Fehmi KORU
MHP lideri Devlet Bahçeli‘nin seçim kampanyası sırasında dile getirilen sorunlar arasına ısrarla ‘af’ konusunu sokmaya çalışmasından ‘Cumhurbaşkanı İttifakı’ içerisinde ortaklık yaptığı iktidar partisinin de rahatsız olduğu fark ediliyor.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve hükümet sözcüsü Bekir Bozdağ, hepsi ayrı ayrı, “Gündemimizde af konusu yok” açıklaması yaptılar.
Devlet Bahçeli ise “Ramazan bayramından önce”diye af için gün bile veriyor.
Konu netameli
Konunun netameli olduğu kesin.
Netameli oluşunun sebebi cezaevleri kapasitesi.
Onun da sebebi 15 Temmuz hain darbe girişimi…
Darbe girişimine kadar 190 bin civarında olan cezaevi nüfusu şu sıralarda 250 bine yaklaştı; Adalet Bakanlığı bu yılın sonunda o sayının 275 bine ulaşması öngörüsünde bulunuyor. Oysa mevcut cezaevlerinin kapasitesi 200 binin biraz üzerinde.
Bunun anlamı, cezaevi koğuşlarında bir yatakta birden fazla tutuklu veya hükümlünün kalmak zorunda olduğu…
Türkiye yalnız her ile devasa birer şehir hastanesi inşa etmiyor, aynı zamanda ülkenin dört bir tarafında yükselen cezaevi inşaatları da var. Bu yılın sonuna kadar hizmete girmesi beklenen cezaevi sayısı 45…
Hapishanelere içerisinde barındırdığı insanları cezalandırma yerleri gözüyle bakan bir ülkeyiz. Dünya bu anlayışı çoktan geride bıraktı ve pek çok ülke, oralara, yargının hapisle cezalandırdığı insanların içeride geçirdikleri süre içerisinde topluma yeniden kazandırılması için programlar uygulanan birer ıslahhane gözüyle bakıyor.
Amerikalı belgesel yapımcısı Michael Moore‘un 2015 tarihli ‘Bir sonra hangi ülkeyi işgal edelim?’ diye çevirilebilecek ‘Where to Invade Next’ adlı filminin bir bölümünde Norveç’in cezaevleri sistemine değiniliyor.
Norveç’te çoğu adam öldürme gibi ciddi suçlardan mahkum olmuş kişilerin içerisinde yer aldığı cezaevlerinin mahkumlara ne kadar insani davranılan birer ıslah yeri olduğunu o belgeseldeki görüntülerden anlıyoruz.
TIME dergisi, Norveç cezaevi sistemi için, konuya ilişkin haberinde ‘en insani’, New York Times gazetesi de ‘modern, neşeli ve Amerikalıların anlayamayacağı kadar gerçek-dışı’ sıfatını kullanmış…
ABD de, bizde olduğu gibi, cezaevlerine ceza görülen yer gözüyle bakıyor ve cezaevi nüfusu orada da kapasite fazlasına sahip.

Konu neden önemli?
Geçen hafta Belçika’nın Liège kentinde bir terör olayı meydana geldi. Benjamin Herman adlı biri, cezaevinden 48 saatliğine izin kullandığı sırada, bir okulu basarak bir kadını rehine aldı, bu arada üç kişiyi de ağır biçimde yaraladı. Adamın bir gece önce bir başkasını da öldürdüğünden şüphe ediliyor.
Benjamin polislerin açtığı ateşle öldürüldü.
Olay sırasında “Allahü ekber” diye bağıran, eyleminin ardından yaptığına IŞİD’in sahip çıktığı adam, aslında hırsızlık, saldırı ve uyuşturucu gibi âdi suçlar yüzünden içeride bulunuyormuş; iki yıl sonra serbest kalacakmış…
Belçika içişleri bakanı “Benjamin Herman cezaevinde radikalleşti” açıklamasını yaptı.
Evet, cezaevlerinin böyle bir özelliği de var.
Hırsız bir Belçikalı’yı IŞİD’çi teröriste çevirebilen bir özellik…
Acaba bizde durum ne?
Hükümlüler arasında durum ne, henüz hüküm giymediği halde hakkında başlatılan ve bazen yıllara yayılabilen yargı süreci sırasında tutuklu olanlar arasında durum ne?
Cezaevlerine düşen sıradan insanlar orada bulundukları süre içerisinde kendilerine atfedilen suçlardan nedamet mi getiriyorlar, yoksa kendilerini ‘kader mahkumu’ olarak görüp bilenerek daha önce hiç sahip olmadıkları keskin tavırlarla mücehhez hale mi geliyorlar?
Ya ‘kader mahkumu’ olduğuna inandıkları veya haksız yere tutuklu saydıkları yakınlarını cezaevlerinde ziyaret eden aile fertleri?
Anne-babaları cezaevine düştüğü için kendileri de mahkumlarla aynı mekanları paylaşan çocukların durumlarını da bu değerlendirmeye katmak gerekiyor.
Onlar cezaevi-ikameti sonrasında nasıl bir ruh hali içerisinde bulunacaklar?
Şahsen, kendi adıma, “Tutukluluk hali cezalandırmaya dönüşmesin, insanları hüküm giyene kadar tutuksuz yargılama yönüne gidilsin” tavsiyesinde sıkça bulunurken cezaevi sisteminin bu radikalleştirici özelliğini de düşünüyorum.
27 Mayıs 1980 darbesi sonrasında Diyarbakır Cezaevi‘nin PKK’ya bilenmiş kadrolar hediye etme özelliğini de göz önünde tutarak…
MHP liderinin ‘kader mahkumu’ sayıp ‘af’ kapsamı içerisinde görmek istedikleri ile Belçika’da geçen hafta yaşanan olayın işaret ettiği gerçek arasında ilinti kurmak hayli zor.
En doğrusu, işe ‘tutuksuz yargılama’ prensibini benimsemekle başlamak, bunu yaparsak cezaevi nüfusu normale dönecektir; ardından da hapishaneleri ceza görülen yerler olmaktan çıkarıp birer ıslahhaneye dönüştürmenin yollarını aramak…
Affı bunlardan sonra düşünebiliriz.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026