Etyen MAHÇUPYAN
Hükümet ile PKK arasındaki görüşme/çatışma modalitesi objektif değerlendirme yapmak için gerekli serinkanlılığı engelliyor. Mesele sadece iki ‘tarafın’ varlığı değil. Görüşme ile çatışmanın iç içe geçmesi ve dolayısıyla Çözüm Süreci’nin Kürt meselesi dışında bir dizi ilkesel, ahlaki ve ideolojik tutumu da etkilemesi. Dolayısıyla gözlemciler bu ‘süreç’ hakkında konuşurken, kendi siyasi konumlarını da konunun parçası haline getiriyorlar.
Bu durumun en belirgin sonuçlarından biri açıkça saçma argümanların ciddiyetle tekrarlanabilmesi. Burada bir simetri yok… Hangi taraf daha sorumlu ise, o tarafa yakın gözlemciler de saçma muhakemelere daha eğilimli oluyor. Örneğin Dolmabahçe toplantısı sonrasında Erdoğan’ın ‘masa yok’ tavrının yanlış olmadığını kanıtlamak için epeyce ter dökülmüştü. HDP/PKK kanadının ‘çözüm süreci bitti’ türünden hem Dolmabahçe öncesi hem sonrası birçok demeci gerçekten de vardı. Ama önceki demeçler ‘masayı’ ortadan kaldırmadığı gibi, hükümetin sorumluluğu da herhalde örgütünkinden niteliksel olarak farklı olmalıydı.
Bugünlerde ateşkesin niçin bittiğini tartışırken, bu kez aynı sendromu HDP destekçilerinde görüyoruz. Yeniden ateşkese dönmek için gösterilen çaba bile durumu açıklıyor: Ateşkes kararı örgütle bağlantılı kişilerin bile anlamlandırmakta zorlandığı bir irrasyonaliteyi ifade ediyor. PKK açıkça ayağına kurşun sıktı… Silahı suskun bırakarak Türkiye’yi gerçek bir barışa zorlama şansını elde ettiği noktada, savaşa dönerek kendi meşruiyetini ağır biçimde zedeledi.
Kürt siyasetine destek vermek isteyenler şimdi ‘aslında’ Erdoğan’ın başkan olamadığı veya seçim kazanmak istediği ya da Ortadoğu’da başarısız kaldığı için savaş çıkardığını söyleyebiliyorlar. Bu akıl yürütmelerin hiçbirinin temeli yok. Başkanlık olayın parçası değil, çünkü başkanlık sistemi ancak yeni bir anayasa ile gelebilir ve AKP tek başına iktidar olsa bile tek başına bu anayasayı öne süremez, çünkü yeterli meşruiyeti ve kalıcılığı sağlayamaz. Uzlaşmaya dayalı bir anayasa ise yoğun bir dibace gerilimi demektir… Yani Türklük ve Kemalizm ile yüzleşecek bir giriş metni. Böyle bir değişimin hiç de kısa olmayacak bir toplumsal tartışma gerektirdiği açık. Seçim kazanmak için savaş çıkarma mantığı da abes. Çünkü böyle bir algı oluşmuşsa zaten seçim kazanamazsınız. Ayrıca eğer AKP’nin niyeti buysa “PKK o iki polisi infaz ederek niye AKP’ye yardımcı oldu?” sorusuna yanıt bulmalısınız. Ortadoğu’da başarısızlık gerekçesi ise iyice temelsiz… PKK ile savaşarak bölgede ‘model ülke’ mi olunacak? Üstelik ABD’nin “Esad’la gelecek yok” dediği, güvenli bölgeye yeşil ışık yaktığı, yani Türkiye tezlerine yanaştığı bir dönemde.
O zaman ateşkes niye bitti? Çünkü PKK Rojawa‘da bağımsızlık arayışına girdi ve Türkiye de sınırında bir PKK devleti istemedi. Hele PKK Türkiye içinde silahlanmışken… Unutmamak gerek ki devletleşen bir PKK zaten Türkiye’de iç savaş demektir. AKP kendi sınırında bir Kürt oluşumuna karşı değil. Hatta bu işine de gelebilir. Ama PKK tahakkümüne dayanan her türlü özerkleşmeye karşı… Dolayısıyla PKK’nın vahim hatasını kullanmakta tereddüt etmedi ve ateşkesin bitirilmesi davetini geri çevirmedi.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024