Ekrem DUMANLI
5 ay önceki seçimde AK Parti tek başına iktidar olamıyordu. Şimdi neredeyse 10 puanlık bir artış sağlayarak büyük bir başarı elde etti. Herkesin aklındaki soru: 5 ayda ne değişti ki AK Parti'nin oylarında çok büyük bir patlama yaşandı?
Sebep çok. 7 Haziran'da halk “koalisyon kurun” demişti. AK Parti, özellikle Tayyip Erdoğan, halkın arzusuna olumsuz yaklaştı. Beklenen bir yaklaşımdı bu. 13 yıl ülkeyi yönetenler niçin bir ortak isteyecekti ki? Bu yüzden yeniden sandığa gidildi.
“Artık tek parti iktidarı istemiyorum” mesajını muhalefet partileri iyi değerlendiremedi. Bir araya gelemedi. Meclis'teki sandalye üstünlüğü muhalefette olduğu halde Meclis Başkanı'nı bile seçemediler. Bütün anketler 7 Haziran'daki tabloya benzer bir sonuç çıkacağını söylüyordu. Halk “madem yine koalisyon çıkacak, bu adamlar koalisyon kuramayıp ülkeyi yönetimsiz bırakacak, o zaman AK Parti yönetsin ülkeyi” deyiverdi. Her türlü koalisyonda da AK Parti olacaktı zaten. Vatandaş bu gerçeği görerek AK Parti'ye bir şans daha tanıdı. Hem “İstersem seni yüzde 40'lara düşürürüm, aklını başına devşir!” dedi; hem de “Muhalefet partilerinin uzlaşmasız tavrını onaylamıyorum.” mesajını verdi.
5 ay içinde bombalar patladı, şehitler verildi, terör olayları güvenlik sendromuna yol açtı. Türkiye'nin parçalanacağı, iç savaşa sürükleneceği kaygısı seçmeni derinden etkiledi. Yanı başımızda cayır cayır yanan Suriye'ye benzemekten korktu Türkiye ve tek parti iktidarı sayesinde daha etkin bir mücadele verilebileceğini düşündü.
Seçmen AK Parti'ye kırgındı. Sandık yanıltmasın; hâlâ da gönlü rahat değil. Ortada merkez sağ diyebileceğimiz güçlü bir alternatif olmadığından “Haydi bir daha” deyip AK Parti'ye destek verdi. MHP'nin sağı toparlayamayışı, CHP'nin geniş halk kitlelerinden bir türlü oy alamayışı nedeniyle “milliyetçi-muhafazakâr” seçmen alternatif parti göremediğinden iktidar partisine bir şans daha tanıdı.
AK Parti kendisine verilen bu son şansı iyi değerlendirebilir mi? Seçim gecesi Başbakan Davutoğlu'nun verdiği mesajlara bakılınca elbette. Vatandaş 5 ay arayla iki mesaj verdi AK Parti'ye; bunlardan birini yok saymak yanlış sonuca götürür Türkiye'yi. Davutoğlu, “Eski Türkiye yedi kat yerin altına gömülmüştür. Yeni Türkiye'nin inşa süreci 1 Kasım tarihi itibarıyla hayata geçirilmiştir.” diyor.
1 Kasım'ı yeni bir başlangıç noktası sayan Davutoğlu, halkın 7 Haziran'da verdiği mesajı aldıklarını söylemeyi de ihmal etmiyor. 1 Kasım'da başlayacağını beyan ettiği yeni sayfanın ilk satırlarına şöyle notlar düşüyor: “Türkiye'yi her türlü kutuplaşmadan, gerilimden çıkaracağız.” Bu, önemli bir vaattir ve “AK Parti'nin 2002'deki kuruluş felsefesine dönme” konusunda yaşayacağı en büyük sınavdır.
Başbakan'ın yaptığı yapıcı, onarıcı balkon konuşması hakka, hukuka, adalete vurgu yapıyor. “Herkesin hukuku güvence altındadır. 78 milyonun hukuku mutlak surette korunacaktır. Husumet, nefret dili kaybedecek.” diyen Başbakan'ın bu sözlerini bir kenara kaydetmek gerekiyor.
Bazı dönemlerde veciz balkon konuşmaları yapıldı; ama hayata geçirilmedi. O yüzden insanlar mağdur, mazlum. O yüzden toplumun çok büyük ve değişik kesimleri kendilerini güvende hissetmiyor. Temel hak ve özgürlükler konusunda yapılan baskılar insanları can güvenliğinden, mal güvenliğinden endişe eder hale getirdi. Düşünce ve ifade özgürlüğü ağır yaralar aldı. Basının tamamı kuşatma altında.
Bu olumsuz manzaranın bir an önce son bulması gerekiyor. Türkiye'nin AB yolundaki yürüyüşünün devam etmesi, gelişmiş demokrasi hedefinin tekrar canlandırılması Türkiye'ye nefes aldıracaktır. Balkondan sarf edilen sözler bu konularda umut vaat etti. Umarım bu tarihî sözlerle ilerideki icraatlar örtüşür ve Türkiye, birlik dirlik şarkıları eşliğinde daha modern, daha demokrat bir ufka kanatlanır. Bu, hem halkın AK Parti'ye verdiği son şansın iyi değerlendirilmesi anlamına gelir hem de Türkiye'nin yeni bir ivme yakalaması manası taşır.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.11.2015
6.01.2015
3.01.2015
30.10.2015
27.10.2015
23.10.2015
20.10.2015
16.10.2015
13.10.2015