Ekrem DUMANLI
Hemen her fırsatta birileri ile ilgili kaset bulunduğu; bu kasetlerin “paralel yapı” tarafından kullanıldığı söyleniyor. Hem de meydanlarda. Alenen.
Daha önce bazı siyasiler, medya sahipleri, hatta Cumhurbaşkanı için de benzer bir şeyler söylendi. Güya onlara dair de kasetler vardı ve o kasetler bir yerlerde gizlice tutuluyordu. Geçen hafta Başbakan, iddiasına iki adres göstererek devam etti: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Genelkurmay Başkanı. İşin ilginç yanı Sayın Cumhurbaşkanı ile ilgili daha önce de benzer bir iddiayı dile getirmiş ve Gül tarafından nazikçe tekzip edilmişti. Şimdi listeye Genelkurmay Başkanı’nı da dâhil etmiş oldu.
Peki, bu iddialar doğru mu? Şayet doğruysa, iddia sahibi (üstelik yürütmenin başı ve siyasi otoritenin zirvesi) Başbakan ispat etmek zorunda değil mi? İspatsız iddiaları ona buna boca etmek sorumluluk taşıması gereken insanlara yakışıyor mu?
KASETLERİ KİM KULLANDI?
Meseleyi daha net anlayabilmek için kısa bir kaset turu yapmakta fayda var: MHP’lilerin “uygunsuz görüntüler” içeren kasetleri internete düştü. Bir değil; tam yedi vekil ile ilgili organize bir suç işlenmiş, bu kişilerin kasetleri internete atılmıştı. Aradan geçen 3 seneye rağmen bu menfur suçu kimin işlediği hâlâ bulunamadı. Dedikodu ve kehanetler art arda sıralandı, ancak olayın üzerine gitmesi gereken hükümet, maalesef, 7 vak’adan birini bile aydınlatamadı. Hiçbirinin faili bulunamaz mıydı? Ya da bir başka tabirle: Bu iğrenç kasetlerden tek birinin faili bulunsaydı kaset siyaseti devam edebilir miydi?
Ya CHP liderliğinden ayrılmak zorunda bırakılan Deniz Baykal’ın kaseti? Baykal, bir tuzağa düşürülmüş, görüntüleri önce bir video paylaşım sitesine ardından da Yeni Akit Gazetesi’nin yedek kulübesi sayılan internet sitesine taşınmıştı. O görüntülerin üzerine Başbakan Erdoğan sevinç ve zafer naraları attı o günlerde. Özel hayat vurgusunu yaparak “ayıp oluyor” demek isteyenlere meydanlardan “Ne özeli? Genel! Genel!” diye haykırdı. Hatta Fethullah Gülen Hocaefendi ve Abdullah Gül gibi isimlerin Baykal’a üzüldüğünü beyan etmesi karşısında da içerlediğini ima edecek sözler söylemişti. Aradan zaman geçti, “Cemaat”e topyekûn linç stratejisi oluşturuldu. Hal böyle olunca Baykal’ın kaseti de “paralel yapı” adlı hayali kurgunun üzerine yıkılmaya çalışıldı. Baykal haklı olarak somut deliller, bilgiler istedi ve hükümeti suçladı. Çünkü devlet isterse bu korkunç işleri ortaya çıkarırdı. Başbakan o talebi nazar-ı dikkate almaksızın ‘cemaat’i suçlamaya devam etti. Seçimden birkaç gün önce CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Baykal’ın kasetini Erdoğan’ın önceden izlediğini; buna dair görüntülerin kendisine ulaştığını canlı yayında ifade etti. Ve internete düşmeden önce Erdoğan’ın o kaseti izlerken çekildiği iddia edilen fotoğraflar sızdı sosyal medyaya. Seçime ramak kala ortaya çıkan bu görüntüler hakkında Erdoğan açık, net ve ikna edici bir açıklama yapmadı. Baykal haklı çıktı; ancak konunun gündemde kalması eski CHP lideri için rencide ediciydi ve sorumluların üzerine gidilemedi. Ciddi bir araştırma yapılsaydı kaset olaylarının perde arkası kesinlikle aydınlanırdı. Maalesef o vazife ifa edilmedi. Ne yapıldı? Hem bir yandan kaset mağdurları rencide edildi hem de delilsiz ispatsız cemaat suçlaması yapılarak milyonlarca insan zan altında tutuldu, onların günahına girildi…
Böcek hadisesi de bundan farklı değil. Her tarafı güvenlik kameralarıyla kuşatılmış bir mekâna birileri girip böcek koyuyor ve Başbakan’ı dinlemek istiyor. Bunun faillerini yakalamaktan kolay ne var? Gelen belli giden belli. 2011’de olmuş bir vak’a 2014’te ortaya çıkarılamıyor ve cemaat sürekli zan altında tutuluyor. Sonra ortaya çıktı ki delillerle oynanmak isteniyor. TÜBİTAK’ta 24 yıldır çalışan bir bilim insanının, “Tarafıma ifade edilen ‘beklenti’ böceğin kullanıma girdiği tarihin gerçek tarihten başka bir tarih olarak değiştirilmesiydi. Yani bilimsel ve objektif kriterlerle hazırlanan raporda masabaşı tahrifat yapmam istendi.” sözleriyle anlıyoruz ki mesele faili bulmak değil, algıyı yönetmek…
HERKES İDDİASINI İSPATLAMAKLA MÜKELLEF
Geçen ay Başbakan, Doğan Grubu’na da “sizinle ilgili kaset var” dedi. Grup çok doğru bir çıkış yaparak, hem hiçbir şantaja boyun eğmeyerek gazetecilik yapmaya devam edeceğini söyledi hem de iddia sahiplerini ispata davet etti. Benzer kara propaganda, başka medya sahiplerine de yapılmıştı. O gün bu gündür ispat etme adına tık yok. E hani kaset vardı ve siz de onu biliyordunuz? Son günlerde verdiği bağımsız ve özgürlükçü kararlar nedeniyle hükümetin hışmına uğrayan Anayasa Mahkemesi de buradan nasibini aldı ve Başbakan önceki gün “Anayasa Mahkemesi’ni de dinlediler.” dedi. İspatı nerede? Tabii ki yine somut bir bilgi ve belge yok.
Görünen o ki Ankara’nın bir yerinde kaset siyaseti oluşturulmuş. Kimi yanına çekmek istiyorlar; ya da kimi “cemaat”e karşı tavır almaya zorluyorlarsa “Sizin onlarda kasetiniz var!” diye bağırıyorlar. Havuz medyasının küçük bir soruşturmadan, “7 bin kişi dinleniyor” iddiası çıkarması ve isim listesi yapması da aynı meşum taktiğin gereği. Şimdi TİB’de de benzer bir senaryonun döndüğüne dair ciddi kuşkular oluştu.
Net söylüyorum: Hukuk dışı yollarla insanları dinlemek ya da kişilerin özel hayatına dair kasetler yapıp onu şantaj olarak kullanmak şerefsizliktir ve bunu yapanlar bulunup adalete teslim edilmelidir. Ortada somut bilgi ve belge olmaksızın bir kitlenin hedef gösterilmesi de insan onuruyla, siyaset adabıyla bağdaşmaz. Ancak somut belge olmaksızın yapılan propaganda da onurlu bir davranış olmasa gerek. Kutlu Doğum Haftası çerçevesinde konuşurken bile kaset yalanlarına başvuruluyorsa, Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı gibi çok önemli ve değerli kişiler hakkında uluorta iddia ortaya atılıyorsa ve bunların hiçbiri somut bir belgeye dayanmıyorsa ortada vahim bir hata var demektir. Vicdanı olan herkes “Ya ispat et yahut sus!” demek zorundadır. Aksi takdirde bu kasetleri çekmek ne kadar korkunç bir vebal ise onu iftira metodu olarak kullanmak da öyle vebaldir...
Haşim Kılıç’a hücum
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Haşim Kılıç’ın hafta içinde yaptığı konuşma büyük yankı uyandırdı. Aslında güncel tartışmalardan ve gelinen karamsar aşamadan kendimizi arındırabilsek söylenen sözlerin evrensel hukuk çerçevesinde olduğunu hemen fark edeceğiz. Ancak siyasetin kendi demokratik sınırlarını aşarak hemen her şeyi esir almaya doğru yöneldiği böyle zor günlerde konuşmak kolay değil. Bilgi ve cesaret gerektiriyor. Devlet kademesindeki “siz bilirsiniz efendim” yağcılığının vıcık vıcık her zemini işgal ettiği bir ortamda haktan, hukuktan, adaletten, evrensel ilkelerden bahsetmek yürek istiyor. Hele önüne gelen herkese meydanlarda en ağır lafları söyleyen Başbakan orada, karşısında, otururken temel hak ve özgürlükleri lafı eğip bükmeden söylüyorsanız tabii ki konuştuklarınız ses getirir. Nitekim getirdi de. Her vesileyi siyasi iktidara temenna durmak için kullanan birileri çok tepki gösterdi. Öteden beri, “Yahu bir şeyler ters gidiyor, hak hukuk ayaklar altına alınıyor...” diyenler de derin bir oh çekti ve belki de “İyi ki Anayasa Mahkemesi varmış!” dedi.
Aslında böyle bir hadise bekleniyordu. Çünkü son haftalarda AYM çok kritik kararlara imza atmış; bunu da temel hak ve özgürlüklerle ve evrensel hukuk prensipleriyle izah etmişti. Mesela Twitter’ın yasaklanmasına karşı alınan özgürlükçü karar hükümet kanadında öfkeye sebep olmuştu. Başbakan Erdoğan’ın “Karara saygı duymuyorum.” demesi ilişkileri daha da germiş, Twitter kararını “gayr-ı milli” ilan etmesi yeni bir tartışma konusu olmuştu. Hükümet kanadında “sahibinin sesi” rolüne soyunan birileri de hemen havada üç-beş takla atıp AYM’yi topa tutmuştu. Havuz medyası yaylım ateşi açmış, onların dipteki yandaşları da Başkan’ı yıpratmaya yönelik hamleler yapmıştı. Linç kültürünün en pespaye derekesine demir atmış “eski İslâmcı” yazarların eli tetikten düşmüyordu; tıpkı başka insanlara (hatta eski dostlarına) da benzer hunharlığı yaptıkları gibi…
AYM Başkanı’nın sözleri, hukuk-siyaset ilişkisini bir kez daha -hem de cesurca- masaya yatırıyor. Söylediklerini tartışmak demokrasi ve hukuk kültürümüze çok şey katacaktır; yeter ki analizler/eleştiriler iyi niyetle yapılsın. Korkarım ki iktidar şehvetinin esir ve zebunu olmuş ve her nasılsa kendini hâlâ muhafazakâr sayan bazı kişiler Haşim Bey’in ifadelerindeki aslı da faslı da bir kenara bırakarak linç kampanyası ve karalama stratejisi ortaya koyacaktır. Daha ilk dakikadan itibaren böyle bir yola girenler oldu. Ne yazık ki ağzı bozuk, üslubu kirli, metodu yanlış bir tetikçiler zümresi türedi son zamanlarda. Tek ölçüleri var: Kendi siyasi cereyanına destek vermek. O desteği vermiyorsanız hemen “cübbeni çıkar gel” diye başlayan bir şımarıklığa giriyor hümeze yollarının bin bir çeşidine başvuruyor, gıybetin / yalanın / iftiranın her birine balıklama atlıyorlar. Bu saldırganlığın istisnası yok. Sayın Cumhurbaşkanı Gül, “Ben bu şartlarda yokum.” derken biraz da bu hoyratlığı ve yobazlığı dikkatlere arz ediyor...
Her neyse. Başkan Kılıç, çok önemli ve hayati uyarılarda bulundu; sadece yargı camiasının hissiyatına değil, bu ülkede demokrasiye ve hukuka gönül vermiş herkesin gönlünden geçeni söyledi. Tartışılabilir, eleştirilebilir, doğrularıyla yanlışlarıyla önemli çıkarımlar yapılabilir; ancak linç kültürü ile değil... Neden mi düşüyorum bu şerhi? Çünkü bu konuşmadan rahatsız olanların sabıka kaydı insanı ister istemez karamsarlığa sevk ediyor.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları







































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.11.2015
6.01.2015
3.01.2015
30.10.2015
27.10.2015
23.10.2015
20.10.2015
16.10.2015
13.10.2015