Etyen MAHÇUPYAN
Başbakan'ın ve AKP'nin engellenemeyen iktidarı laik kesimin önemli bir bölümünde tedavisi güç bir travma yaratmış gözüküyor.
Meselelere mesafe alarak, tarihsel ve kültürel arka planıyla birlikte ve adil bir biçimde bakabilmeleri giderek zorlaşmış durumda. Sosyal bilimlerde sözü sayılır olanlar bile kendi dünyalarını Türkiye toplumu sanmaya meyleden ‘Ertuğrul Özkök sendromu' kalıplarından çıkamıyorlar. Bir yandan Erdoğan'ın sözlerinin konuşulmasının siyaset olmadığını söyleyip, diğer yandan da bu sözlerin üzerine iştahla atılmaktan kendilerini alamıyorlar. Yapılan ‘analizlerin' seviyesi hızla düşüyor ve Başbakan eleştirisiyle tatmin olan bir ruh halini cemaat olarak ritüelleştirip siyaset niyetine tüketiyorlar.
Oysa çıkış noktalarında pek de yanılsama yok. Erdoğan gerçekten de kabul edilmesi mümkün olmayan, demokratik bir sistemin kodlarına uymayan çıkışlar yapabiliyor, ekonomiden sosyale ve kültüre uzanan geniş bir alanı ahlaki bir prizmanın içinden algılayıp sorunların çözümünü de ahlakî sanabiliyor. Muhalefetin elinde önemli bir koz da var… AKP'ye güç veren ve sosyal kesimler arasında yükselen bir trend olarak dikkat çeken yeni orta sınıf, küresel dünyaya entegre olmanın ve evrensel normları öğrenmenin sonucu olarak hayat tarzı ve dolayısıyla ahlak alanında bir melezleşme yaşıyor. Dolayısıyla da Erdoğan'ın bakışını ve tutumunu tasvip etmeyip eleştiriyor. Bunu niteliksel ve niceliksel tüm saha çalışmalarında görmek mümkün… Diğer bir deyişle bugün Başbakan'a olan muhalif bakışın dayanacağı bir sosyal zemin de mevcut. Ama aynı saha çalışmaları AKP'nin oyunun azalmadığını ortaya koyuyor. Birçok gözlemci bunun nedeninin CHP'nin zayıflığı olduğunda hemfikir ve bu partinin önüne çıkan potansiyeli kullanamamasını da sahip olunan ‘genetik' siyasi ve ideolojik kodlara bağlıyor.
Oysa Türkiye bu yüzeysel görümüne kıyasla çok daha derin bir dönüşüm sürecinden geçmekte. Bugün CHP ne yaparsa yapsın inandırıcı olamaz. Bu partinin inandırıcılık vasfını kazanması için bile en az on yıla ihtiyaç bulunuyor. Muhafazakâr kesimin ve yeni orta sınıfın Erdoğan'a bakışı ise iki düzlemden oluşmakta. Daha yüzeyde olan ve niceliksel çalışmalarda ortaya çıkan ‘beğenmeme' hali bu kesimin yeni normlarını yansıtıyor. Ancak daha derinde farklı bir ‘Erdoğan' algısı mevcut, çünkü bu düzlemde belirleyici olan beğeniler değil, ihtiyaçlar ve daha da önemlisi ‘güvenilirlik'.
Başbakan birçok tavrıyla beğenilmese bile, geleceğin inşası açısından halen bu ülkenin en güvenilir siyasetçisi. Açık söylemek gerekirse takiyye yapmayan tek lideri. Erdoğan bu niteliğin ne denli önemli olduğunun farkında olduğu için ‘sözünden geri adım atmama' konusunda, zarar görecek olsa bile titizlik ediyor. Çünkü kaybı geçici olurken kalıcı bir kazancı hanesine yazabiliyor. Söz konusu kazanç kalemi, Erdoğan'ın ‘sahici' olmasıdır. Toplumun içinden bakıldığında AKP liderinin Menderes-Özal çizgisinin uzantısına oturtulmasının anlamı da bu… Bu üçlü sahici siyasetçiler. Onların iç dünyaları, zaafları, kaygıları, sıkışmışlık duyguları topluma açıktı ve insanlar bu farklılığa kıymet verdi. Oysa örneğin aynı ‘sağ' geleneğin içine oturtulabilecek olan Demirel ve Erbakan ‘politikacıydı'. Anadolu'nun aramakta olduğu ‘yeni' siyasetin politikacılarla yürümesi ise mümkün değil. Sahicilik bizatihi bir inşa edici nitelik olarak işlevsel ve liderliğin sırrı burada…
Erdoğan eleştirisinin toplumda yankı ve zemin bulmasının yolu ise, en azından onu eleştirenlerin de sahici olmalarına muhtaç. Oysa gördüğümüz modern/laik/liberal/sol aydın koalisyonunun içinde bu vasfı toplum nezdinde taşıyabilen kimse yok. Başbakan'ın yanlışlarına işaret etmek ve olması gerekeni tekrarlamak nihayette ‘ucuz' bir muhalefet yolu. Eğer topluma dokunmak, buradan anlamlı bir muhalefet üretmek isteniyorsa, o toplumu anlama ve onlarla iç içe yaşama iradesini ortaya koymak gerekiyor. Laik kesim ise bir ‘kronik ve genetik sahicilik eksikliği' içinde… O nedenle AKP'nin oyu düşmüyor ve muhtemelen düşmeyecek de. Çünkü AKP'yi ‘salladığı' düşünülen her olayın ardından, bu yaşananlardan öğrenen ve kendisini geliştiren yine muhafazakâr kesim oluyor. Bu gelişme süreci siyasete bakışın standartlarını yükseltirken doğal olarak Başbakan üzerindeki baskıyı da artırmakta. Ama aynı gelişme süreci, geleceğin inşasını daha da hayati kılarken, gelecek üzerindeki tehditlerin çok daha ciddiye alınmasına neden oluyor. Bu ise sahici bir parti ve lider ihtiyacına işaret etmekte…
Bunu anlamayanların ‘muhalefet' adına daha da içe kapanmaları ve kutuplaşmadan medet ummaları şaşırtıcı değil.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Kemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (2)
25.10.2025 - Kemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (1)
25.10.2025 - Kürt ‘açılımı’nın nedeni Suriye değil, Türkiye!
15.03.2025 - Muhalefet için bir not: İktidar (sanılanın aksine) tutarlı ve başarılı!
20.02.2025 - İktidarın Kürt ‘açılımı’ üzerine bir not
15.10.2024 - Çocuklar anayasa yapabilir mi?
24.09.2024 - Mustafa Kemal’in büyümeyen çocukları
19.09.2024 - Nasıl bir ordu isterdiniz?
10.09.2024 - Yeni İttihatçılık havuzunun bilinçsiz balıkları
2.09.2024 - Seçimlerden kim kazançlı çıkacak?
13.04.2024
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Özgürlük köşesi
kaleminize ve emeğinize sağlık duyarlılık ve sorumluluk bir erdemliliktir...
Özgürlük Köşesi
Statükocu zihniyetin elinde kalan tek sermayesi:kof milliyetçi akım, katiline aşık kendini solcu nitelendiren Köy Enstitüleri ürünü tırmık bıyıklı kemalsolist güruh, Müslüman geçinen ulusalcı,ırkçı, Osmanlıcı, cariyeci, takkiyeci ve Kurandan bihaber sofistik müşriklerdir. Burada samimi Müslümanları, davasına sadık olan solcuların ve diğer "STK ların" cesur ve fedakarca çırpınışlarını da taktir ediyoruz. İslam tarihindeki elçi öldürme işine benzer bir davranışı marifetmiş gibi efelenen cahiler
Hasan paçal
Rabbim sizin gibi sağduyulu insanları eksik etmesin.