Etyen MAHÇUPYAN
Eğer sahadaki sınırlı etkisiyle ölçerseniz basit ve yetersiz bir darbe planıydı… Ama Gülen grubunu tanıdığımız kadarıyla öncesinde hiç de böyle gözükmediğinden emin olabilirsiniz. Yapılan eylem öncelikle askeriyeyi hedef alıyordu. Ordu içinde emir komuta zincirinin ortasından hem yatay hem dikey kesen bir girişimdi ve o nedenle de önce Silahlı Kuvvetler’in ele geçirilip sindirilmesi gerekiyordu. Nitekim Genelkurmay Başkanı ve ordu komutanları rehin alındı, her ilde askeri komutanın ve yargının kime teslim edileceği belirlendi, polisin, MİT’in ve kritik askeri birliklerin nasıl enterne edileceği planlandı, TRT ele geçirilirken Türksat’ın devre dışı bırakılmasına çalışıldı. Nihayet Meclis ve doğrudan Cumhurbaşkanı vurulacak hedef olarak belirlendi. Bu işleri yapacakların listeleri, darbe sonrası görev dağılımı muhakkak ki çoktan hazırlanmıştı…
Yapanlar tecrübeliydi. Hem bu planları Balyoz döneminde yapılırken görmüşler, hem de onları geliştirecek kadar uzmanlaşmışlardı. Ayrıca şu anki darbe imkanlarını doğru değerlendirecek bilgi ve yönlendirme kabiliyetine sahiptiler. Ama öncesinde belki kusursuz gözüken bu plan hayatın gerçekliği karşısında bir ahmaklık örneğine, trajik bir hikayeye, bir intihar eylemine dönüştü. Çünkü Türkiye artık ‘daraltılmış hayatlar’ evresinde yaşamıyor. Önceki bütün darbelerde halk evinde gizlenip beklemiş, darbeciler bürokrasi, medya ve akademi elitinin desteği sayesinde meşruiyet kazanmıştı. Halkın toplumsal ve siyasi merkezin dışında yaşadığı, oraya itildiği ve bireysel kaygıları aşacak bir ortaklık duygusuna sahip olmadığı zamanlardı.
Oysa önceki günkü darbe girişiminde halk sokaktaydı ve demokrasiye sahip çıkarak bu sınavı başarıyla geçip rüştünü ispat etti. Bu geçen elli yılda demokrat olmadık… Hala cemaatçi, ataerkil özelliklerimiz çok daha ön planda. Öte yandan küreselleşme ile birlikte normlarımızın geliştiğini, kendi kaderimize sahip çıkmanın erdemini duyumsadığımızı ve bunun tadını aldığımızı söyleyebiliriz. Ancak sokağa çıkan halkın kimliksel niteliğinin belirleyici olduğunu atlamayalım. AK Parti ile birlikte çeperden merkeze akan dindar muhafazakarlar, sadece Gülen grubuna değil, Kemalizm’in tortularını taşıyan her türlü askeri/bürokratik müdahaleye alerjik bir asabiyeye sahipler. Eğer muhafazakarlar kendilerini kurucu unsur olarak algılamasalardı, eğer AK Parti sayesinde bu sahiplenme duygusunu üretememiş olsalardı bugün o sokaklar büyük ölçüde boş kalırdı. AK Parti hareketinin Cumhuriyet’in Kemalist parantezini kapatmış olduğunu defalarca yazdım. Ne de olsa kuramsal ve izlenimsel bir tespitti. Bugün görüyoruz… O parantez gerçekten de kapanmış.
Öte yandan hak yemeyelim… Bu olayda halk yalnız kalmadı. Medya ve siyasi partiler de çok başarılı bir sınav verdi. Seçilmiş olanlar ne denli yanlışlar yaparsa yapsın, bunun ‘düzeltilmesinin’ bir mesleğin hasbelkader üst konumlarına oturmuş olanlara düşmeyeceği, çözümün yine siyasetin ve toplumsal dinamiğin içinde aranması gerektiği teyit edilmiş oldu.
Son bir not Erdoğan ile ilgili… Bu başarısız darbenin Erdoğan’ı ve AK Parti’yi güçlendireceğini düşünerek hayıflananlar var. Tabi ki güçlendirecek… İyi de, doğrusu da bu değil mi? Erdoğan bu tür tehditler karşısında bütün varlığını risk edebilen bir siyasetçi. AK Parti darbe karşısında duruşu kendi ‘karakteri’ olarak tanımlayan ve bunu hayatla sınayan bir hareket. Nitekim halk sadece Erdoğan’ı değil, Yıldırım’ı, Davudoğlu’nu ve Gül’ü de duydu… Ama eğer bu konuda geride kalınıyor, sokaklara çıkılamıyor, evden seyrediliyorsa, şimdi Erdoğan veya AK Parti güçlenecek diye şikayetçi olmak sadece acınası bir ezikliktir...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024