Etyen MAHÇUPYAN
Geleceğin tarihçileri muhtemelen en az on yıl daha sürecek olan AKP dönemini bugün birçoklarını şaşırtacak bir netlikle ‘olumlu’ olarak değerlendirecekler. Vesayetin bitmesinin, ekonominin sıçramasının, özgürlüklerin artmasının, kurumsal yapının yeniden inşasının altını çizecekler. Çünkü zaman makro nitelikleri öne çıkarır. AKP gibi tarihsel bir misyonun yüklenicisi olan ve bunun bilincinde bir liderliğe sahip hükümetler de genel gidişatın doğru yönde belirlenmesine konsantre olurlar. Gerçekten de esas alanda doğruları takip ettiğiniz sürece, yapılacak yanlışların da hükmü azalır ve önemsizleşir.
Ne var ki değişim sürecinin içindeyken daha dar kapsamlı konularda yapılan yanlışlar öne çıkarak siyaseti belirleyebilir. Bunun nedenlerinden biri söz konusu yanlışların, iktidarın ikincil sayması nedeniyle bir süre sonra birikimli bir hal almasıdır. Böylece bu belirgin başarısızlıklar adım adım iktidarın ‘karakteri’ haline getirilir ve bazen de gelir. Muhalefet ise genellikle bu yanlışlar üzerinden siyaset üretmeyi tercih eder. Hele geleceğe yönelik bir ufuk yaratmak açısından sıkıntı yaşayan bir muhalefetin varlığında, güncele hitap eden başarısızlıkların bir tür kaldıraç gibi kullanılması şaşırtıcı olmaz.
AKP iktidarlarının da muhalefete alan açan üç temel başarısızlığı oldu. Bunlardan ilki hükümetlerin Batı ile olan ilişkisinde ortaya çıkan boşluklardır. AKP iktidarının ilk döneminde Batı dünyası siyasetçisi ve medyasıyla AKP’yi destekledi ama burada da Türkiye’deki hükümetin rolü yoktu. Hatta belki de bu durum sonraki boşluğun da nedeni oldu. İktidarın AB normlarının takipçisi olması ve o dönemde ‘ılımlı’ İslami kimliğiyle bir model oluşturabileceği beklentisi, bir süredir Ortadoğu’da alan kaybeden Batı’nın AKP’yi desteklemesine neden oldu. Ancak ardından gelen dönem AKP’nin özellikle dış politikada ‘uyumsuz’ olarak değerlendirilen ve kontrol edilmesi güç tutumu ile damgalandı. Buna hükümetin yargı ile karşı karşıya gelmesi eklendiğinde Batı’daki ibre de tersine dönmüştü. Çünkü AKP Batı ile ilişkileri tümüyle Hizmet hareketine bırakmış haldeydi. Brüksel’de Gülen cemaatinin dışında CHP’nin ve TÜSİAD’ın büroları varken, on yılı devirmiş AKP iktidarının henüz bürosu yoktu. Bu ‘altyapıya’ AKP’li sözcülerin Batılıların kulağına hiç hitap etmeyen, hatta ters tepen söylemini eklemek gerekiyor. Bugün bile AKP adına konuşanlar bazen fazlasıyla apolojetik davranıyor ve sanki AKP’nin yaptığı her şey iyi ve doğruymuş gibi konuşuyorlar. Bunun iktidarı yıpratan ve AKP’nin ‘otoriterliğini’ pekiştiren bir algı yarattığını kavramakta zorlanıyorlar.
İkinci başarısızlık alanı Gezi olaylarında görünür hale gelen ‘sosyalle bağlantı’ meselesidir. AKP Milli Görüş hareketinin de devamı niteliğiyle, kendisini ‘siyasi’ bir eylem alanı içinde tanımlarken sosyal nitelikteki tercih ve taleplere büyük ölçüde ‘sağır’ kaldı. Sosyal alandaki enerjinin bir biçimde siyasette karşılık bulacağını varsaydı. Buna Türkiye’nin cemaatçi yapısını ve AKP’nin merkezin dışından gelen bir hareket olduğu gerçeğini eklediğimizde, iktidarın kimliksel ayrışmayı veri almasını ve buna göre davranmasını yadırgamayabiliriz. AKP kendi tabanındaki sosyal devinimi, kuşatıcı bir parti anlayışı üreterek ve iç mobilizasyonu sağlayarak siyasetin içine çekebildi. Ama bunu İslami kesimin dışı açısından yapması mümkün olmadı. Dahası seküler cenahı tümüyle elden kaçıracak şekilde o alanın sosyal ihtiyaçlarına, algılarına ve duyarlılığına yabancılaştı.
Üçüncü başarısızlık ise, iktidarın tabandan gelen yeni burjuvazinin hırsının yarattığı ‘hoyratlığa’ yenik düşmesi, hatta zaman zaman bunu besleyen bir konuma sürüklenmesidir. Suiistimalin doğal hale geldiği bir alışkanlık ortamında yükselen binalar, azami kardan başka bir hedef gütmeyen madencilik örnekleri, kapkaç mantığıyla hayata geçirilen enerji santralleri ve bütün bu tabloyu mümkün kılan belediyecilik ‘kaçakları’ AKP iktidarının bugün en önemli ayak bağı. Silaha dayanmayan ihtilalci bir dönüşümün ancak yüksek oyla mümkün olması, bunun ekonomik başarı ve büyümeye dayanma zorunluluğu, söz konusu büyümenin aciliyeti ve hızı, AKP’nin etik normları içselleştirmemiş bir müteahhit zihniyeti tarafından kuşatılmasıyla sonuçlandı. Bu kesim belki iktidarın ihtiyaç duyduğu iktisadi ivmeyi ve sosyal desteği sağladı, ancak AKP’nin meşruiyet zemininde de gedikler açtı…
Sonuçta ileriki tarihçiler belki bunları yazmayacaklar. Ama bu türden başarısızlıkların önü alınmazsa tarihçilerin yazacağı büyük hikâyeye ulaşmanın da bir garantisi olmayabilir…
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Kemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (2)
25.10.2025 - Kemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (1)
25.10.2025 - Kürt ‘açılımı’nın nedeni Suriye değil, Türkiye!
15.03.2025 - Muhalefet için bir not: İktidar (sanılanın aksine) tutarlı ve başarılı!
20.02.2025 - İktidarın Kürt ‘açılımı’ üzerine bir not
15.10.2024 - Çocuklar anayasa yapabilir mi?
24.09.2024 - Mustafa Kemal’in büyümeyen çocukları
19.09.2024 - Nasıl bir ordu isterdiniz?
10.09.2024 - Yeni İttihatçılık havuzunun bilinçsiz balıkları
2.09.2024 - Seçimlerden kim kazançlı çıkacak?
13.04.2024
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























HARPUTLU
"Her tarihî süreç, kendi zamanı ve şartları içinde mânidar ve öyle anlaşılmalı"""BU TESPİT GENEL GEÇER DEĞİL ,OLAYLARIN OLDUĞU DÖNEMİN KÜLTÜR VE ZİHNİYETİNİN ANLAŞILMASINI ZORUNLU KILAN,ANLAŞILMADIĞI ZAMANDA BU GÜNDEN DÜNÜ YARGILAMA HAFİFLİĞİNE DÜŞMEMİZE NEDEN OLAN BİLİNÇSİZLİK HALİDİR.MESALA İNSANI KURBAN ETME ANLAYIŞININ HAKİM OLDUĞU GEÇMİŞİ ÖNCE ANLAMALIYIZ.(ONAYLAMAK İÇİN DEĞİL) Kİ BU ZİHİN VE ANLAYIŞIN KENDİ KÜLTÜRÜ İÇİNDE NORMALLEŞTİRDİĞİ ŞEYİ DOĞRU ANLAYA BİLELİM.AMA TARİHİ BİZİM İÇİN,OLUMLU,MAKUL,OLGUNLUĞA DOĞRU SEYREDEN GELİŞME ,ÖZGÜRLÜK ESASLI ANLAYIŞ İLE , KENDİMİZİ GELİŞTİRMEYE ÇALIŞMALIYIZ..."ONLAR BİR ÜMMETTİ GELİP GEÇTİ"""BİZ BUĞÜNMÜZÜ HERKES İÇİN ADİL,EŞİT,ÖZGÜR,SAYGIYA DAYALI,ORTAK YARARIMIZ İÇİN KURMAK ZORUNDAYIZ.TARİHTEN BUNU SAĞLAYACAK İP UÇLARI VARSA ,ALABİLECEĞİMİZ ODUR.