Etyen MAHÇUPYAN
Siyasi slogan üretme işi günümüzde profesyonel bir uğraş. Partilerin kamu ilişkileri ince hesaplara dayanıyor. Rakipler inceleniyor, toplumsal talepler saptanıyor, göreceli avantaj ve dezavantajlar masaya yatırılıyor ve buradan optimal bir söylem ve slogan kümesi oluşturuluyor. Ancak bazen de doğru söylem ve slogan kendiliğinden doğuyor, aynı anda birçok insanın zihninde oluşuyor ve ağızlardan dökülüyor. Böyle bir durum varsa, birçok kişiyi aynı anda aynı yönde etkileyen temel bir değişimin varlığını varsaymamız gerçekçi olur. Sadece dış koşulların değişiminden değil, muhtemelen eski söylemin miadını doldurmuş olmasından da söz etmemiz gerekir. Bu açıdan bakıldığında ‘yeni’ hem yapılmak istenenlere, hem de bizzat kendimizde hasıl olacak olan ‘yenilenmeye’ işaret edecektir.
AKP’nin ‘yeni Türkiye’ sloganı bu girift bağın kurulmasını ima ediyor. Çünkü bir yandan eski AKP ile yeni bir Türkiye’yi kuramazsınız, diğer yandan da AKP Türkiye’nin parçası olduğuna göre yeni Türkiye zaten yeni bir AKP üretecek demektir. Dolayısıyla bu sloganıyla AKP ‘yeni Türkiye’nin hem nedeni, hem de sonucu olmaya talip gözüküyor. Dönüşüm süreci özne ile nesneyi bir arada sürüklerken, partinin ne zaman özne ne zaman nesne olduğu da epeyce karışacak. ‘Yeni Türkiye’ AKP’nin bizzat kendi tahayyülüne adapte olmasını ifade edecek. Bu adaptasyonun her şeyden önce yeni kuşaklarla, genç ve geleceğe açık dimağlarla yapılabileceği açık. Gereken zihniyet değişimi ve siyasi irade, geniş ve gerçekçi bir ufku taşıyacak kişilerle mümkün olacak.
Böyle bakıldığında AKP’nin aradığı ‘yeni Türkiye’ epeyce heyecanlı bir maceranın eşiğinde olduğumuzu söylüyor. Çünkü bu, nihai noktası verili olmayan, bilinmeyen, bilinmesi mümkün olmayan bir yolda, sağduyunun ve ilkelerin rehberliği altında ama kaçınılmaz olarak el yordamıyla yapılacak bir yürüyüş… AKP bir yandan toplumsal dinamiğin nabzını tutarak onun takipçiliğini yaparken, aynı anda da o toplumu ‘yeni’ yolun üzerinde tutmaya ve ufku toplumun anlayacağı dille resmetmeye çalışacak. Bir yandan yönetim sistemini, birlikte yaşama modalitesini ve kurumsal yapıyı yeniden inşa ederken, aynı anda da bu değişimin parçası olan kendisini söz konusu akıntıya bırakarak yeniden doğmayı kabullenecek.
Kabul etmek gerek ki bu kolay bir iş değil. Klasik parti anlayışının bu yükün altından layıkıyla kalkması son derece zor. Eğer AKP bugünkü davranış kalıplarını ve ölçütlerini aynen devam ettirirken ‘yeni’ bir Türkiye ortaya çıkaracağını sanırsa kendisini aldatmış olur. Hiçbir siyasi parti, hiçbir ülkede ve dönemde bunu başarabilmiş değil. Gerçekten ‘yeni’ olanı üretmek, yenilenmekten ürken siyasi aktörlerin harcı olamaz ve AKP de bunu en azından hissederek yola çıkıyor.
Zorluk sadece bununla sınırlı değil… ‘Yeni Türkiye’ işlevsel olarak da karmaşık bir anlama sahip. Görünüşte bunun bir ‘hedef’ olduğunu söylemek mümkün. AKP Türkiye’yi farklı bir yere doğru götürmek, bir anlamda yeni bir zemin üzerinde yeniden oluşturmak istiyor ve söz konusu hedefi de ‘yeni’ kelimesi ile karşılıyor. Ne var ki hedefler genellikle iyi tanımlanabilen ve bugünün kıstasları ile ölçülebilen varış noktalarıdır. Oysa Türkiye’nin ‘yeni’ macerası öngörülmesi zor kıvrımları olan bir öğrenme sürecini ifade edecek. Bulunduğumuz yerden bakıldığında hedefin temel göstergelerini tasavvur etmek mümkün olsa da, varılacak noktanın gerçek halini öngörmek son derece zor. Dolayısıyla ‘yeni Türkiye’ aynı zamanda bir ‘hayal’… Gerçekleşmesi imkansız anlamında değil. Gerçekleşmesi için önce zihnimizde oluşması gereken bir olgu olması anlamında… Bu AKP için bir avantaj, çünkü hayalleriniz size aittir ve onu kelimelere dökebilirsiniz. Bu hayalle hedef arasında bağlantı kurduğunuz ölçüde hem hayaliniz dinleyenin zihninde somutlaşır, hem o dinleyeni kendi hayalinizin ortağı yapabilir, hem de hedefe gidişi sınayacak ve denetleyecek bir bakış üretme şansını elde edersiniz.
Ancak siyasi partiler entelektüel vizyon oluşturma işlevi ile yetinemezler. Çünkü seçime katılmak, oy istemek, seçmenin kısa vadeli geleceğine de hitap etmek durumundalar. Bu nedenle ‘yeni Türkiye’ aynı zamanda bir ‘vaat’ olmak zorunda. Ama sadece uzaklara hitap eden değil, bugünü yarına, yarını bir sonrasına bağlayan bir rasyonel geçişliliği sunabilen bir vaat…
‘Yeni Türkiye’nin bir hedef, hayal ve vaat olarak üçlü işlevi AKP’nin bir yandan gerçekçi ve dönüşümcü politikalar üretmesini, diğer yandan da bunu seçmeni yanına alarak yapmasını sağlayan bir bileşim. Eğer becerilebilirse siyasi hayatımıza da radikal bir ‘yenilik’ getirmiş olacak…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024