Demiray ORAL
Bu da bir maharet olsa gerek.
Meclis’te kurulan komisyonun üyesi olan vekiller Uludere bombalamasına ilişkin Heron görüntülerini izledi.
Neticede, CHP ve BDP’li vekiller köylülerin 44 dakika içinde dört defa bombalanıp yanarak ölmelerini ağlayarak izlerken, AKP’li vekiller onların gördüklerini göremedi.
Görüntüdekilerin köylü mü PKK’lı mı olduğunun belli olmadığını söylediler.
Komisyon üyesi MHP’li vekil Yusuf Halaçoğlu ise “şey, kem küm” tadında anlattı izlenimlerini ve “maksat devlete halel gelmesin” mesajı sarkıttığını anlayıp mazur gördük!
Bu vesileyle bir kez daha tebrik ediyorum söz konusu vekilleri.
Ben, sen, o, biz, siz özür bekleyeduralım...
Onlar daha gördüklerinin köylü olduğunu bile kabul etmiyor.
Diyeceksiniz ki sen ne ara izledin de Heron görüntülerini atıp tutuyorsun arkadaşım?
İzlemedim elbet ama aynı görüntüler için CHP’li vekil Hüseyin Aygün’ün not aldığı şu iki satırı okudum: “Hayvanlar yüklü, adımları bile görülüyor, insanlar yanlarında daha ince karaltılar halinde”, “Türkiye’ye doğru yürüdükleri yol en az 10 metre genişliğinde, araba bile geçer, ‘teröristler’ bu yoldan eyleme mi gider?”
Ve komisyon üyesi CHP’li Levent Gök’ün yorumunu da: “Görüntülerin ne anlama geldiği konusunda uzman talep ettik. Uzmanların bizi aydınlatmasına gerek kalmaksızın binek hayvanlarını, yükleri, Irak sınırından kaçak malzeme aldıklarını çıplak gözle gördük.”
Şimdi bunu da geçip, daha “insani” bir noktaya uzayalım.
Peki, AKP’li vekillere göre görüntüdekilerin köylü mü, PKK’lı mı olduğu ayırt edilemiyor olsun.
Eyvallah ama neticede ölenlerin çoğu çocuk 34 köylü olduğunu o görüntüleri izlerken biliyorlardı, değil mi?
Buna rağmen insanların bombalanıp cayır cayır yanmasından hiç etkilenip üzülmediler mi?
Soruyorum çünkü, mikrofonlara gayet cool açıklamalar yaparken minicik bir üzüntü beyanı bile duyamadık da...
Onun yerine AKP’li komisyon başkanı Ayhan Sefer Üstün’ün CHP ve BDP’li vekillerin açıklama yapmalarını eleştirmesini dinledik: “Bunları erken yapılmış yorumlar olarak değerlendiriyorum. Resmin tamamını görmeden bir yorum yapmak erken olur.”
Şu “resmin tamamını görmenin” zaten hastasıyım da, katliamın üzerinden 51 gün geçmişken olayın görüntülerini izleyenlerin “erken yorum” yapmaları da hiç fena değilmiş doğrusu.
Kusura bakmayın ama Ayhan Bey, sizin resmin tamamını görebileceğinizi hiç sanmıyorum.
Çünkü geçtim “resmi”, olayın birebir görüntülerini izleyince bile oradaki insanları göremiyorsunuz.
Neticede katliamın ilk günü yapılan açıklamalar ile 51. gününe girildiğinde söylenenleri düşününce benim anladığım şu: AKP hükümeti eğer olur da bir gün resmin tamamını görmeyi başarırsa, gerekirse özür dileyecek.
Hükümete göre “resmin tamamını görmek” ne demek onu da izah etmeye çalışayım.
Şu demek kıymetli okur, bundan 70 sene sonra devletin başındaki zatın çıkıp “özür” dilemesi, o zamanın Mehmet Ali Birand’ının belgesel yapması, biz Türklerin de ekran karşısında “çık çık çık”yaparak izlememiz demek!
Hâlbuki “resmin tamamı” gerçekte ne biliyor musunuz?
Encü soyadına sahip 20 küsur kişinin öldüğü katliam sonrasında Kaymakam’ın yaptığı ziyarette çıkan olaylar nedeniyle tutuklanıp cezaevine konan Faruk Encü’nün “Kendimi asmak istiyorum. Öldüğümde belki onların yanına cennete giderim” diye geçenlerde yazdığı mektuptur resmin tamamı.
O çocuklara, eğer bombalanmasalardı bile sunduğumuz tek hayatın kaçakçılık yapmak olmasıdır resmin tamamı.
“İktidar rüyalarımızı çalmadığı sürece sorun yok” diyen Zizek’i bile ters köşeye yatıran bir hayat yaşatmaktır Kürtlere resmin tamamı.
Kaptırmışken devam edeyim mi?
Hâlâ resmin tamamını görmek istediğinizden, görebileceğinizden emin misiniz Ayhan Bey?
Neyse, ben en iyisi bir dostumun geçenlerde söyledikleriyle finali yapayım.
Dostum Heron görüntüleri hakkında AKP’li vekillerin eski Türk filmi repliği misali “Kör oldum, göremiyorum” tadında açıklama yapmasından sonra hiddetlenip şöyle dedi: “Böyle zamanlarda olan bitene bakıp kendi kendime diyorum ki, ‘Belki de bu dünya başka bir gezegenin cehennemidir’ lafını söyleyen kesinlikle Aldous Huxley değil bir Kürt olmalı. Bu işte bir yanlışlık var.”
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.05.2015
23.09.2014
13.06.2014
2.04.2014
16.02.2014
13.01.2014
6.01.2014
29.12.2013
19.12.2013
11.11.2013