye adlandırıldılar. İkinci neden eğer dışarıdan destek gelirse bu illâki yabancı uzmanların müşahitliği demek olacağından Ankara’nın “üçüncü göz” alerjisi depreşmişti.
Mültecilerin yakında ve belki asla geri dönmeyecekleri belli olmaya başlayınca Ankara başında istemediği parayı istemeye başladı. Hiçbir ciddî kaydı olmayan milyar dolarlık masraflardan bahsetmeye başladı. Yükün paylaşımı ilkesi uyarınca nakdî, aynî destek istemek ayrıca mültecilerin ülkeler arasında dağılımını masaya getirmekte bir terslik yok, aksine ama aşırı özgüvenle üst perdeden söylenen lâfların daima bedeli olur. Yeri gelmişken, yük paylaşımı konusunda Avrupa’yı yetersiz bulurken iktidarın dostları zengin Arap ülkeleri Bahreyn, Emirlikler, Katar, Kuveyt ve Suudî Arabistan’ın “sıfır” mülteci kabul ettiğini bir kenara not edelim.
Mülteci pazarlığında öne çıkan ikinci husus AB üyeliği konusunda AB tarafının burada “iki yüzlülük” olarak adlandırılan İnsan Hakları vurdumduymazlığı. Mülteci pazarlığı Eylül ayında başladığı andan itibaren AB İnsan Haklarını unutmaya razı oldu. Neden? Zira aylardır hatırlattığım gibi artık Türkiye’ye müstakbel üye gözüyle bakmıyor.
Eğer hâlâ müstakbel üye olarak görseydi Kopenhag Siyasî Kriterine uyum konusunda tavizsiz olurdu. Türkiye bugün Mısır, Suudî Arabistan gibi bir üçüncü ülkedir AB için. Bu konum bu hükümetin bu politikaları var oldukça değişmez. Başka bahara…
Avrupa’nın iltica kurumu ile imtihanı
İlticanın uluslararası hukukta yerini alması 1951’dir. Nazi Avrupasında oradan oraya kaçarak canını kurtarmaya çalışan Yahudilerin yüzüne kapanan kapılar birer utanç vesikası olarak hafızalara kazınmıştı. 1945 sonrası dünya düzenine gereken iltica sözleşmesinin temelleri böyle atıldı. Pek çok Yahudi hukukçunun yer aldığı yazıcı heyette Albert Cohen gibi değerli şahsiyetler de vardı.
1951’de Cenevre’de kabul edilen sözleşme bir bakıma Avrupa’nın günah çıkarmasıydı. Bugün 70 yıl sonra Avrupa, tarihini unutmuşa benziyor. Benzer bir mülteci alerjisini 1989 sonrasında eski komünist dünyadan gelebilecek olanlar için göstermiş ama sonuçta kimse gelmemişti. Bugün Danimarka, Macaristan gibi ülkelerde şahit olduğumuz utanmazlıklar bu kıt hafıza kadar refahını paylaşmak istemeyen Avrupa’nın bencilliğiyle alakalı.
Almanya’nın bonkörlüğünün nedenini ise mülteci şefkatinden ziyade bu sayede 21. yüzyılda ihtiyacı olan vasıflı işgücünü böylece karşılamakta olmasında aramak gerek.
Netanyahu’nun İran hezimeti kulağa küpe olmalı
Yakın zaman kadar ağız dolusu hakaret edilen İsrail ile mutabakat sağlanmak üzere. ABD’li Yahudi kuruluşları ziyaretlere başladı, ortalık süt liman. Bir de özellikle AKP medyasında ve seçmeninde yaygın antisemitizme çare bulunsa iyi olacak.
Dışişlerinin Makyavelleri İsrail ile kotardıkları anlaşmayla ABD ilişkisini düzeltmeyi de hedefliyor olabilirler. Ne de olsa ABD’deki Yahudi lobisinin sözü geçer.
Yalnız önlerinde ders alınması gereken bir İran örneği var. ABD ile mükemmel ilişkileri olan Başbakan Netanyahu Obama yönetimini, en büyük tehdit olarak gördüğü İran’la anlaşmaktan vazgeçiremedi. ABD’de yapmadığı lobi, anlatmadığı masal kalmamıştı oysa.
Şimdi bizimkiler benzer bir lobi faaliyetiyle PYD ve Esad konusunda ABD’yi iknaya çalışmayı düşünebilirler. Ham hayaldir…
İş Cinayetleri
6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası çıkarıldığında “işçiler artık ölmeyecek” denmişti ancak Ocak ayında en az 110 işçi yaşamını yitirdi. 2015’te de en az 1703 iş cinayetine kurban gitti. Ölümlerin çetelesini tutan stk’nın websitesini ziyaret ediniz: www.guvenlicalisma.org/
Aynı konuda Adalet Arayan İşçi Aileleri 2012’den beri İş Cinayetleri Almanağı çıkartıyor. 2105 almanağında çalışırken ölen, çalışırken ölmek istemedikleri için direnen ve işlerinden atılan işçilerin, prestijli firmaların sessizce öldürdüğü meslek hastası işçilerin, tarım ve maden işçilerinin hikâyelerine ve Adalet Arayan İşçi Aileleri’nin sürdürdüğü mücadeleye yer veriliyor. Bugün kitapçılarda…
Otoriter uygulamalar
Yağsız etin azamî fiyatı 23 lira 30 kuruş olacak! Yağlı 21.80! Kıyma 32! Kuşbaşı 34’ü geçmeyecek. Marş, marş! Olabilecek en dengesiz, denetsiz, vahşi kapitalizmi uygulamakla övünen, piyasa ekonomisinden dem vuran, Avrupalarda, yatırım gelsin diye road showlara çıkan hükümet planlı/güdümlü ekonomilerdeki fiyat kontrolünü getirmeye çalışıyor. Şirketlere, bankalara kafasına göre kayyum atıyor.
Keza, sigara içmeme talimatları. Sigara içmek kötü bir âdet, ancak emirle bırakılıyor olması kabul edilir bir şey değil. “Sigara içme özgürlüğü olamaz” diye kükreyen, nasıl neyin özgür olacağına karar verebilir? Bu kafayla bugün sigara, yarın içki, öbür gün muktedirin hoşuna gitmeyen başka bir davranış yasaklanır.
CENGİZ AKTAR / HABERDAR
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları


































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021
28.12.2020
22.12.2020